Çeşm-i Siyah

İşte gidiyorum çeşm-i siyahım diyen Mahzuni Şerif gibi bu yazıda yüce dağlarda dolaşacağız.

Gelecek kaygıları ve güncel olaylardan etkilenen insanlar arasında birbirlerine karşı yoğun bir öfke ve nefret artarak devam etmekte. Bu öfkenin sebebi haberlerde de yükselen siyasetin nabzı ve bozulan üslubu, geçim derdi gibi sıralanabilir. Her insan bir yolcudur. Yaşam denen bu sonu ve başlangıcı belli yolun yolcularıyız. Tıpkı bitmekte olan kum saatinin kum taneleri gibi… Bu kadar kısa zamanda kendimize nasıl bir yol çiziyoruz? Standart asfalt yol üzerinde mi, asfalt yolun kenarındaki patika yollarda mı? Şansınızın size verdiği araç içersinde mi hayatınızda yol alıyorsunuz?

Hayatına anlam kat. Kısalan süreleri maksimum seviyede doldur. Diyor ya Einstein, izafiyet teorisinde mutlak zaman ve algıladığımız zaman arasındaki fark, sevgilinizle geçen 5 saniye ve elinizi yanan ateşe tuttuğunuz 5 saniye arasındaki fark gibidir. Birinde zaman su gibi akar gider, diğerinde acı ve istemsizlikle 5 saniye 5 dakika gibi gelir. Bu ikisi arasındaki farkı ayırt edebilmek önemlidir. Bu farkı ayırt edebilenler, asıl zamanı yönetebilenlerdir. İşte gidiyorum çeşm-i siyahım, önümüze dağlar sıralansa da… diyen Aşık Mahzuni, yaşadığı belki bir kaç saniyelik duyguları türkülerinde anarak yıllara sığdırmıştır. Günümüzde hatta belki daha uzun yıllar boyunca o bir kaç saniyelik duyguların zamandan çaldığı seneleri dinleyenler hissedebilecek.

İnsan yaşar, duyguları vardır sever, sevinir ve üzülür. Bazıları karşı cinse karşı gösterdiği kimyasal tepkinin elinde sürüklenir gider, bazıları mantığı takip eder, bazıları dolu dolu yaşar, bazıları ise sadece yaşar. Nefes alır verir ve iki ezan arası ömürle toprak olur. Bizlere ayırt etme gücünü veren yaratıcının bizlerden düşünmemizi, araştırmamızı istediği diğer canlılarla olan benzerliklerimiz değildir. Benzerlik ayırt etmez, farklılıklar önemlidir. Farklılıklar insanı insan yapar. Maymun ile insanın fizyolojisinin benzemesi maymunu insan yapmaz veya insanı maymun. İnsanı insan yapan ruhtur. Bu ruh iradedir. Karar verme değil, irade verilen kararların sonuçlarını tayin edebilme gücüdür. Bir maymun muzu soyabilir veya bir delikten çubuk geçirebilir. Önemli olan bu değil, o çubuğun nasıl oluştuğunu ve muzun içindeki oluşumun farkına varabilmektir.

Bilim insanları Evrim veya Adem-Hava’dan insanların geldiğini tartışırken tıpkı ereksiyon ve bir şeyleri büyütme, şişirme için yıllar ver kaynaklar tüketen diğer bilim insanları gibi zaman tüketmekte. Evrim gözlenen bir gerçektir fakat gerçekleri bilmemiz şuan için imkansız. Anı güzelleştirmek en büyük mesai oranımız olmalı. Nasılsa biz de insan embriyosundan geldik. Uzaydan ışınlanmadık 🙂 Kısa bir giriştir bu yazı. Yazısız geçen günler rutinini bozmak için kısa bir propagandadır bu yazı 🙂

Kitap okumaya ayrılan vakitler değerli vakitlerdir. Fakat bu aralar Rusya’nın izlediği ayı politikası yüzünden ona ayrılacak vakitlerimi gündeme ayırmaya başladım. Yakında Rusya- Ukrayna hakkında yazı gelecek orada bu konuyu tartışacağız.

Yazıların devamı için bizlerin de motiveye ihtiyacı var. Bize yapacağınız yorumlar ve beğeniler en büyük motive kaynağımızdır.

  • Mustafa BAHAR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s