Yazı kategorisi: Kitap İncelemeleri

Bir Abdülhamid Müdafaanamesi

Diğer adıyla Hatırat-ı Sultan Abdülhamid-i Sani eseri Süleyman NAZİF tarafından kaleme alınmış Padişah Abdülhamid’i kapsayan ve çevresinde oluşan olaylar silsilesidir. Kitabın dili arapça farsça karışık kelimelerle süslendiği için anlaşılması zor akıcılığı da düşük ama verdiği bilgiler nitelik bakımından okuyucunun kafasında o dönemin yönetimi ve bahsi geçen yöneticinin ne şartlarda ve ne kararlarda yönettiğini anlatır nitelikte. Kitapta yazar bilgi vermekten ziyade Padişah’ın savunmasını yapan bir avukat gibi yazmış olsa da okuyucu birikmiş bilgisiyle olaylardan çıkarım elde edebilir. Bu devir hakkında bilgi sahibi olup, sağlam kaynaklar okunduktan sonra keyiflice okunabilecek bir kitap. Direkt okursanız hiçbir şey anlamazsınız veya anladıklarınızın doğruluğu düşük olur. II.Abdülhamid hayatı ve yönetimi hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin okuması gereken kitaplardan.

Yazı kategorisi: Tarih

“Sizleri birer kıvılcım olarak gönderiyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz”.

4 Mart 1923 Mustafa Kemal ATATÜRK İzmir İktisat Kongresi veya I. İktisat Kongresi‘nden çıkınca eğitim alanında girişimlerde bulunmuştur. Büyük Zafer’den (30 Ağustos 1924 / Afyon) sonra Atatürk iki teşebbüste bulunmuştur. Birisi İzmir’de topladığı İktisat Kurultayı ki “Ulusal Ekonomi” lafı tarihimizde ilk kez bu kurultayda ortaya atılmıştır. İkinci hareket Avrupa’ya cumhuriyet tarihinde ilk talebe topluluğunun sevk edilmesidir. Bu ilk konvoyda Avrupa’ya gitmek üzere 150 kişi müracaat etmiştir. 150 başvurudan 13 şahıs seçilmiştir. Atatürk, yurtdışına gönderilecek olan talebeleri kendi itinayla seçerek, güzergahlarını öngörerek hepsine trenlere binmeden telgraf çekmiştir. O telgraf ;

“Sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz.”

Mustafa Kemal

Düşünsene ne büyük bir motivasyon. Bu telgrafı alan talebeler o taşıtlara binmeden son defa memleketinin havasını kıvılcım olarak kokladı. O kıvılcımlar bu yapılan iyiliği unutmadı kanını canını ülkesine adayan Ordinalyuslar, Profesörler, Doktorlar, Filozoflar ve Büyük yazarlar olarak ülkelerine döndüler. Giden bir talebenin günümüze ulaşan sözlü röportajı;

” Benim ismimin yanına Atatürk, “Berlin Üniversitesi’ne gitsin” diye yazmış. Yola çıkacağımız gündü. Berlin’e Balkanlardan ve Polonya’dan geçen bir trenle gidilirdi. Vakit geldi, Sirkeci Garı’ndayım ama kafam çok karışık.

Gitsem mi, kalsam mı?

Beni orada unuturlar mı?

Para yollarlar mı?

Tam gitmemeye karar verdiğim, geri döndüğüm sırada bir posta müvezzininin sesini duydum: “Mahmut Sadiiii!… Mahmut Sadiii! Bir telgrafın var.” 

Elime bir telgraf tutuşturuldu. İmza Milli Eğitim Bakanı’nındı. Atatürk’ün emri ile çekilmişti. İçinde hatırımdan çıkmayan şu cümle vardı:

“Sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz.”

Mustafa Kemal

Telgrafı okuyunca düşündüklerimden olağanüstü utandım.

“Şimdi gel de gitme, git de çalışma, dön de bu ülke için canını verme” dedim. Düşünün… 1923’te o kadar işinin arasında 11 öğrencinin nerede, ne zaman, ne hissettiğini sezebilen, ona göre telgraf çeken bir liderin önderliğinde bu ülke için can verilmez mi?

Gittim, çok çalıştım, çok başarılı oldum.

Ülkeme “alev” olarak döndüm.

Önce İstanbul Üniversitesi Genel ve Beşeri Fizyoloji Enstitüsü’nü kurdum. Kürsü başkanı oldum. Daha sonra ülkemin başbakanlığını yaptım.

Ben kim miyim?

Ben sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamıyım…  

Hangi derse girsem, hangi imtihana çıksam kulaklarımda bu cümle çınlardı. Yol boyunca içinde alevden bir şevk ve omuzlarında dağlar gibi bir sorumluluk taşıyordum.

Bu ses artık ömrüm boyunca beni hiç bırakmayacaktı. “

Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak (Mahmut Sadi Irmak (15 Mayıs 1904, Seydişehir, Konya – 11 Kasım 1990, İstanbul), Türk tıp doktoru)

Mustafa Kemal ATATÜRK eğitime verdiği desteği ve bilim sevgisini bu şekilde tüm ülkeye göstermektedir. Verilen karar cumhuriyet tarihindeki şartlara göre çok yerinde ve muzzam getirisi olan yerinde bir karardı. Günümüz şartlarında yurt dışına KAÇAN öğrencilerle kıyas edilemez. Kıvılcım olarak gidip alev olarak dönen talebeler;

Ord. Prof. Cahit ARF

Ord. Prof. Nurettin TOPÇU

Ord. Prof. Sadi IRMAK

Prof. Jale İNAN

Prof. Ahmet Taner KIŞLALI

Phd. Cemil Sena ONGUN

Müzikolog Ahmet SAYGUN

Necip Fazıl KISAKÜREK

Sebahattin ALİ

Türk Sporcu ve Yönetici Vildan Aşir SAVAŞIR

Diplomat Suat Hayri ÜRGÜPLÜ

Edebiyat Araştırmacısı, Çevirmen, Sanat Tarihçisi Burhan TOPRAK

Şair Namdar Rahmi KARATAY

Mustafa BAHAR

Kaynaklar

Atatürk Bir çağın açılışı, Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak, İnkılap Yayınevi,1984.8. (Sayfa:354-355). Belgelerle Türk tarihi dergisi, Editions 28-31, Menteş Kitabevi, 1999, sayfa 35

 Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu: Bilinmiyen taraflariyle Atutürk, Yeni Çığır Kitabevi, 1959, sayfa 64

 “sosyalbilgilerci.com”. 29 Mayıs 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Nisan 2017.

https://www.isteataturk.com/g/icerik/Ataturkten-Bir-Ses/1583

 İbrahim Artuç: Büyük taarruz: Başkomutan Meydan Muharebesi, Kastaş, 1986, sayfa 287.

Turgut Özakman: Atatürk Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi, Bilgi Yayınevi, 1999, ISBN 9789754948165, sayfa 124-125.

 Canım feda olsun Ege’min kurtuluşuna, Yaşar Aksoy, Hürriyet, 07.09.2008.