Yazı kategorisi: İnsan

İnsan ve Ahlak

Günümüz dünyasında bazı sorunlar göze çarpar. Bu sorunların geneli beşeri bazıları da doğaldır. Günümüz diyorum çünkü malum laboratuvarda fare ve tavşanlarda denedikleri virüsü elinden kaçıran, nefes alan her şeyi yiyen bazı düşüncesizlerin yeni deneği olduk. Bu düşüncesizler arasında çok parlak insanlar da vardı. Virüsü keşfeden ve virüsün kaynağını söyleyip virüsten hayatını kaybeden… Laboratuvarda yapılan korkunç deneylerin hayvanlara verdiği zararları hepimiz biliyoruz. Onlar hep göz ardı edilir. Bugün bi tavşan animasyonunda hayvan deneyleri paylaşılır birileri de onu sosyal medyada paylaşarak desteklediğini sanar. Paylaştıktan sonra kozmetik indirimlerine koşar… İnsan faktörü devreye girerse mantık ve duygular devre dışı kalabiliyor. Evet ikisi de. Nagazaki ve Hiroşima’ya götürülen barış gibi bazı sahte ahlak bekçilerinin ayak bastıkları yerlerde insanların sadece atomik gölgeleri kalıyor. Hobbes,İnsan insanın kurdu diyor ya haklı.

Zor şartlar insanları daha acımasız yapabilmekte. insanların ahlak gelişiminde, olumlu yönde bir eğrinin görülmesi için güzel ve doğru, güvenirlik ve geçerliği yüksek eğitim almaları gereklidir. Çocukların aldığı okul eğitimlerinde ve bazı derslerin (hayat bilgisi ve din kültürü ahlak) kazanımlarında bu amaçlar yatar. Ben çok yetenekli öğretmenlerimiz olduğunu biliyorum ama yanlış öğretmenlerin de olduğu kaçınılmaz bir gerçek. Çevresel faktörlerin de etkisi oldukça fazladır. Her bireyin mutlaka sorunları vardır. Sorun vardır ama etki oranı kişiden kişiye değişir. Mesela ben saygısızlığa gelemem. Yapılan saygısızlıklar bende stres yapar ama b kişisinde aynı etki görülmeyebilir. Ahlak tutumlarını belirlemede ailelere büyük sorumluluk düştüğünü hepimiz biliyoruz. Anne-baba, erkek veya kız çocuk ayrımı yapmasının yanlışlığı gibi kalıplaşmış yanlışlar da ahlak gelişimini negatif yönde ivmelendirmekte. İnsanlar tarih boyunca birbirlerini yemiş, bazı medeniyetler işkence ve sapkınlıklardan hoşlanmış bazıları ise kendini gelişmeye adamıştır. Bu konuda da dünya ahlakı devreye girmektedir. İnsanlar kendilerine gösterilen doğruları takip eder. Gösterilen doğrular yanlışsa ve toplum bu yanlışı doğru kabul etmişse baş kaldırmak güçtür. Yanlış olduğunu kabullenmezler. Sadece yaparlar. İnsanlar ülkeleri için can alıp can verebilir ama konu tutuculuğa gelince herkesin safı bellidir. Bendensin yada hiçsin anlayışı devreye girerse vay o ülkenin haline. Herkes mızraklarını alır saflarına geçer. Ahlak gelişiminde bu gibi fikirdaş toplumlaşmalarda baskın etki gösterir. Sağ sol orta arka ön… Öndekiler dincidir çaprazdakiler liberal bu böyle gider. Tarikatı cemiyeti bitmez. İnsanların ahlakı da birleştiği beyinlere göre şekillenir. Az önce bireyin ahlak gelişiminde ailenin öneminden bahsetmiştik ya ülkenin vatandaşlarının ahlak gelişiminde de devlet veli statüsü taşıyabilir. Devlet kamu spotları ve örgün eğitimlerle insanları istendik ( bu kelimeyi ne kadar sevmesem de…) yönde eğitim- öğretime sokar. Düzenler ve yönetir. Derslerine girdiğim öğrencilerim şehre ve bölgeye göre farklılaşmakta. Her biri sanki parmak izi gibi eşsiz. Benzer ahlak kültürleri olsa da bazılarının huyları ve kişilikleri farklarını ortaya koyuyor. İnsanların ahlak gelişiminde eğiticinin ve özellikle ailenin eğitimi çok önemlidir. Düşünsenize suç işlenmeyen, karnı tokken başkasını aç bırakmayan bir toplum ne güzel olurdu. Kadınların sokakta özgürce korkusuz dolaştığı, insanların laik ve sorumluluklarını bildiği bir devlet… Atatürk bu konuda en sağlam örnektir. Tüm dünyaya kadının ve Türklerin gücünü göstermiş, başöğretmen, başkomutan olarak ülkesini yönetmiştir. O zamanların ahlak kültürü günümüz gibi sistematik değildi. Daha geleneksel bir ahlak kültürü vardı. Yanlış ve cahilce düşünceler kültürlerde kök salmıştı. Mesela şeyh uçmazdı ama müritleri şeyhi uçururdu. İnsanın ahlak gelişimini etkileyen diğer faktör de dindir. Dinsiz insanın da dini vardır. Kendi inandıkları dinidir. Din denince akla ilahi kavramların yanında insani kavramlar da gelmelidir. Din sorumluluktu, din haktır, din kültürdür, din ahlaktır gibi. Önemli olan kendi dinini savunarak diğer dinleri dışlamak değil tüm dinlere saygıyla bakarak yorumlayabilmektir. İslam dini bu konuda iyi bir örnektir. Kişinin ahlak gelişimini olumlu yönde güdüler. Oku, çalış, öldürme, iyilik yap gibi insanı doğruya götürebilecek telkinler verir. Tüm dinlerde bu telkinleri görürüz. Hristiyanlık, Yahudilik ve Musevilik bunların yanında Budizm Hinduizm ve Sihizm de insanları kendi değerlerinde kabul ettikleri iyiye yöneltmeyi amaçlar. Ahlak evrenseldir. Dinlerin bazılarındaki bölgesellik bu konuda yeterli olmayabiliyor. Tam burada devreye düşünme becerisi devreye giriyor. Düşünen bir varlık olan insan doğruyu kendi de bulabiliyor. Çok kolay bakın Pavlov’un deneyleri gibi çocuk dikeni eller ve eli kanarsa bunu yapmanın yanlış olduğunu ilk elden anlar. Buraya kadar her şey normaldir ve doğaldır. Buradan sonra ahlak gelişimi başlar. Çocuğun arkadaşı dikeni ellemek isterse çocuk ne tepki verecek bu çok önemlidir. Çocuk arkadaşının acı çekmesini ister ve susarsa bundan zevk alabilir. Zevk aldığı an ahlak gelişimi bizim istemediğim yönde yani negatif yönde ivmelenmeye başlar. Burada devreye eğitimciler girmelidir. En büyük öğretmen doğadır. İlk öğretmen de doğadır. Biz eğitimciler, doğanın derslerini açıklamak ve insani duygular çerçevesinde genel geçer olguları yaymak için varız.

Bu yazıyı tartışma ( yorum) kısmında devam ettirebilirsiniz. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Düşünceleriniz için kimse size bu sitede saygısızlık edemez. LiveTerra’da özgürsün…

Sevgiler.

  • Mustafa BAHAR

Yazar:

Eğitimci - Araştırmacı - Yazar

İnsan ve Ahlak” için 9 yorum

  1. Je partage évidemment ton point de vue en soulignant que plus le moyen de communication s’agrandit gràce au web, plus les hommes s’éloignent les uns des autres en se mettant sur les rails d’une information formatée.
    On colporte du faux en quantité largement supérieure à l’information véridique, La vanité du pseudo-savoir étant protégée par un anonymat bidon. Ce qui augmente la médisance et le désamour soudain sans fondement. L’humanisme est au placard…
    N-L

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s