Yazı kategorisi: Kitap İncelemeleri

21.YY İçin 21 Ders (Yuval Noah)

Prof. Yuval Noah Harari İsrail’li tarihçi ve filozoftur. Şu anda Kudüs İbrani Üniversitesi Tarih Bölümü’nde öğretim görevlisidir.

Selin SİRAL’ın çevirisini yaptığı, 21. Yüzyıl İçin 21 Tavsiye kitabını öncelikle içerik olarak ele alalım. 1. Kısım: Teknolojik Zorluk, bu kısımda siyaset ve davranışlar hakkında konulara değinen Harari, “Uyanış” başlığı atarak ezilen ülkeleri ve insanları ezen ülkelerin faaliyetlerinden bahsetmiştir. Adaletsizlik vurgusunun kitabın başında başlamıştır. Kitabın insan haklarında eşitsizlik ve adaletsizlik yönünden dünyayı eleştirdiğini söyleyebilirim. Uyanış başlığı altında 2. Dünya Savaşı ve Liberalizm konularını ele almış yönetim stillerini eleştirmiştir. Bu kısımda beni etkileyen paragraf 27. sayfadaki 6. satırda örnek verdiği Amritsar katliamıdır.

Mesela Hindistan’daki özerklik taleplerine 1919’da Amritsar katliamıyla karşılık verilmiş ve yüzlerce silahsız gösterici İngiliz ordusu tarafından katledilmişti.” Y.Noah Harari

1.Kısım altında yer alan diğer başlıklar; İş, Özgürlük, Eşitlik başlıklarıdır. Başlıklardan içerikleri belli olduğu için uzatmayacağım.

2. Kısımda Siyasi Zorluk başlığını atarak; Topluluk, Medeniyet, Milliyetçilik, Din ve göç konularını işlemiştir. Bu kısımda Yahudilere yapılan zulümlerden ve ırkçılıktan bahsederek kendinin de Yahudi olduğu için çektiği zorluklara değinmiştir. Dünyada sadece tek medeniyetin olduğunu savunmaktadır, İnsan’ı… Diğer etkileyici başlık ise “Din” başlığı olabilir. “Tanrı artık milletin hizmetinde” ifadesiyle başlattığı din konusunda dini kitaplar, ilahlar, Dinler üzerine güzel bir kısım detay vermiyorum ama At gözlükleri olanların okumaması gerektiği bir konu diyebilir. Çünkü ağır eleştiriler var ve her eleştirinin doğru veya haklı, haksız olmadığını bilen insanlar zaten okurken akıl süzgecinden geçirir. Aynı kısım altında Göç konusundan da bahsetmiş, ırkçılıktan kültürcülüğe geçişi anlatmıştır.

3.Kısım “Umut ve Umutsuzluk”. Terörizm, Savaş, Alçak Gönüllülük, Tanrı ve Laiklik konularını ele almıştır. Neredeyse her kısımda tanrı ve dinler üzerine yorumlar yapmaktadır. Bu kısımda genellikle güncel olayları ele alarak yorumlamıştır.

4.Kısım”Hakikat”. Cehalet, Adalet, Hakikat Sonrası, Bilimkurgu konularını içeren bu kısımda “Adalet algımızın tarihi geçmiş olabilir” veya “Sandığınızdan daha az şey biliyorsunuz” ifadeleri gibi kısa ve vurucu cümlelerle dikkat çekiyor.

5.Kısım “Direnç”. Eğitim, Anlam, Meditasyon başlıkları altında motivasyon içerikli yorumlara yer verirken aynı zamanda eğitim ve hayat hakkında düşüncelerini belirtiyor.

5 büyük kısımdan oluşan bu kitap için, bireylerin yaşadığı ortamı geçmişten bugüne kıyaslarla sorgulamasına vesile olacak bir eser diyebilirim.

-Mustafa BAHAR

Kaynaklar ve Alıntılar

https://www.ynharari.com

Harari, 21.Yy için 21 tavsiye,4.baskı, 2019, kolektif kitap

Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

Toplumsal Cinsiyet Eşit(siz)liği

Öncelik olarak kavramların içeriğine göz atalım istiyorum.

Toplumsal Cinsiyet: Erkek ve kadın arasında toplumsal ve kültürel olarak belirlenmiş farklılıkları ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Örneğin roller ve sorumluluklar toplumsal cinsiyet kavramını oluşturur. Rol ve sorumlulukların eşit ve eşitsiz olması buradan gelir. Kadın ve erkeğin rol ve sorumlulukta eşit değil tartışması da…

Toplumsal Cinsiyet Rolleri : Kadın ve erkek için toplumca uygun görülen kişilik özellikleri ve davranışları ifade etmektedir. Toplum kadınları; itaatkar, çocuklarına bakan iyi anne, iyi gelin, evin tüm işlerini yapan kişilik olarak algılar. Erkekleri ise ; dayanıklı, güçlü, cesur, kavgacı, eve ekmek getiren, otoriter bir konuma koyar. Tüm bu ifadelere geleneksel kalıp yargılar denilmektedir.

👫 Ataerkil bir toplum olmamız sebebiyle, erkekler kadınlara oranla hep güçlü simgeleri çağrıştırır bizlere. “Kızını dövmeyen dizini döver”, “Saçı uzun aklı kısa”, “erkektir yapar” ifadeleri toplumca kadınları alaşağı eden, kadınları işe yaramaz bir varlık konumuna sokan ifadelerden bazıları günümüzde…

👫 Toplumsal cinsiyet eşitsizliği olarak kadına iş hayatında mobbing uygulaması oldukça sıktır. Kadınlar günümüzde hala doğurganlık özelliğinden dolayı üst mercilere gelmekte zorlanmaktadır. Üstelik kadına yönelik fiziksel (dayak, el kaldırma vb), psikolojik (akıl sağlığını olumsuz etkileme), cinsel (cinsel amaçlarla kötü muamele) ve ekonomik( ekonomik özgürlüğüne müdahale etme, parasını alma) gibi şiddet türleri her geçen gün artış göstermektedir.

👫 Bu gibi durumların artmasında medyanın etkisi büyük oranda etkilidir tabi. TV’de yayınlanan ahlak dışı diziler, medyanın bu gibi kötü durumları iyi bir olay gibi lanse etmesi, toplumun örnek almasına yol açmaktadır.

👫 Sadece kadının değil, mevcut düzende kız çocuklarına bile cinsel obje olarak bakıldığı, ihmal ve istismar edildiği bir dönemdeyiz. Çocuk gelinler, zorla evlendirme bunlardan bazıları… Özel alanında kadına yönelik her türlü şiddet kabul edilemez, edilmemelidir.

👫 Yapılan bir çalışmaya göre kadınlar en çok çocuklarının bakımını aksattıklarında ve kocalarına karşılık verdiklerinde şiddete maruz kalmaktaymış. Peki bunun sebebi sizce nedir?

👫 Hep kadınlardan bahsediyoruz. Erkeklere karşı da yapılan bir eşitsizlik yok mu sizce? Tam da düşündüğünüz gibi elbette var. Erkeğe toplumca yüklenen ağır sorumluluklar, evinin erkeği, aslanı gibi ifadelerle hep güçlü olması, asla düşmemesi gerektiği söylenmekte. Yahu bu adamın hiç mi ağlama hakkı yok? Evet doğru unuttum kadınlar ağlardı değil mi?

👫Bizler toplum olarak evlenme hayaliyle krediler çeken, binbir yüklü borca göğüs geren ve bir süre sonra patlak veren genç erkeğe bir de eve ekmek getir, karına, çocuklarına bak diyoruz. Sonra kalkıp sakın düşme, hep dimdik dur diyoruz. Sonra da mutlu bir evlilik bekliyoruz. Cık, yanlışımız burada işte.

👫 Mutlu evlilikler olsun istiyorsak, kadını da erkeği de düşünmemiz gerek. Kadını seks objesi, ev işini yapan kişi olarak değil, istediğinde iş hayatına atılan, istediğinde evinin hanımı olan bireyler olarak ele almamız gerek. Erkeği eve para getiren, karısını daima koruyan değil, üzülmeyi de korkmayı da bilen, yeri geldiğinde karısından yardım alan bireyler olarak ele almamız gerek. Eşitlik dediğimiz işte bu. Kimse fazla hakka sahip olsun değil…

Saçı uzun aklı uzun kadınlar, aslan gibi kadınlar… Ağlamak için korkmayan adamlar, güçsüz olsa bile kendine değer veren, hislerini korkmadan açığa vuran erkekler… Hepiniz iyi ki varsınız ve değerlisiniz. Hep bunun bilincinde olmanız ve değerinizin bilinmediği yerden uzaklaşmanız dileğimle…