Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

İnsanları Öldüren Proje (Bill Gates)

İnsanları kontrol altına almanın kolaylaşması için insan nüfusunun kontrol edilebilecek artış oranında olması gerekmektedir ya da daha da kolay kontrol edebilmek için nüfusun %20 civarı azaltılması gerekmektedir. Evet, bu fikri ortaya atanlar küresel güçler. Kağıt üstünde Popülasyon Azaltma Projesi ama pratikte Soykırım, Katliam projesi… Şu fakirleri ortadan kaldırmak için kullanılan KITLIK PAKTI (PACTE DE FAMINE) projesinden söz etmiyorum. Burada milyarlarca ölüm planı kurulan bir projeden bahsediyorum. Bu anlatıların havada kalmaması adına direkt Bill GATES’in sözlerini aktarıyorum; ”Dünya’da 6,8 milyar insan var ve bu rakam 9 milyara doğru çıkıyor. İyi bir aşılama programı ve sağlık hizmetiyle bunu %10-15 azaltabiliriz.”

Pandemi için aşı üreten J.J. şirketi şuan aşıyı geliştirirken mutasyona uğrattı ve bilmedikleri durumlar geliştiği için aşı üretimini durdurma kararı aldı. Johnson J. Şirketi neden aşı üretimine geçiyor ve bu hakkı bu özellere kim veriyor?. Büyük resmi görmeye başladığınız zaman ufak çizimler de anlam kazanır. Ünlü ilaç firması BAYER, ne kadar iyilik bekçisi olduğunu ABD Marshall Planı yazımızdan öğrenebilirsiniz. Bu ve benzeri firmalar ve Bill GATES, Elon MUSK vs. küresel iş adamları neden sürekli insan üzerine deney yapıyor ve bu deneye DSÖ ve hükümetler göz yumuyor belli değil. Muhtemelen karşılıklı çıkar ilişkileri söz konusu. Bill GATES’ in fakir Afrika ülkelerinde insanları denek olarak kullandığı ve açık açık bunları yayınladığı bilinmektedir. Bu ilaçların kaç çocuğu felç ettiği, kaç bebeği felçli, Serebral Palsi gibi hayatını bitirecek şekilde zehirlediğini biliyoruz.

AFRİKA’DA BİR KÖYDE 50 ÇOCUK FELÇ OLDU
Gazeteci Christina England tarafından yapılan habere göre, özellikle Afrika için geliştirilmiş menenjit aşısı “MenAfriVac”, Kuzey Çad’taki küçük Gouro köyünde en az 50 çocuğu felç etti. Menenjit hastalığı için önleyici tedavi olarak tanıtılan “MenAfriVac” aşısı küçük çocukların her birinin halüsinasyonlar görmesine, sarsıntı yaşamasına ve en son olarak da felç geçirmesine sebeb olduğu belirtiliyor.”

Görüldüğü üzere belirtilen olay karşısında W.H.O. yani Dünya Sağlık Örgütü sessiz kalıyor. Tıpkı ilk başlarda Çin hükümetinin Korona virüs çıkarmadığı yönünde savunduğu gibi… Dünya üzerinde paran varsa aşı üretirsin, insan öldürürsün, devlet kurarsın. Dolara hükmeden bu tip insanlar sürekli ölüm ister. Nüfus az olsun, akıllı insanlar olsun, ahlak seviyesi yüksek kültürler olsun, soylu aileden olsun, zengin olsun isterler. Tanıdık geliyor. (Nazi Almanya’sı) Evren üzerinde karşılıksız iyilik kalmadı. Karşılıksız iyilik diye bir şey zaten yoktur. Müslüman dahi olsan sevap karşılığı iyilik yaparsın. Bize düşen akıllı olmak. Virüs labaratuvarda geliştirildi. Diğer halk kesimi nedense ölüyor ama Trump nedense 3 günde iyileşti… Programlanabilir virüsler bu gibi şirketlerce üretilmektedir. Wuhan’da dünya üzerinde en tehlikeli virüslerin üretildiği labaratuvar olması virüsün orda çıkmasıyla alakalıdır. Buna tesadüf veya doğal virüs diyenler at gözlüğünden önünü göremeyenlerdir. Bu gibi oyunlar oldu, olmaya devam edecektir. Tek çare bilimde halkın yükselmesidir. Halkın bilinçlenmesidir.

Yazı kategorisi: Tarih

Attalia ve Pergamon Kralı II. Attalos

 II. Attalos Kimdir?

MÖ 160-138 yıllarında hüküm sürmüş hanedan soyundan gelen Attalos,  II. Eumenes’e olan samimiyeti ve sevgisinden dolayı “Kardeşini seven” diye bilinir. Abisi II. Eumenes ölünce çocuğu III. Attalos küçük olduğundan, II. Eumenes’in eşi kraliçe Stratonike ile II. Attalos evlenerek kolay yoldan kral olmuştur.

II. ATTALOS
Pamphylia,Attalia, Adalya, Antalya

II.Attalos krallığı devraldıktan sonra hakimiyet alanlarını genişleterek bugünkü Manisa- Alaşehir yani Filedelfia ve Antalya yani Attalia (Attalos’un şehri demek) taraflarını ele geçirerek buralara şehirler kurar. İlk olarak yeltendiği şehir Antik Side( Nar) şehridir. Apollon tapınağını almak için yeltense de alamamış korsanlar tarafından deniz üzerinde ve deniz kıyılarında saldırıya uğrayıp bugünkü Antalya merkeze yerleşmiştir. Şehir kurdurulmasını istemiştir. Konuşlandığı bölgeyi Attalia olarak yeniden inşa etmiştir. Bugün bile yapıtlar hala turistik bölge olarak Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’da bulunmaktadır. Antalya, bu ismini almadan ve Bergama kralına geçmeden önce Pamphylia adında uzun yıllar Korsan limanları olarak kullanılmıştır. Bugün bile Korsan Koyu isminde bölgeleri bulunmaktadır. Antalya sırasıyla; Hitit, Pamphylia, Lykia, Kilikya kent devletlerinin ve Pers, Büyük İskender’le onun devamı Antigonos, Ptolemais, Selevkos, Bergama Krallığı’nın idaresine girmiştir. Sonrasında Roma devleti bu verimli şehri keşfetmiş ve ele geçirmiştir. Bizans geldiği zamanlarda Adalya olarak telaffuz etse de Bizans’ın son zamanlarına doğru Antalya halini almıştır. 1200’lerde Bizans’a kafa tutacak büyük güç olan Büyük Selçuklu tarafından ele geçirilerek 1207’de Türk toprağı yapıldı. Yıkılan Büyük Selçuklu sonrası oluşan bölünmüş beyliklerden biri olan Anadolu Beyliği Teke Türkmenleri’nin kolu Hamitoğulları himayesinde kalmıştır. Antalya köylerine Teke yöresi, platolarına Teke Platosu denilmesi sebebi budur.

TEKE SANCAĞI

Kayı Boyu’ndan çıkma Osmanlı Devleti elinde Anadolu eyaletlerinin sancağı, Teke Sancağı olarak bilinirdi. Adalya veya Attalia karmaşası Cumhuriyet döneminde çözülerek şehrin adı Antalya olmuştur.

Antalya
 Kaynaklar ve Alıntılar

https://www.batman.edu.tr/Files/Scientific,Yıl: 2, Sayı: 5, Aralık 2015, s. 227-235 Derya UZUN AYDIN, “KRAL ATTALOS” HEYKELİNE ‘SAYGISIZLIK’

http://www.antalya.gov.tr/antalya-tarihi

https://www.bilgisozluk.com/ii-attalos_254160