Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim, İnsan

ACABA RUHUN GIDASI MI? MÜZİK TERAPİ

Enerjiye inanır mısınız? Eğer soruya cevabınız ‘’Evet’’ ise, gelin bu konuya farklı bir pencereden bakalım.

Çin ve Hint felsefelerinde, evrenin yaradılışı inancı; hareket olgusu ve hareket olgusunun doğurduğu titreşim ile başlar. Bu titreşim; madde olmayan bir öze, madde kimliği kazandırır. Ünlü bilim insanı Nikola Tesla; ‘’Eğer evrenin sırlarını öğrenmek isterseniz; enerji, frekans ve titreşim olarak düşünün.’’ der. Düzenli ve uyumlu bir bütün olan evren de, yayılabilmesi için ortama ihtiyaç duyan ses de, titreşimlerden meydana gelir. Sesi oluşturan bu titreşimler enerjiye dönüşür.Ses, ışık, ısı, elektrik de birer enerjidir. Akıllarda şu soru belirebilir bu noktada . Fani ömründe insanın yolu enerji ile nerede kesişir?. Sorunun cevabı şudur: Kişinin ruhunda, bedenin de.

İnsan, yedi temel enerji merkezi ve dört enerji bedeni ile çevrilidir. Zaman zaman kendimizi kötü hissederiz ve birçoğumuzun dilinde aynı cümle dolanır: ‘’Enerjim yok.’’ Sitemimizin asıl sebebi, insan vücudunda bulunan bu enerji merkezleri arasındaki tıkanıklık ve iletişimsizliktir. Hatta insan bedenindeki, enerji sistemlerinde meydana gelen dengesizlikler, hastalıkları doğurur. Baş gösteren hastalıklar ve sıkıntılar ise yaşam kalitemizi zedeler. Motivasyonumuzu düşürür. Hayat ritmimizde iniş çıkışlara sebep olur, bu iniş- çıkışların tekrarlanması ise mutsuzluğa. Antik Yunan filozofu Epikür’ün de dediği gibi; ‘’Mutluluk denge ve uyumda gizlidir.’’ Öz mutluluğumuzun kazanımı ve mutsuzluğumuzun tedavisi; doğru ritimleri, doğru enerjileri yakalamaktan; ruhsal denge ve uyumumuzu sağlamaktan; ruhumuza hapsolmuş kötü enerji ve bozuk ritimleri, güzelleri ile değiştirmekten geçer.

Güzel ritimleri yakalamak ve sıkıntılardan kurtulmak için kullanılan, tarihte örneklerine sık rastlayabildiğimiz, en eski tedavi metodlarından birisi de Müzik Terapidir. Müzik terapi; çeşitli nedenlerle bozulmuş ya da kaybedilmiş işlev ve becerileri, müzik aracılığı ile geliştirmeye, kazandırmaya yönelik bir terapi ve rehabilitasyon yaklaşımıdır. Eski Çin’de gür ses veren ‘’Lo’’ isimli bir gongun, insanların yanından kötü ruhları kaçırdığına inanılması, müzik terapinin geçmiş örneklerinden sadece bir tanesidir. Asya kıtasının tamamında hüküm sürmüş olan Şamanizm inancındaki “ Kamlar” , Kırgız Türklerin de ’’Baksı’’ adı verilen şifacılar, Uygur Türklerin de şarkı söyleyip, dans eden ‘’Pirhan’’ ve ‘’Bahşılar’’ müzik terapi yöntemini kullanarak; hasta insanların ruhlarındaki kötülükleri arındırmayı, doğru ritmi yakalamayı ve kalplere yerleştirmeyi amaçlamışlardır.

Sözün özü; müzik ritimlerden oluşur. Kalp atışımız, nabzımız birer ritim örneğidir. Dokunamadığımız, göremediğimiz sesler; müziğin şifa ve huzur veren ritimleri, insan ruhu ile birleştiğinde, kötü hava yerini güzelliklere bırakır. İnsan ruhu dinginleşir, tadı eşsiz bir doyuma ulaşır. En usta hekimin, en iyi tedavi metodunun ‘’Neşe’’ olduğu bu dünyada, huzurlu ve mutluluklara gebe bir ömrünüz olsun. Sağlıcakla kalın.

Müzik Önerisi !!!

1) İmamyar Hasanov & Nermine Memmedova – Ay Işığında

2) İncesaz-Firar

3) Dinleyin, dinlettirin ve üçüncüyü siz yazın.☺️