#1 Çıldırmak ( Al pacino )

#1 GO MAD ( Al pacino )

Bu seride süper oyunculukları ele alacağım. İlk aktörümüz Al Pacino diye bilinen Alfredo James Pacino . Al pacino akıllarda kalan replikleriyle 1900 yıllarının sonuna damgasını vuran biri. Neredeyse çoğumuz gta vice oynamışızdır. Bu oyun tamamen Al Pacino’nun Scarface filminden alıntıdır. Tony Montana karakterini oyunda canlandırılıp, filmdeki Malibu club bile kopyalanıp aynen oyuna aktarılmıştır.

AL PACINO (Scarface)


Scarface filmi, Küba’lı göçmen birinin sıfırdan yükselerek uyuşturcu madde mafyası olmasını anlatmaktadır. Filmin başrolü Tony Montana yani Al pacino filmde hırsına yenik düşerek herkese kafa tutmuş, Tony montana başka bir mafya tarafından villası bir gece basılarak öldürülmüştü. Filmde çıldırma serimize konu olan sahne Tony Montana’yı sevgilisi terk ettikten, Tony’nin kardeşi vurulduktan ve Tony’nin villası basıldıktan sonra deliye dönerek kurşunların üstüne yürüdüğü sahnedir.


Scent of a Woman

Bu filmde kör bir gazi yarbayı canlandıran Al Pacino, bir hayaller listesi oluşturur. Bu hayaller arasında kör gözle ferrari sürmek de vardır.

Hayallerin sonunda kafasına sıkmak için dolu bir silah saklayan Al Pacino intihar sahnesinde etkileyici bir sinir krizi konuşmasıyla Çıldırma listemize girdi.



And Justice for All

Bu filmde bir avukatı canlandıran Al Pacino genç ve doğruları savunan avukat rolünü kendi tarzında bizlere sevdiriyor. Filmde bir hakimin kendi zevkleri uğruna bir genç kıza tecavüz edip darp etmesinden sonra genç kızın hakime karşı verdiği hukuksuzluk savaşını gören Al Pacino çıldırarak kendi müvekkili olan hakimin tüm suçlarını duruşma sırasında yetkili başka hakime bağıra bağıra çıldırarak anlatıyor.


Serinin devamının gelmesini istiyor musunuz?

Seriyi beğendiyseniz ve devamını istiyorsanız siteye abone olduktan sonra, yazıyı beğenerek ve yorumlarda fikirlerinizi yazarak bize gösterebilirsiniz.

Şair ve Tanrı

Tanrım, şair ruhunun verdiği bir ıstırap içindeyim. Kalemimin mürekkebi hiçbir zaman bitmez. Gecenin karanlığı acının çığlığı kadar keskindir. Bu keskinliklerde bir anlam ararım.

Şairin şiiri yalnızdır. Dengini bulmayan yollar kadar ıssız… Mutluluk yetim bir hüznün bekçisini anımsatır. Akşamdan kalma acı bir şarap aşk-ı vaveyladır.

Tanrım bahşettiğin bu kutsal emanet, yüreklerin derinlikleri kadar uludur. Şair, kutsallığın acziyetinde şiirlerin esiridir. Sıradan hayatlar içinde, göze çarpan delinin ayakkabıları gibi tekir bekir…

Zamanın yenikliğini üstlenmez şair, çoktan ölmüştür de evrensel geçişleri izler sessizce. Kayıp paltolar biriktirir anılar sandığında. Ceplerinde duyulmamış çığlıklar esirgenmez.

Tanrım, kimilerinin yüreklerini hırsla, kimilerininkini ise aşkla doldurursun. Benim içimde koskoca şiirler yatar. Boşluklar böyle dolar mı Tanrım bilmiyorum.

Bu gece yıldızlara bakıp şiirler yazmak dileğindeyim. Aşkı kenara atmış bir şair gibi hayata tutunma niyetindeyim. Boşluklarımı doldurmaya ant içmişim. Tanrım, ben kafayı şiirle bozmuş bir deliyim. Affetmeler sana, sözcükler bana yaraşır. Bu gece tüm kalbimle seninleyim.

Microsoft Word’de Rapor Yaz (Taktikler)

Amaç Belirle

Rapora başlamadan önce, ilk olarak neden yazdığınızı bilmelisiniz. Teknik bir süreci tanımlamak, arka plan bilgilerini paylaşmak veya bir projedeki ilerlemeyi göstermek için hazırlanabilir.

Örnekleme Karar Ver

İkinci önemli husus, hedef kitlenizi oluşturmaktır. Ne hakkında konuştuğunu anlayabilecekler mi? Raporu okuyacak farklı seviyelerde okuyucular var mı? Okuyucunun konuyla ilgili bilgisi, eklemeniz gereken bilgileri büyük ölçüde etkileyecektir.

Konuyu Netleştir

Ne hakkında konuştuğunu biliyor olmalısın. Bu nedenle, konuyu araştırın ve amacınızı kanıtlamak için ilgili tüm bilgileri ekleyin. Kişisel görüşlere değil gerçeklere dayalı bir sonuca vardığınızdan emin olun. Bilgiler doğru, güncel ve iyi referanslandırılmış olmalıdır. Ayrıca amacınızı desteklemek için dergiler, gazete makaleleri, kitaplar, web siteleri, broşürler, ham veriler, yıllık raporlar ve konuşmalar gibi çeşitli kaynakları kullanın. sitelere bağlı kalmayın.

Raporun Ana Hatlarını Çıkar

Araştırmayı yaptınız, yazılmayı bekleyen bir ton bilgi var. Baştan sona hızlıca gezinmenize yardımcı olacak, ara noktaların şeması olacak raporun son taslağını hazırlayın. Örneğin:

  • Giriş sayfası
  • İçindekiler
  • Tanıtım
  • Özeti
  • Raporun Gövdesi
  • Çözüm
  • Öneriler
  • Ekler
  • Bibliyografya ve Referanslar

Düzenleme ve Bitirme

Raporunuzu yapılandırdıktan sonra, başlıkları içerikle doldurmanın zamanı geldi. İlk önce yazım ve dil bilgisine aldırış etmeyin, düzenlersiniz. Fikirlerinizi sunmaya ve destekleyici kanıtlar kullanmaya odaklandığınızdan emin olun. Argümanınızın ana hatlarını çizin ve ana fikirlerinizi ortaya koyan birkaç cümle yazın. Alıntı yapmaya değer bir şey bulursanız, alıntı yapın.

Metnin genelini yazınca baştan sona dikkatle okuyun “Bu bilgi şunu gösteriyor…”, “Başka bir deyişle…”, “Benzer şekilde…” gibi geçiş sözcükleri ile okuyucunun anlamasına rehberlik ettiğinizden ve ilgili ve önemli noktaları vurguladığınızdan emin olun.

Son olarak, düzeltme aşamasında okunaklılığı, dilbigisi ve sadeliği ile ilgili tüm bilgileri ve mantıksal akışını iki kez kontrol etmek için zaman ayırın.

Kontrol Listesi

Son olarak sizlere şöyle bir liste hazırladım bakarak son kontrolleri yapabilirsiniz.

  • Başlık, Adınız, Tarih, Raporun kime ait olduğu ve raporun ne hakkında olduğuna dair olası bir açıklama ile başlık sayfasını tamamladı.
  • İçindekiler sayfası uygun başlıklara sahiptir ve sayfa numaraları doğrudur.
  • Giriş bölümünün kilit noktaları, raporun kapsamını ve ulaşmak istediği hedefi kapsadığından eminsiniz.
  • Tabloların üstüne ve resimlerin/grafiklerin altına başlıklar eklediniz.
  • Raporun içeriği, bilgileri açık, mantıklı, gerçeğe dayalı, konuyla ilgili mi, konuya uygun bir şekilde sunuluyor mu?
  • Sonuç, sonuçları belirtiyor mu, ana fikri yeniden ifade ediyor mu ve herhangi bir yeni bilgi içermiyor mu?
  • Başlıklar ve alt başlıklar açıkça etiketlenmiş mi?
  • Alıntılarla ilgili, güncel ve doğru referans verilmiş mi? Formatı doğru mu? (apa)

Rapor Yazma için Faydalı Bazı Microsoft Word Özellikleri

Özel Yapıştır’ı kullanın

Çoğumuz için, Word’e metin veya resim kopyalamamız gerektiğinde, CTRL+V kısayolu gayet iyi. Ancak bazen kopyalanan verileri resim olarak Excel verileri gibi başka bir biçime yapıştırmak isteyebiliriz. Özel Yapıştır komutuyla , başka bir programdan Word’e bir resim, sunum verisi, tablo veya nesne yapıştırdığınızda biçimi atabilir veya biçimi belirtebilirsiniz.

Microsoft Excel’de: Kopyalamak istediğiniz hücreleri seçin ve vurgulayın > CTRL+C’ye basın.

Microsoft Word’de: Ana Sayfa > Yapıştır > Özel Yapıştır seçeneğine gidin . Özel Yapıştır’ı seçin  ve iletişim kutusundan Microsoft Office Excel Çalışma Sayfası Nesnesi’ni seçin .

Düzen ve Tasarım

Bir raporun sunumu, ilk etapta birinin bir raporu okumasını sağlayan şeydir ve bu nedenle raporunuzun iyi sunulması çok önemlidir. Okumak için dört rapor seçeneğiniz olsaydı, hangisini seçerdiniz?

  1. El yazısıyla yazılmış bir rapor.
  2. Siyah beyaz basılmış bir belge.
  3. Normal A4 kağıda renkli olarak basılmış bir rapor.
  4. Renkli basılmış, akılda kalıcı bir başlık sayfası olan, düzgünce sınırlandırılmış ve sade bir rapor mu?

4 diyorsun dimi… İyi tasarlanmış bir raporun okunması daha kolaydır. Okumak için zamanınız olmadığında hızlıca gözlerle taramak da daha kolaydır. Bu yüzden üstbilgi ve altbilgilerinize ve farklı stil ve temalara biraz zaman ayırmanız gerekiyor.

  • Bir Kapak Sayfasıyla Başlayın
  • İçindekiler Tablosu Yap
  • Üstbilginizi ve Altbilginizi Oluşturun
  • Sayfa Numaraları Ekle

  • Doğru Yazı Tiplerini Seçin
  • Paragrafların Stilini Oluşturun
  • Stilleri ve Temaları Kullanın
  • Altyazılar
  • Sayfa Kenarlıkları ile Süsleyin

1. Bir Kapak Sayfasıyla Başlayın

İlk sayfa, okuyucunuzla ilk temas noktasıdır. Aynı zamanda olumlu bir izlenim bırakmak için bir fırsattır. 

Ekle > Sayfa Grubu > Kapak Sayfası’na gidin .

2. İçindekiler Tablosu Yapın

Referanslar sekmesinin altında, anahatlarınızı alan ve sizin için tasarlayan bir İçindekiler Tablosu otomatik aracı vardır. Ayrıca, bir şeyi değiştirmek istediğinizde kolayca güncel tutabilirsiniz. Üstbilginizi ve Altbilginizi Oluşturun Ekle’yi seçin , ardından gruptan Üstbilgi veya Altbilgi’yi seçin. Yerleşik galeri, aralarından seçim yapabileceğiniz çeşitli seçenekleri gösterir.

4. Sayfa Numaraları Ekleyin

Sayfa numaraları en iyi alt bilgide görünür (yukarıdaki resimdeki gibi üst bilgiden farklı olarak). Ekle > Sayfa Numarası düğmesinden temel bir sayfa numarası ekleyebilirsiniz  . Ayrıca , üst bilgi ve alt bilgiyi eklediğinizde görünen Tasarım sekmesinden de ekleyebilirsiniz.

Doğru Yazı Tipini Seçin ve Stillendirin

Tüm yazı tipi seçenekleri Ana Sayfa sekmesinde mevcuttur. Ana Sayfa > Yazı Tipi seçeneğine gidin .Baskerville ve Georgia, aşırı kullanılmış Times New Roman’a iyi birer alternatiftir.

 Paragrafları Stillendirin

Ana Sayfa > Stiller’e gidin . Değiştirmek istediğiniz stile sağ tıklayın ve Değiştir’i seçin . İletişim kutusunun altındaki Biçim > Paragraf’a tıklayın . Şimdi paragrafın aralığını, girintisini ve hizalamasını değiştirin. Diyalogları kapatmak için Tamam’a tıklayın .

Raporunuzu Sonlandırın

Şimdi, raporu yetkisiz değişikliklerden ve intihalden korumak için güvenlik önlemlerini almalısınız. Bu güvenlik önlemleri, elektronik dosyanızı paylaşmadan önce ekstra bir özgünlük düzeyi sağlayacaktır.

İmzalar

Belgede, imlecinizi imza satırı oluşturmak istediğiniz yere getirin.

1. Ekle  > Metin  grubu > İmza Satırı’na  gidin ve  Microsoft Office İmza Satırı’na tıklayın .

Filigran Ekle

1. Tasarım  > Sayfa Arka Planı’na gidin  ve  Filigran’ı seçin . Filigran düğmesi yalnızca Yazdırma görünümünde etkinleştirilecektir.

Belgeleri “Salt Okunur” Yapın

Bir belgeyi korumanın üç yolu vardır.

İlk olarak — Belgenizi “salt okunur” yapın.

Bu, belgenizin yalnızca okunabilmesini sağlar. Düzenlemelerin önüne geçer.

1. Dosya sekmesi >  Bilgi  >  Belgeyi Koru  >  Son Olarak İşaretle’ye gidin.

İkinci — Belgenizi Parolayla Koruyun.

Bir parola engeli ile belgenizi istenmeyen düzenlemelerden koruyun.

1. Belgeyi Koru altında, Parola ile Şifrele’yi seçin . Bir parola yazın ve Tamam’ı tıklayın .

Raporunuz hazır. Bir başka yazımızda diğer office uygulamalarını da ele alacağım. Beğendiyseniz beğenerek ve yorum yaparak bunu bize gösterebilirsiniz.

Afgan Kadınlarının Tek Suçu (Kadın Olmak)

Kırsal kesimde, sivillere yönelik bitmek bilmeyen katliamların baş mağdurudur Afgan kadınlar. Afganistan veya İran gibi sert dini kuralları olan ülkelerde,hayattan soyutlanmak kadınlar için alışılagelmiş bir durumdur. İnsan olarak bile değer görmeyen kadınlar sokağa erkeksiz, örtüsüz çıkamamakta. Çıkarsa ağır suçlar işlemişçesine katı şekilde yargılanmakta. Sokakta sırf bunu denetlemek için ahlak polisleri devriye atmakta. Günümüz gelişen toplumlarında bu şekilde çağ dışı kalmış toplumlara da rastlamak insanı üzüyor. Kadınların Türk geleneğinde çok değerli olması da buna ettiğim sitemin en büyük kaynağı. Biz Türkler için eskiden beri hakan diye nitelediğimiz ülke hükümdarlarımızın yanında kadınları da hatun adıyla kurultaya başkanlık ederdi. Hakan’ın karısının hükümleri de ülkeyi yöneten hakan kararlarıyla eşit ağırlıktaydı. Fakat komşularımız aynı değeri vermemekte gün geçtikçe işin suyunu çıkarmakta. Özellikle İran gibi şeriatla yönetilen ülkelerde kadın neredeyse yok sayılıyor. Çalışamıyor, gezemiyor, gerçek anlamda yaşayamıyor. Kadınların haklarının kısıtlanması insan hakları beyannamesine de aykırı fakat o ülkeler bunu pek umursuyor gibi görünmüyor. Afganistan, Suriye gibi iç savaşların yaşandığı ülkelerin kurtulmak için misafir olduğu en demokratik ve insanlara saygı duyan ülkelerden olan Türkiye, her yıl milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. Buraya gelen arap asıllı kadınlar belki hayatlarında ilk kez alışveriş merkezlerine, çarşıyai sokağa çıkıyor, araba kullanıp özgürce konuşabiliyor. Afganların yüzde yetmişinden fazlası şehirlerde yaşamıyor. Kırsal alanlarda, ABD liderliğindeki koalisyon ve onun Afgan müttefikleri altındaki yaşam tamamen tehlike haline geldi. Üzülerek dindaşlarımızın katline şahit oluyor, sivillerin sebepsiz yere işkence çektiğini görüyoruz. Hiçbir insanın kötü muamele görmesine razı olmayan koruyucu bir güç olan Türkiye, elinden geldikçe mağdurların elinden tutup onlara yardım ediyor. Fakat koskoca ülkelerin hepsine aynı anda koşmak imkanın sınırlarını zorlamakta. Bu sorunlar evrensel olarak çözülmeli. Türkiye gibi, diğer güçlü ülkeler de insanların hayatını korumalı. Yetim oğluyla yalnız yaşayan bir Afgan kadının şu hikayesine denk geldim, Afganistan’da yer alan Helmand’da kadınların erkekler tarafından görülmesi yasaktır. Bu annemizin 19 yaşındaki oğlu Ahmed bir gün kapıya gelir ve dışarıda, palalı ve siyah sarıklı iki adam, tüfekler taşıyor der. Onlar, kırsal bölgeyi Afgan Ulusal Ordusundan geri almak için bir saldırı yürüten örgütün üyeleriydi. Adamlardan biri, “Hemen gitmezseniz herkes ölecek” diye uyardı. Sonrasında olaylar hiç hoş değil bu yüzden kısaca köyün devletine bağlı halklar olduğu gerekçesiyle katledildiğiyle sonuçlanıyor. İnsan haklarının özünü dahi yok sayan örgütlerin güç mücadelesi için aldığı masum canlar…

Afgan erkekleri çalışmak için yurdunu terk ederken bazı kadınlar örgütlenerek devletini, vatanını bırakmayacağını söyledi. Bu kadınlar uzunca süre gazetelerde manşet olarak yayınlandı. Fakat bu başkaldırının bedelini canlarıyla ödediler. Sanat, bilim ve eğitim düşmanı örgütün bu zülmüne sessiz kalmayan ilk ülke olan Türkiye kapılarını masum sivillere araladı. Şaşırtıcı olan şu ki Türkiye’ye sığınanların çoğu erkek ve çalışma çağında insanlardı. Vatanı savunabilecek güçte erkekler. Kadının ve çocukların daha korumasız olduğu savaşlarda öncelik kadın ve çocukların korunma altına alınması olmalıydı fakat gelenek görenekleri doğrultusunda hareket eden erkeklerin çoğu kendi başının derdine düşerek göç etti. Ne zordur anne olmak… Savaş ortamında anne olmayı, cephelere mühimmat ve yiyecek taşımayı en iyi Türk kadınlarıi anaları bilir. Bizler de mazlumun yanında, zalimin her daim karşısındayız. Umarız ki insanların sebepsizce katledilmediği, kadınların da eşit haklarla yaşadığı, demokratik ve laik muasır medeniyetleri evlatlarımız görür. Bizler göremiyoruz ama gelecek nesiller akıl ve bilim ışığında dünyayı yeniden inşa edecektir. Ulu önder, Türkiye Cumhuriyeti ilk ve en ulu lideri Mustafa Kemal ATATÜRK’ün şu sözleriyle noktalamak isterim.

  • Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin.
  • Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
  • Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.
  • Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. Bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir ilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardır. /// Mustafa Kemal ATATÜRK

NFT ve Kripto Cüzdan Nedir ?

NFT yeri doldurulamaz jetonlar anlamına gelir. Türkçe’de “değişmez jeton” veya “değişmez para birimi” olarak çevrilebilir. NFT aslında bir kripto para birimidir. Ancak bu tanımda para birimi, bildiğimiz tanımın dışında değeri olan herhangi bir varlık olabilir. Başka bir deyişle NFT, değeri olan ve toplanabilen bir dijital varlıktır. Bir NFT varlığı olarak sayılabilir; sosyal medyada oluşturduğunuz herhangi bir sanat eseri, video, tweet, web sitesi, resim, hikaye vb. olabilir. Tüm bu dijital varlıklar, gerekli koşulları sağladıklarında NFT haline gelebilirler. NFT kavramı, normal şartlar altında tahsil değeri olabilecek bir varlığın dijital dünyadaki yansıması olarak da tanımlanabilir. Örneğin, 1990’larda çok popüler olan ve koleksiyonluk olan kartlar ve futbol kartları bu varlıklara iyi örneklerdir. NFT’ler ve dijital para birimleri arasındaki fark, tüm NFT’lerin farklı şekilde tasarlanmış olmasıdır. Bu özellik onları benzersiz ve değişmez kılar. NFT’ler, diğer kripto para birimleri gibi blok zincirinde bulunur. Başka bir deyişle, NFT’ler tamamen dijital varlıklardır. Peki, bu durumda bir NFT ne yapardı? NFT’leri şu şekilde düşünebilirsiniz: Nasıl kripto para birimlerinin veya bitcoinlerin parasal karşılıkları varsa, NFT’lerin de dijital ortamda oluşturulmuş bazı karşılıkları vardır. Bunlar bir sanat formu, bir fotoğraf, bir edebiyat eseri vb. olabilir. NFT’nin değeri benzersizliğinden gelir. Yani bir NFT satın aldığınızda, başka kimsenin sahip olmadığı bir dijital varlığa sahip olursunuz. Bir NFT’ye sahip olmayı, kendinize dijital ortamda orijinal koda erişim sağlamak olarak düşünebilirsiniz.

NFT’ler, genellikle CryptoKitties geliştiricileri tarafından oluşturulan Ethereum uyumlu kod olan ERC-721 standardı kullanılarak oluşturulur. Buna ek olarak yeni geliştirilen bir diğer standart da ERC-1155’tir. Bu yeni standart aynı zamanda yeni fırsatlarla işbirliği yapma fırsatları da sağlar. Bu, benzersiz varlıklar olan NFT’lerin blok zincirlerinin birbiriyle uyumlu olduğu ve farklı uygulamalar arasında kolayca aktarılabileceği anlamına gelir. İlk Ethereum tabanlı NFT’ler 2015 civarında ortaya çıktı. CryptoKitties ise değişmez token teknolojisiyle ilk kez 2017 yılında adını duyurmuştu. O zamandan beri, NFT endüstrisi hızla büyüyor. NFT, aynı zamanda değişmez bir token; OpenSea, Nifty Gateway ve SuperRare gibi pazar yerlerinde alınıp satılabilir. NFT’lerinizi saklamak ve koleksiyon oluşturmak istediğinizde Meta MASK gibi cüzdan uygulamalarını kullanabilirsiniz. Ayrıca, NFT’ler sahibinin izni olmadan kopyalanamaz veya aktarılamaz.

Örnek olarak kendi yaptığım NFT’leri sergilediğim mağazama bakabilirsiniz.

Opensea NFT mağazam: https://opensea.io/mbrx

Kripto Cüzdan , hususi hesap kodu yani anahtarlarınızı saklayıp kripto paranızı güvenli ve erişilebilir halde saklar. Ayrıca Bitcoin ve Ethereum şeklinde kripto para birimleri transferi sağlar. Binance üzerinden açılan hesaplara otomatik tanımlanan cüzdanlar buna örnektir. Bu cüzdanlar arası transferleri çok hızlı ve ekonomik yapabiliyoruz. MetaMASK ise biraz daha nft alım satım ve kripto imzalamaya yöneliktir. Birbirinize uluslararası hediye göndermenin en ideal halidir kripto cüzdanlar. Siz de bize Hediye göndermek ister misiniz? Kripto cüzdan kodları

( Binance BTC wallet: 18PgZPRuMPJ1vaBsPhdR6g6jdL6NVtJCrS )

( BTC (BEP20): 0x2e928b36d15e5eefb942cd3f7b86446a624cd162 )

( ETH erc20: 0x2e928b36d15e5eefb942cd3f7b86446a624cd162 )

( MetaMASK wallet: 0xb0037E612859F8df371D66014DbE464C45A8076f )

Bilge

Bilgelik nedir? Bilginin ışığında yanmak ne hissettirir? Haydi gelin, biraz olsun bilginin kaynağına inelim!

Bilgi, insan için vazgeçilmez bir etkendir. Vücut için su ne kadar gerekliyse, sağlam bir zihin için de bilgi o kadar gereklidir.

Bilgelik ise o bilgiyi böbürlenmeden ince ince işlemektir. Tıpkı bir iğne oyası gibi… Yani asıl marifet bilge sıfatına erişebilmekte… Ama korkmayın, öyle sonsuz güce sahip olanlar değil kastettiğim. Öğrenmenin aşkı ile yanıp tutuşan ve öğrendiğini günlük hayatına aktarabilenlerden bahsediyorum.

Bilgelik sanırım biraz da olgunluğu beraberinde getiriyor. Sadece yılların rakamlarını değil, deneyimi de şart koşuyor.

Bundan bir 10 yıl önceki halini düşünsene 🙂 şimdiki sen ile bambaşka biri… Keza 2 yıl önceki sen de şimdiki sen değil. Değişen her şey gibi sen de değişiyorsun. Bilgelik yolunda adım atabiliyorsan, o bilgeliğe doğru yol alıyorsun. Düşünme gücün artık daha sakin ve emin adımlarla gerçekleşiyor. Eskisi gibi hoyrat yanın ara sıra olmuyor değil, oluyor elbette. Unutma ki bilgeler en çatlak insanlardır 🙂

Bir ışık süzgecinden geçip işte oldum demeden, kendini eksik hissedip ilerlemektir bilgelik. Bu eksikliği çaresizlik gibi düşünme. Yeni bir tuğla koymak için yer açmanın boşluğu gibi bir eksiklik bu.

İnsanın kafası doldukça öne eğilir; çok dik başlı olanların çoğu bilgisizliktendir.”

Bu söz çok şey anlatıyor aslında. Tıpkı bir buğday tanesi gibi bilgiyi topladıkça öne eğilen bir baş… Olgunluk ve dinginlik ile, haykırmadan, sessiz ve usulca… Olgunlaşan başaklar da tıpkı böyle eğilmiyor mu? Mevlana Hazretleri’nin “Hamdım, piştim, yandım” sözleri gibi..

Toy insan hamdır. Bilgiyle pişer ve piştikçe farkına varmadan yanar. Bu yanış elbette iyidir. Çünkü bilgelik yanmaktan gelir. Bir aşk, bir dert, bir gam ile yanmak… Çünkü bunlar bilgeliğin yakıcı unsurlarıdır.

Çok okumak çok yazmak gerek dostlar. İnsan, evrenin sırrına vardıkça düşünür hale geliyor. En büyük düşünürler de en iyi bilge sıfatına yakışıyor zannımca.

Bilgi bir okyanus, bizlerse küçük bir sandal… Bilgelik mertebesine ulaşma gayesinde olmak dileğiyle. Bilgiyle kalın…

Neye Sahipsin?

Yıllar sonra yaşlanmış bedenine bakıp anımsarsın geçmişi. Mutluluklar, hüzünler birikmiştir heybende. Gençliğin hoyrat yanı kalmıştır kalbinin bir köşesinde. Lakin olgun bir meyve gibi dalından koparılmayı beklersin.

Ey insan!

Her ne olursan, neye inanırsan, ne düşünürsen düşün. Bu hiç önemli değil. Bir bedende kalbine sahip çıkabilmektir mühim olan. Uykuya temiz bir vicdanla dalabilmektir.

Kimde ne kadar tebessüm ettirebildin bu zamana dek? Hangi yanlışa dur dedin de yalnız kaldın? Hangi haksızlığa bağrışınla sesin kısıldı ey insan?

Bu dünyaya gelme amacın hiçbir zaman anlamsız değil. Ve Tanrının istediği, ellerini ondan çekmemen. Sesini yalnızca haksızlığa ve hürriyete çıkarman… İnsanca kalabilmek için dünyayı paylaşabilmen… Senden istenilen yalnızca bu!

Elbette gençlik arzusu, kimi zaman gerçek olanı göstermeye yetmez. Yaş aldıkça yıllara meydan okuyan beyinler anlar zamanın yenikliğini. Ve o an yaşlı bedenler geçmişin ne de çabuk geçtiğini düşünür. Oysa geçmiş hiç geçmez, geçen yalnız zamandır.

Kimsenin kimseden üstünlüğü de yoktur. Dünyada anlam arayanlarsa üstünlüğün yücesidir. Yalnız bunu söyleyebilirim. Hiçbir hayvan diğerini kıskanmaz, böbürlenmez ben daha güzelim diye. Oysa insan kindardır, bencildir… Bir hayvan kadar olamıyoruz belki de 🙂

Alt ve üst sınıf ayrımı yapar kimi. Bu kişiler paranın kölesi olmuş korkaklardır. Bu dünyada parası olandan korkmayın sakın. Korkacağınız kişi parasızlığa alışmış olanlardır. Onlar ki her zorluğu görüp üstesinden gelenlerdir. Yine dimdik karşınıza çıkacak olanlar onlardır. Oysa zenginliği ile dünyaya hükümdar olduğunu sananlar, yoklukla sınandıkları vakit aciz bir kula dönüşür. İşte ondan korkmanıza gerek yoktur.

Bu ayrımı düşünen aciz varlıklar, yaşamın anlamını bir türlü bulamaz. Oysa anlam aramak yokluktan gelir. Varlık, eninde sonunda unutturur yaşam gayesini. Öyle bir hayale dalarsın ki hiçbir varoluş sancısı uğramaz bedenine. Eğer biraz olsun sancın varsa sen yüce birisin demektir insan. Yüceliğine sahip, merhametine destek çık… Unutma, insan olmak çok şeye sahip olmak değil, benliğine sahip çıkmakla ilgilidir.

Not: sizlere çok severek okuduğum “Viktor E. FRANKL ‘ın İnsanın Anlam Arayışı” kitabını öneriyorum. Sevgiyle kalın 🙂