ARAYIŞ

‘’ Bir fırtına tuttu bizi, Deryaya kardı.O bizim kavuşmalarımız, Mahşere kaldı…’’

İnsan ne ile yaşar, ne ile yaşamaz diye düşünürüz ya bazen. İnsan nelere alışır, nelere dayanamaz? Tam o vakit Şeker Portakalı kitabından bir kesit düşer aklıma.

“Zeze : Acılarım kaç gün sürecek Portuga ? Portuga : En fazla 40 gün. Zeze : 40 gün sonra geçecek mi? Portuga : Hayır, alışacaksın.” diyor ya kitapta.

Ademoğlu var oldukça, nefes aldıkça, yerinden kalkıp adım attıkça her şeye alışır. Her şeyle yaşar. Acıyla da, tatlıyla da. Kalabalık, yalnızlıkla da.

Mevlana der ya; “. Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile bir gün el olur, aklın şaşar.Dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur, öyle garip bir dünya.Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur…”Düşmem” dersin düşersin, “Şaşmam” dersin şaşarsın.En garibi de budur ya; “Öldüm” der durur, yine de yaşarsın.

Dünya sadece güzelden mi ibarettir? Değildir elbette. Gözyaşının yeri hayatımızda nerededir, hatanın yeri nerede ? İnsan var oldukça, hep bir arayış içerisinde. Kendinin, evrenin, dünyanın, hatta tanrının bile arayışı içerisinde.

Seyyidhan Kömürcü İnsan şiirinde ‘’Sanki kuyumu beğenmeye geldim.’’ şeklinde seslenir ya bizlere.

İnsan sürekli bir mutlak arayışında. Hep bir son peşinde. Oysa fani olan insan, nasıl mutlak bir duruma erişir? Hepimiz biliriz. Fani olan, gelip geçicidir.Fani insan nasıl bir mutlağa vakıf olur?

Sorunun cevabı net. Olmaz,olamaz . Bir konaklık zaman değil miydi dünya insana. Dünya yurdu gelip geçici değil miydi? Ömür dediğin bir ezan ile bir sela arası değil mi?Ölüm dahi bir mutlak son değil, ahiret yurdu var iken.

Neyin kaygısındayız, nelerin kavgasında.Bugün güzel olan yarın çirkin iken, bu ciddiye almalar niye? Belki bu gece ömrünüzün son gecesi iken, bu uyuklamalar boşa.Aldığınız nefes, gördüğünüz gün belki son iken, yüzünüzdeki acı yerini tatlı bir tebessüme bırakacak iken bu tasalanma niye.

İnsan ne yaparsa yapsın mutlak bir sona ulaşamaz. Her zaman iyi olamaz. Her zaman sağlıklı olamaz. Her şeyin zıttı ile anlam bulduğu bu dünyada ne iyilik mutlak, ne de kötülük.

Siz siz olun bugününüzü iyi değerlendirin. Mutlak arayışı içinde ömrünüzü heba etmeyin. Yürüdüğünüz yolu, kucakladığınız günü ziyan etmeyin. Vardır her işte bir hayır diyerek maddenin içindeki manayı keşfedin. Zihninizi yormayın, yüzünüzü soldurmayın. Gönlünüzü gamlandırmayın. Kıymet verip, vefayı ilke edinin. Rastlantılarınızı , olanlarınızı, olmayanlarınızı, eğrinizi,doğrunuzu sevin. Şimdi bir derin nefes alın ve mutlağı olmayan bu yolda devam edin vesselam.

Sağlıcakla kalın, varolun ey ehl-i dünya. Sağlıcakla…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s