liveterra tarafından yazılmış tüm yazılar

Eğitimci - Araştırmacı - Yazar

Okuduktan Sonra Hayata Karşı Bakışınızı Değiştirecek Kitaplar // Books That Will Change Your View On Life After Reading

-TR-

İnsan ne ile yaşar?

1984

Saklı Kalanlar Sebastian Barry

Dönüşüm

Çizginin Dışındakiler

Bülbülü Öldürmek

Nietzsche Ağladığında

Nutuk Mustafa Kemal Atatürk

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Tüfek Mikrop ve Çelik

Sofie’nin Dünyası

İlber Ortaylı Seyahatnamesi

Şeker Portakalı

Günlük Yaşamın Psikopatolojisi Freud

Bilinçaltı Freud

Bir İdam Mahkumunun Son Günü V. Hugo

Küçük Prens

Okulsuz Toplum ivan ilich

Bir eğitimci olarak sizlere beğendiğim, okuduğum kitaplar listemi sunuyorum. Burada yer alan kitaplar dünyaya karşı bakış açınızı geliştirecek ve düşünme yetinizi tetikleyecektir. Umarım beğenirsiniz.

-ENG-

As an educator, I present to you my list of books I liked and read. The books here will improve your perspective on the world and will trigger your thinking ability. I hope you will like it.

Bir Yakarış ve Saf İyilikten Kötülüğün Doğuşu / An Invocation and the Birth of Evil from Pure Good

Bu yazımda sitemize Aatrox karakterini davet ediyorum. Zamanın saf iyiliğinden, tutsak edilerek, taciz ve teacavüzlerle kan kusturulmuş saf kötülüğün doğuşuna şahitlik edeceksiniz.

-TR-

Ben Aatrox, kesici bir aletin içine hapsedilmiş doğaüstü bir varlığım.
Hayatın hapis bir kopyasıyım. Özgürlüğe karşı bir hakaretim.
Ben, eski ülkülerime edilmiş bir ihanetten beden buldum.
Tuzağa düşerek var edilmiş sonsuz bir hayata mahkum, aşağılık bir köleyim.
Onların canlarıyla beslenen bir canavara dönüşmeliyim.
Doğduğum uğursuz güne lanet etmeliler. Bizi ne biçim hayvanlara dönüştürmüşler?
Sadece bu pisliğin kanı ve bedeniyle ayakta durabilen etten yaratıklar olmuşuz.
Bu melun beden, bu hava, çürüyen et… hepsinden nefret ediyorum.
Daha ne kadar alçalabilirim?
Bir zamanlar ilahtım, şimdi tutsak oldum.
İçimde hiç iyi kalmadı.
Onu (İyilik) benden çalıp götürdüler.
Esaretimin bedelini acıyla ödeyecekler.
Bütün evrendeki hayat sona ermeden ben ölemem.
Şiddet ve içimdeki kin bana zincirlerimi unutturuyor.
Savaşa gidiyoruz.
Bırak vücutlarını parçalayayım, katliamın içinde kaybolayım, kıyımın ortasında gizleneyim.
Beni bu acıdan gizle (Tutsaklık), ama ölüm benim yegane bestem.
Ölmek için yalvarmıştım, şimdi ölüm getiriyorum. Bana canavar diyorlar.
O zaman nefretlerini, bir daha hiç kaybetmemek üzere bir kere daha kazanayım.
Hiçliğin karşısında dururdum, şimdi ise onunla yok olmaya hazırım.
Bugün karanlık bir amaç uğruna yola çıkıyorum ama eski gururumun gerektirdiği gibi davranacağım.
O sema, o iç içe geçmiş sonsuz gökyüzü şimdi nerede? nereye gitti?
Ölüm yine karşımda, keşke bana da kucak açsa…
Yenilip tutsak edildiğimi sanıyorlar ama ben boyun eğmem.
Bu kıyımda asalet var. Ne toprağı öpeceğim ne de bir araç gibi kullanılmaya boyun eğeceğim.
Lanetlenmiş olsam da bu dünyayı kendi karanlığımla yeniden şekillendireceğim.
Karanlığım bir uşak değil, zindanımın bana bir armağanı…
Karanlık ben miyim? yoksa karanlığa doğru mu ilerliyorum?
Yıldızlara dokundum ve binlerce güneşin göz kamaştıran ışığını gördüm.
Bu ihtişam beni böylesine kör etmişken, karanlıktan başka ne amacım olabilir ki?
Benim aradığım tek huzur, ölümün ta kendisi…
-Aatrox

-ENG-

In this article, I invite the character of Aatrox to our site. From the pure goodness of time, you will witness the birth of pure evil, blood-spiked by captivity, abuse and rape.

I am Aatrox, a supernatural being trapped inside a cutting tool.
I am a prison copy of life. I am an insult to freedom.
I am embodied by a betrayal of my old ideals.
I am a vile slave, condemned to an eternal life created by being trapped.
I must become a monster that feeds on their souls.
They should curse the unfortunate day I was born. What kind of animals have they turned us into?
We have become flesh creatures that can only stand on the blood and body of this filth.
This cursed body, this air, this rotting flesh… I hate it all.
How low can I go?
I was once a god, now I’m a prisoner.
It hasn’t been good for me.
They stole it (Goodness) from me and took it away.
They will pay dearly for my captivity.
I cannot die before all life in the universe ends.
Violence and hatred make me forget my chains.
We are going to war.
Let me dismember their bodies, get lost in the carnage, hide in the middle of my slaughter.
Hide me from this pain (Captivity), but death is my only song.
I begged to die. Now I bring death. They call me monster.
Then let me win their hate once again, never to lose them again.
I used to stand before nothingness, now I am ready to perish with it.
Today I set out for a dark cause, but I will act as my old pride requires.
Where is that sky, that intertwined endless sky now? where did it go?
Death is before me again. I wish he would hug me too…
They think I’ve been beaten and captured, but I won’t give in.
There is nobility in this slaughter. I will neither kiss the ground nor submit to being used as a tool.
Even if I am cursed, I will reshape this world with my own darkness.
My darkness is not a servant, my dungeon is a gift to me…
Am I the dark? Or am I heading towards the dark?
I touched the stars and saw the dazzling light of thousands of suns.
What purpose can I have but darkness when this magnificence has blinded me so?
The only peace I seek is death itself.
-Aatrox

Bu içeriği like butonundan beğenerek, bize yazıyı güzel bulduğunuzu gösterebilirsiniz.

You can show us that you find the article beautiful by liking this content with the like button.

Eğitim Nereye Gidiyor? / Where Is Education Going?

-TR-

Dünya üzerinde eğitim denince akla okullar gelmekte. Peki bu okullar ne kadar eğitime uygun? Eğitim kavramı tüm dünyada farklılık gösterse de eğitimin temel taşı tüm dünyada benzerlik gösterir. Eğitim nedir? Eğitim bilgiyi öğrenciye aktarmanın tüm süreçleridir. Eğitim, kasıtlı olarak öğretim programına uygun şekilde öğrencide pozitif bir değişim oluşturur.

Bir öğretmen gözüyle okulları ve eğitimcileri inceledim ve sizlere bunu bu yazıda sunuyorum. Okullarda en büyük problem şüphesiz ki çağın gerisinde kalmış eğitimcilerdir. Eğitimci geri kalmışsa eğitim de geri kalır. Buradaki gerilik sadece öğretim modelindeki gelenekselcilikte kalmak değil, çok yönlü bir geriliktir. Örneğin, teknoloji ve internet sayesinde global bir köy haline gelen dünyada akıllı tahtayı açamayan eğitimciler; sistemin sunduğu tüm fırstların önüne gerilmiş bir tel, ayağa takılmış bir taş gibidir. Neden mi? Sınıfta bir öğretmen imajı vardır. Bu imaj yıkılmamalıdır. Lider bir rehber imajı taşıması gereken bir eğitimcinin bir PDF dosyası veya videoyu sınıfta açarken öğrenciden yardım istemesi, az önce değindiğimiz imajı yerle bir etmektedir. Öğrenci, öğretmene yardım ettiğini düşünmez. Öğretmenin eksikliğini görür ve öğretmeninin bu cehaletini bir koz olarak saklar. Saklamasa dahi tüm sınıfta PDF açamayan B öğretmen, teknoloji cahili olarak afiş olmuştur. Öğrenciler arasında farklı bir ekosistem vardır. Kendi iletişim şekilleri ve anlayış tarzları vardır. Yetişkin bir öğretmenin düşünce yapısı ile çocuk veya ergen olan öğrencinin düşünce yapısı aynı değildir. Eğitimciler bu konuda çok dikkkatli olmalıdır. Neredeyse tüm dünyada milli eğitim kurumları kendi eğitimcilerine mesleki eğitim imkanı da sunmaktadır. Eksikleri olan eğitimciler bu eksikleri meslek içi eğitim ile kapatmalıdır. Eksikliğini bile bile kapatmayan zaten eğitimci profili dışına çıkar. Görev tanımını kendine de uygulamayan biri nasıl empati kurabilir ki?

Özel eğitim konusunda ise büyük bir yanlış anlaşılma mevcut. Günümüz eğitimcileri ve öğretmen adayları özel gereksinimli öğrencilerle temasa geçmeyi, palyaço kıyafeti giyip onları güldürme yolunda aramaktadır. Nerede bir özel gereksinimli öğrencilere yönelik program yapılsa alakasız palyaçolar ortaya çıkmakta. Palyaçonun komik olduğu da başka bir mevzu. Özel gereksinimli her öğrenci için palyaço komik mi acaba? Bu yanılgı giderek büyüyor. Görme engelli öğrencilerle acapella yapmak, duyma engelli öğrencilerle dokunma duyusunu etkin kılan etkinlikler yapmak, konuşamayan öğrencilerle pratikler yapmak yerine, bizim eğitimciler ve eğitimci adayları palyaço olmakta.

Eğitim yöneticileri, yani müdürler. Sürekli dizide yer alan “naber müdür” sahneleri aklınıza gelse de bu müdürler dizideki gibi sahada değil, dört duvar odasında ünvan zehirlenmesinin verdiği sarhoşlukla yaşayıp gitmekte. Ha bunlar bir de 50 yaş üstüdür. Ben 1. sınıfa giderken okul müdürü olan insanı şuan ilçenin sorumlu müdürü olarak görüyorum. Tüm dünyada bu durum böyle. Neden müdür imajı tüm akıllarda yaşlı? Genç müdür olamaz mı? Ufacık çocukların halinden, daha telefondan word dosyası okuyamayan, görev süresini tamamlamış emekliliğe oynayan kişiler ne anlar? Pubg, valorant hadi bunlar neyse land of legends nedir ne bilir bu kişiler? Öğrenci her zaman sizi bilmediğiniz noktadan vurur. Öğrenciler sizinle onlara gösterdiğiniz eksikleri araç olarak kullanarak dalga geçer. Şunu hatırlıyorum, bir çocuk öğretmenine spawn oldum dedi ve güldü. Öğretmen online derste webcam’e bakakaldı. Neden mi? Anlamadı. Öğrenci orada geldim, burdayım demek yerine, derse girdiğini oyunlarda karakterlerin oyuna girmeleri yani “spawn” olmalarına benzetti. Bu ufak bir örnek ama öğrencide bu ufacık nüans dahi “cahil öğretmen” imajı oluşturmaya yeterlidir. Öğrenci bu kadar derin düşünmez diye düşünüyorsanız bir kere sosyal bilgiler dersine girin. Emin olun sizin hiç önemsemediğiniz ufak noktalar, öğrenciler için bir soru olmakta.

– Öğretmen: Kırmızı ışıkta dururuz, yeşilde geçeriz.

-Öğrenci: Neden kırmızı öğretmenim? / neden yeşil öğretmenim?

Gördüğünüz gibi verilen örnek çoğaltılabilir.

Bir kitapta okumuştum. Eğitimle ilgili bu kitapta bir durum anlatılmakta ve yetişkin-öğrenci kıyaslaması yapılmakta. Bir dolap var, dolaba bir fil girdi, zürefa ise havuzda. Bir de kutuda olan fare var. Zürefayı Dolaba nasıl sokmalıyız? sorusuna yetişkinler boyutsal bağlamda cevaplar vermektedir. Mesela dolabın kapağını açık koyarız ikisi de sığar veya kesin cevaplarla sığmaz, olmaz…  Bunu nasıl yaparız sorusuna çocukların verdiği ilk cevap şudur, önce fili dolaptan çıkarırız sonra zürefayı dolaba sokarız. Görüldüğü üzere çocuk beyni yakından uzağa, basitten karmaşığa sıralı bir düzen izlemekte. Daha basit bir yapıda düşünmekte. Bu basitlik yetişkinler için önemsiz sayılır fakat bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir askeri, bir asker bir bölüğü, bir bölük bir orduyu sekteye uğratırmış. Ayrıntılar bazen çok önemlidir. Çocukları küçümsememeli. Bir eğitimci işinin kurdu olmak zorundadır. Her şeyi en iyi şekilde yaparak az fire vermelidir. Bu ve buna benzer konulara daha çok değineceğim. Uzun zamandır yazı yayımlamıyorum. Sağ olsun ki diğer yazar dostlarım sitemizi canlı tutuyor. Bir akademik yolda koşmaktayım. Türkiye’de bu aylar bayram tatili olarak benimsenir. Ben de bu bayramı fırsat bilip siteye bolca yazılar oluşturacağım. Umarım hala benimlesinizdir. Hepinize saygılarımı sunuyorum. Okuyan herkese teşekkür ederim. LiveTerra ile hayatta kalın.

-Mustafa BAHAR

Yorum yaparak sohbet başlatabilir, bize fikirlerinizi basit ve hızlı bir şekilde yorum bölmesi aracılığıyla sunabilirsiniz. Her yorumu itinia ile okuyoruz. Bizler için değerlisiniz.

-ENG-

When it comes to education in the world, schools come to mind. So how educational are these schools? Although the concept of education differs all over the world, the cornerstone of education is similar all over the world. What is education? Education is all the processes of transferring knowledge to the student. Education deliberately creates a positive change in the student in accordance with the curriculum.

I examined schools and educators from the perspective of a teacher and I present this to you in this article. The biggest problem in schools is undoubtedly the educators who are behind the times. If the educator lags behind, education also lags behind. The backwardness here is not just staying in traditionalism in the teaching model, it is a multi-faceted backwardness. For example, educators who cannot open the smart board in a world that has become a global village thanks to technology and the internet; A wire stretched before all the opportunities offered by the system is like a stone on a foot. You ask why? There is a teacher image in the classroom. This image should not be destroyed. When an educator who needs to carry the image of a leader guide asks the student for help while opening a PDF file or video in the classroom, it destroys the image we have just mentioned. The student does not think that he is helping the teacher. He sees the teacher’s lack and hides this ignorance of his teacher as a trump card. Teacher B, who could not open PDF in the whole class even if he did not hide it, became a poster as a technology ignorant. There is a diverse ecosystem among students. They have their own way of communicating and understanding. The mentality of an adult teacher is not the same as that of a child or adolescent student. Educators should be very careful in this regard. Almost all over the world, national education institutions also offer vocational training to their educators. Educators who have deficiencies should make up for these deficiencies with on-the-job training. Those who do not make up for their deficiencies on purpose, are already out of the educator profile. How can someone empathize who does not apply the job description to himself?

There is a big misunderstanding about special education. Today’s educators and teacher candidates seek to get in touch with students with special needs, to put on a clown outfit and make them laugh. Wherever a program for students with special needs is made, irrelevant clowns appear. Another thing is that the clown is funny. I wonder if the clown is funny for every special needs student? This misconception is growing. Instead of doing acapella with visually impaired students, doing activities that enable the sense of touch with hearing impaired students, and practicing with non-speaking students, our educators and educator candidates become clowns.

Educational administrators, that is, principals. Even if you think of the “what’s up with the manager” scenes in the series, these managers are not on the field as in the series, but in the four-wall room with the intoxication of title poisoning. Oh, they’re also over 50 years old. I see the person who was the school principal when I was in the 1st grade, now as the responsible manager of the district. This is the case all over the world. Why is the principal image old in all minds? Can’t he be a young manager? What do people who can’t read a word file on the phone yet, who have completed their term of office and play retirement, understand the state of little children? Pubg, valorant, come on, what do these people know what is land of legends anyway? The student always shoots you where you don’t know. Students make fun of you by using the shortcomings you show them as a tool. I remember this, a kid said to his teacher I spawned and he laughed. The teacher stared at the webcam in the online lesson. You ask why? He didn’t understand. Instead of saying “I came there, I’m here”, the student compared him to the fact that the characters enter the game, that is, “spawn” in the games. This is a small example, but even this tiny nuance is enough to create an image of an “ignorant teacher” in the student. If you think that the student does not think so deeply, take a social studies class once. Be sure, the little points that you don’t care about are a question for the students.

Teacher: We stop at the red light, we pass at the green.
-Student: Why is my teacher red? / why am I a green teacher?
As you can see, the given example can be multiplied.
I had read it in a book. In this book about education, a situation is explained and an adult-student comparison is made. There is a closet, an elephant entered the closet, the giraffe is in the pool. There’s also the mouse in the box. How should we put the giraffe in the closet? Adults give answers to the question in a dimensional context. For example, if we put the door of the closet open, both of them will fit, or with definite answers, it won’t… As you can see, the child’s brain follows a sequential order from near to far, from simple to complex. He thinks in a simpler way. This simplicity is considered insignificant for adults, but a nail can disrupt a shoe, a horse a horse, a horse a soldier, a soldier a company, a company an army. Details are sometimes very important. Children should not be underestimated. An educator has to be the wolf of his business.

It should give less wastage by doing everything in the best way. I will talk more about this and similar issues. I haven’t been posting for a long time. Thankfully, my fellow writers keep our site alive. I am running on an academic path. In Turkey, these months are accepted as a public holiday. I will take advantage of this holiday and create lots of articles for the site. I hope you are still with me. My respects to all of you. Thank you to everyone who reads. Survive with LiveTerra.

-Mustafa BAHAR

You can start a conversation by commenting, and you can present your ideas to us simply and quickly through the comment section. We read every comment with care. You are valuable to us.

Çanakkale GEÇİLMEZ! 🇹🇷

🇹🇷Korkma,

sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.


Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl, Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.


Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.


Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,
“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?


Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın… belki yarından da yakın.


Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı.


Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak, toprağı sıksan şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.


Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dînin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli


O zaman vecd ile bin secde eder –varsa- taşım;
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek Arş’a değer, belki başım.


Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!🇹🇷

Kahraman Türk ordusunun, işgalci kuvvetlere karşı verdiği inanılmaz mücadelenin sonucunda Çanakkale cephesi müdafaa edildi. Kahraman Türk ordusunun ulu şehitlerinin ruhu şad olsun.

Bir ölür, bin diriliriz! Bu vatan ilelebet payidar kalacaktır. İlelebet Türkiye Cumhuriyeti Devleti kalacaktır!

As a result of the incredible struggle of the heroic Turkish army against the invading forces, the Çanakkale front was defended. May the souls of the great martyrs of the heroic Turkish army rest in peace.

Çeşm-i Siyah

İşte gidiyorum çeşm-i siyahım diyen Mahzuni Şerif gibi bu yazıda yüce dağlarda dolaşacağız.

Gelecek kaygıları ve güncel olaylardan etkilenen insanlar arasında birbirlerine karşı yoğun bir öfke ve nefret artarak devam etmekte. Bu öfkenin sebebi haberlerde de yükselen siyasetin nabzı ve bozulan üslubu, geçim derdi gibi sıralanabilir. Her insan bir yolcudur. Yaşam denen bu sonu ve başlangıcı belli yolun yolcularıyız. Tıpkı bitmekte olan kum saatinin kum taneleri gibi… Bu kadar kısa zamanda kendimize nasıl bir yol çiziyoruz? Standart asfalt yol üzerinde mi, asfalt yolun kenarındaki patika yollarda mı? Şansınızın size verdiği araç içersinde mi hayatınızda yol alıyorsunuz?

Hayatına anlam kat. Kısalan süreleri maksimum seviyede doldur. Diyor ya Einstein, izafiyet teorisinde mutlak zaman ve algıladığımız zaman arasındaki fark, sevgilinizle geçen 5 saniye ve elinizi yanan ateşe tuttuğunuz 5 saniye arasındaki fark gibidir. Birinde zaman su gibi akar gider, diğerinde acı ve istemsizlikle 5 saniye 5 dakika gibi gelir. Bu ikisi arasındaki farkı ayırt edebilmek önemlidir. Bu farkı ayırt edebilenler, asıl zamanı yönetebilenlerdir. İşte gidiyorum çeşm-i siyahım, önümüze dağlar sıralansa da… diyen Aşık Mahzuni, yaşadığı belki bir kaç saniyelik duyguları türkülerinde anarak yıllara sığdırmıştır. Günümüzde hatta belki daha uzun yıllar boyunca o bir kaç saniyelik duyguların zamandan çaldığı seneleri dinleyenler hissedebilecek.

İnsan yaşar, duyguları vardır sever, sevinir ve üzülür. Bazıları karşı cinse karşı gösterdiği kimyasal tepkinin elinde sürüklenir gider, bazıları mantığı takip eder, bazıları dolu dolu yaşar, bazıları ise sadece yaşar. Nefes alır verir ve iki ezan arası ömürle toprak olur. Bizlere ayırt etme gücünü veren yaratıcının bizlerden düşünmemizi, araştırmamızı istediği diğer canlılarla olan benzerliklerimiz değildir. Benzerlik ayırt etmez, farklılıklar önemlidir. Farklılıklar insanı insan yapar. Maymun ile insanın fizyolojisinin benzemesi maymunu insan yapmaz veya insanı maymun. İnsanı insan yapan ruhtur. Bu ruh iradedir. Karar verme değil, irade verilen kararların sonuçlarını tayin edebilme gücüdür. Bir maymun muzu soyabilir veya bir delikten çubuk geçirebilir. Önemli olan bu değil, o çubuğun nasıl oluştuğunu ve muzun içindeki oluşumun farkına varabilmektir.

Bilim insanları Evrim veya Adem-Hava’dan insanların geldiğini tartışırken tıpkı ereksiyon ve bir şeyleri büyütme, şişirme için yıllar ver kaynaklar tüketen diğer bilim insanları gibi zaman tüketmekte. Evrim gözlenen bir gerçektir fakat gerçekleri bilmemiz şuan için imkansız. Anı güzelleştirmek en büyük mesai oranımız olmalı. Nasılsa biz de insan embriyosundan geldik. Uzaydan ışınlanmadık 🙂 Kısa bir giriştir bu yazı. Yazısız geçen günler rutinini bozmak için kısa bir propagandadır bu yazı 🙂

Kitap okumaya ayrılan vakitler değerli vakitlerdir. Fakat bu aralar Rusya’nın izlediği ayı politikası yüzünden ona ayrılacak vakitlerimi gündeme ayırmaya başladım. Yakında Rusya- Ukrayna hakkında yazı gelecek orada bu konuyu tartışacağız.

Yazıların devamı için bizlerin de motiveye ihtiyacı var. Bize yapacağınız yorumlar ve beğeniler en büyük motive kaynağımızdır.

  • Mustafa BAHAR

Yeni Uygulamamız Çıktı / NEW APP (LiveTerra APP)

LiveTerra APK V02.06.2022

Merhaba dostlar, sizlerin yazılara daha hızlı ulaşabilmesi için reklam içermeyen, giriş istemeyen hızlı site görüntüleme uygulaması oluşturduk. Google Playstore uygulamayı barındırmak için yüklü ücret istediği için uygulamayı doğrudan paylaşıyorum. Teşekkürler.

  • LiveTerra_Crew Mustafa BAHAR

#1 Çıldırmak ( Al pacino )

#1 GO MAD ( Al pacino )

Bu seride süper oyunculukları ele alacağım. İlk aktörümüz Al Pacino diye bilinen Alfredo James Pacino . Al pacino akıllarda kalan replikleriyle 1900 yıllarının sonuna damgasını vuran biri. Neredeyse çoğumuz gta vice oynamışızdır. Bu oyun tamamen Al Pacino’nun Scarface filminden alıntıdır. Tony Montana karakterini oyunda canlandırılıp, filmdeki Malibu club bile kopyalanıp aynen oyuna aktarılmıştır.

AL PACINO (Scarface)


Scarface filmi, Küba’lı göçmen birinin sıfırdan yükselerek uyuşturcu madde mafyası olmasını anlatmaktadır. Filmin başrolü Tony Montana yani Al pacino filmde hırsına yenik düşerek herkese kafa tutmuş, Tony montana başka bir mafya tarafından villası bir gece basılarak öldürülmüştü. Filmde çıldırma serimize konu olan sahne Tony Montana’yı sevgilisi terk ettikten, Tony’nin kardeşi vurulduktan ve Tony’nin villası basıldıktan sonra deliye dönerek kurşunların üstüne yürüdüğü sahnedir.


Scent of a Woman

Bu filmde kör bir gazi yarbayı canlandıran Al Pacino, bir hayaller listesi oluşturur. Bu hayaller arasında kör gözle ferrari sürmek de vardır.

Hayallerin sonunda kafasına sıkmak için dolu bir silah saklayan Al Pacino intihar sahnesinde etkileyici bir sinir krizi konuşmasıyla Çıldırma listemize girdi.



And Justice for All

Bu filmde bir avukatı canlandıran Al Pacino genç ve doğruları savunan avukat rolünü kendi tarzında bizlere sevdiriyor. Filmde bir hakimin kendi zevkleri uğruna bir genç kıza tecavüz edip darp etmesinden sonra genç kızın hakime karşı verdiği hukuksuzluk savaşını gören Al Pacino çıldırarak kendi müvekkili olan hakimin tüm suçlarını duruşma sırasında yetkili başka hakime bağıra bağıra çıldırarak anlatıyor.


Serinin devamının gelmesini istiyor musunuz?

Seriyi beğendiyseniz ve devamını istiyorsanız siteye abone olduktan sonra, yazıyı beğenerek ve yorumlarda fikirlerinizi yazarak bize gösterebilirsiniz.

Microsoft Word’de Rapor Yaz (Taktikler)

Amaç Belirle

Rapora başlamadan önce, ilk olarak neden yazdığınızı bilmelisiniz. Teknik bir süreci tanımlamak, arka plan bilgilerini paylaşmak veya bir projedeki ilerlemeyi göstermek için hazırlanabilir.

Örnekleme Karar Ver

İkinci önemli husus, hedef kitlenizi oluşturmaktır. Ne hakkında konuştuğunu anlayabilecekler mi? Raporu okuyacak farklı seviyelerde okuyucular var mı? Okuyucunun konuyla ilgili bilgisi, eklemeniz gereken bilgileri büyük ölçüde etkileyecektir.

Konuyu Netleştir

Ne hakkında konuştuğunu biliyor olmalısın. Bu nedenle, konuyu araştırın ve amacınızı kanıtlamak için ilgili tüm bilgileri ekleyin. Kişisel görüşlere değil gerçeklere dayalı bir sonuca vardığınızdan emin olun. Bilgiler doğru, güncel ve iyi referanslandırılmış olmalıdır. Ayrıca amacınızı desteklemek için dergiler, gazete makaleleri, kitaplar, web siteleri, broşürler, ham veriler, yıllık raporlar ve konuşmalar gibi çeşitli kaynakları kullanın. sitelere bağlı kalmayın.

Raporun Ana Hatlarını Çıkar

Araştırmayı yaptınız, yazılmayı bekleyen bir ton bilgi var. Baştan sona hızlıca gezinmenize yardımcı olacak, ara noktaların şeması olacak raporun son taslağını hazırlayın. Örneğin:

  • Giriş sayfası
  • İçindekiler
  • Tanıtım
  • Özeti
  • Raporun Gövdesi
  • Çözüm
  • Öneriler
  • Ekler
  • Bibliyografya ve Referanslar

Düzenleme ve Bitirme

Raporunuzu yapılandırdıktan sonra, başlıkları içerikle doldurmanın zamanı geldi. İlk önce yazım ve dil bilgisine aldırış etmeyin, düzenlersiniz. Fikirlerinizi sunmaya ve destekleyici kanıtlar kullanmaya odaklandığınızdan emin olun. Argümanınızın ana hatlarını çizin ve ana fikirlerinizi ortaya koyan birkaç cümle yazın. Alıntı yapmaya değer bir şey bulursanız, alıntı yapın.

Metnin genelini yazınca baştan sona dikkatle okuyun “Bu bilgi şunu gösteriyor…”, “Başka bir deyişle…”, “Benzer şekilde…” gibi geçiş sözcükleri ile okuyucunun anlamasına rehberlik ettiğinizden ve ilgili ve önemli noktaları vurguladığınızdan emin olun.

Son olarak, düzeltme aşamasında okunaklılığı, dilbigisi ve sadeliği ile ilgili tüm bilgileri ve mantıksal akışını iki kez kontrol etmek için zaman ayırın.

Kontrol Listesi

Son olarak sizlere şöyle bir liste hazırladım bakarak son kontrolleri yapabilirsiniz.

  • Başlık, Adınız, Tarih, Raporun kime ait olduğu ve raporun ne hakkında olduğuna dair olası bir açıklama ile başlık sayfasını tamamladı.
  • İçindekiler sayfası uygun başlıklara sahiptir ve sayfa numaraları doğrudur.
  • Giriş bölümünün kilit noktaları, raporun kapsamını ve ulaşmak istediği hedefi kapsadığından eminsiniz.
  • Tabloların üstüne ve resimlerin/grafiklerin altına başlıklar eklediniz.
  • Raporun içeriği, bilgileri açık, mantıklı, gerçeğe dayalı, konuyla ilgili mi, konuya uygun bir şekilde sunuluyor mu?
  • Sonuç, sonuçları belirtiyor mu, ana fikri yeniden ifade ediyor mu ve herhangi bir yeni bilgi içermiyor mu?
  • Başlıklar ve alt başlıklar açıkça etiketlenmiş mi?
  • Alıntılarla ilgili, güncel ve doğru referans verilmiş mi? Formatı doğru mu? (apa)

Rapor Yazma için Faydalı Bazı Microsoft Word Özellikleri

Özel Yapıştır’ı kullanın

Çoğumuz için, Word’e metin veya resim kopyalamamız gerektiğinde, CTRL+V kısayolu gayet iyi. Ancak bazen kopyalanan verileri resim olarak Excel verileri gibi başka bir biçime yapıştırmak isteyebiliriz. Özel Yapıştır komutuyla , başka bir programdan Word’e bir resim, sunum verisi, tablo veya nesne yapıştırdığınızda biçimi atabilir veya biçimi belirtebilirsiniz.

Microsoft Excel’de: Kopyalamak istediğiniz hücreleri seçin ve vurgulayın > CTRL+C’ye basın.

Microsoft Word’de: Ana Sayfa > Yapıştır > Özel Yapıştır seçeneğine gidin . Özel Yapıştır’ı seçin  ve iletişim kutusundan Microsoft Office Excel Çalışma Sayfası Nesnesi’ni seçin .

Düzen ve Tasarım

Bir raporun sunumu, ilk etapta birinin bir raporu okumasını sağlayan şeydir ve bu nedenle raporunuzun iyi sunulması çok önemlidir. Okumak için dört rapor seçeneğiniz olsaydı, hangisini seçerdiniz?

  1. El yazısıyla yazılmış bir rapor.
  2. Siyah beyaz basılmış bir belge.
  3. Normal A4 kağıda renkli olarak basılmış bir rapor.
  4. Renkli basılmış, akılda kalıcı bir başlık sayfası olan, düzgünce sınırlandırılmış ve sade bir rapor mu?

4 diyorsun dimi… İyi tasarlanmış bir raporun okunması daha kolaydır. Okumak için zamanınız olmadığında hızlıca gözlerle taramak da daha kolaydır. Bu yüzden üstbilgi ve altbilgilerinize ve farklı stil ve temalara biraz zaman ayırmanız gerekiyor.

  • Bir Kapak Sayfasıyla Başlayın
  • İçindekiler Tablosu Yap
  • Üstbilginizi ve Altbilginizi Oluşturun
  • Sayfa Numaraları Ekle

  • Doğru Yazı Tiplerini Seçin
  • Paragrafların Stilini Oluşturun
  • Stilleri ve Temaları Kullanın
  • Altyazılar
  • Sayfa Kenarlıkları ile Süsleyin

1. Bir Kapak Sayfasıyla Başlayın

İlk sayfa, okuyucunuzla ilk temas noktasıdır. Aynı zamanda olumlu bir izlenim bırakmak için bir fırsattır. 

Ekle > Sayfa Grubu > Kapak Sayfası’na gidin .

2. İçindekiler Tablosu Yapın

Referanslar sekmesinin altında, anahatlarınızı alan ve sizin için tasarlayan bir İçindekiler Tablosu otomatik aracı vardır. Ayrıca, bir şeyi değiştirmek istediğinizde kolayca güncel tutabilirsiniz. Üstbilginizi ve Altbilginizi Oluşturun Ekle’yi seçin , ardından gruptan Üstbilgi veya Altbilgi’yi seçin. Yerleşik galeri, aralarından seçim yapabileceğiniz çeşitli seçenekleri gösterir.

4. Sayfa Numaraları Ekleyin

Sayfa numaraları en iyi alt bilgide görünür (yukarıdaki resimdeki gibi üst bilgiden farklı olarak). Ekle > Sayfa Numarası düğmesinden temel bir sayfa numarası ekleyebilirsiniz  . Ayrıca , üst bilgi ve alt bilgiyi eklediğinizde görünen Tasarım sekmesinden de ekleyebilirsiniz.

Doğru Yazı Tipini Seçin ve Stillendirin

Tüm yazı tipi seçenekleri Ana Sayfa sekmesinde mevcuttur. Ana Sayfa > Yazı Tipi seçeneğine gidin .Baskerville ve Georgia, aşırı kullanılmış Times New Roman’a iyi birer alternatiftir.

 Paragrafları Stillendirin

Ana Sayfa > Stiller’e gidin . Değiştirmek istediğiniz stile sağ tıklayın ve Değiştir’i seçin . İletişim kutusunun altındaki Biçim > Paragraf’a tıklayın . Şimdi paragrafın aralığını, girintisini ve hizalamasını değiştirin. Diyalogları kapatmak için Tamam’a tıklayın .

Raporunuzu Sonlandırın

Şimdi, raporu yetkisiz değişikliklerden ve intihalden korumak için güvenlik önlemlerini almalısınız. Bu güvenlik önlemleri, elektronik dosyanızı paylaşmadan önce ekstra bir özgünlük düzeyi sağlayacaktır.

İmzalar

Belgede, imlecinizi imza satırı oluşturmak istediğiniz yere getirin.

1. Ekle  > Metin  grubu > İmza Satırı’na  gidin ve  Microsoft Office İmza Satırı’na tıklayın .

Filigran Ekle

1. Tasarım  > Sayfa Arka Planı’na gidin  ve  Filigran’ı seçin . Filigran düğmesi yalnızca Yazdırma görünümünde etkinleştirilecektir.

Belgeleri “Salt Okunur” Yapın

Bir belgeyi korumanın üç yolu vardır.

İlk olarak — Belgenizi “salt okunur” yapın.

Bu, belgenizin yalnızca okunabilmesini sağlar. Düzenlemelerin önüne geçer.

1. Dosya sekmesi >  Bilgi  >  Belgeyi Koru  >  Son Olarak İşaretle’ye gidin.

İkinci — Belgenizi Parolayla Koruyun.

Bir parola engeli ile belgenizi istenmeyen düzenlemelerden koruyun.

1. Belgeyi Koru altında, Parola ile Şifrele’yi seçin . Bir parola yazın ve Tamam’ı tıklayın .

Raporunuz hazır. Bir başka yazımızda diğer office uygulamalarını da ele alacağım. Beğendiyseniz beğenerek ve yorum yaparak bunu bize gösterebilirsiniz.

Afgan Kadınlarının Tek Suçu (Kadın Olmak)

Kırsal kesimde, sivillere yönelik bitmek bilmeyen katliamların baş mağdurudur Afgan kadınlar. Afganistan veya İran gibi sert dini kuralları olan ülkelerde,hayattan soyutlanmak kadınlar için alışılagelmiş bir durumdur. İnsan olarak bile değer görmeyen kadınlar sokağa erkeksiz, örtüsüz çıkamamakta. Çıkarsa ağır suçlar işlemişçesine katı şekilde yargılanmakta. Sokakta sırf bunu denetlemek için ahlak polisleri devriye atmakta. Günümüz gelişen toplumlarında bu şekilde çağ dışı kalmış toplumlara da rastlamak insanı üzüyor. Kadınların Türk geleneğinde çok değerli olması da buna ettiğim sitemin en büyük kaynağı. Biz Türkler için eskiden beri hakan diye nitelediğimiz ülke hükümdarlarımızın yanında kadınları da hatun adıyla kurultaya başkanlık ederdi. Hakan’ın karısının hükümleri de ülkeyi yöneten hakan kararlarıyla eşit ağırlıktaydı. Fakat komşularımız aynı değeri vermemekte gün geçtikçe işin suyunu çıkarmakta. Özellikle İran gibi şeriatla yönetilen ülkelerde kadın neredeyse yok sayılıyor. Çalışamıyor, gezemiyor, gerçek anlamda yaşayamıyor. Kadınların haklarının kısıtlanması insan hakları beyannamesine de aykırı fakat o ülkeler bunu pek umursuyor gibi görünmüyor. Afganistan, Suriye gibi iç savaşların yaşandığı ülkelerin kurtulmak için misafir olduğu en demokratik ve insanlara saygı duyan ülkelerden olan Türkiye, her yıl milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. Buraya gelen arap asıllı kadınlar belki hayatlarında ilk kez alışveriş merkezlerine, çarşıyai sokağa çıkıyor, araba kullanıp özgürce konuşabiliyor. Afganların yüzde yetmişinden fazlası şehirlerde yaşamıyor. Kırsal alanlarda, ABD liderliğindeki koalisyon ve onun Afgan müttefikleri altındaki yaşam tamamen tehlike haline geldi. Üzülerek dindaşlarımızın katline şahit oluyor, sivillerin sebepsiz yere işkence çektiğini görüyoruz. Hiçbir insanın kötü muamele görmesine razı olmayan koruyucu bir güç olan Türkiye, elinden geldikçe mağdurların elinden tutup onlara yardım ediyor. Fakat koskoca ülkelerin hepsine aynı anda koşmak imkanın sınırlarını zorlamakta. Bu sorunlar evrensel olarak çözülmeli. Türkiye gibi, diğer güçlü ülkeler de insanların hayatını korumalı. Yetim oğluyla yalnız yaşayan bir Afgan kadının şu hikayesine denk geldim, Afganistan’da yer alan Helmand’da kadınların erkekler tarafından görülmesi yasaktır. Bu annemizin 19 yaşındaki oğlu Ahmed bir gün kapıya gelir ve dışarıda, palalı ve siyah sarıklı iki adam, tüfekler taşıyor der. Onlar, kırsal bölgeyi Afgan Ulusal Ordusundan geri almak için bir saldırı yürüten örgütün üyeleriydi. Adamlardan biri, “Hemen gitmezseniz herkes ölecek” diye uyardı. Sonrasında olaylar hiç hoş değil bu yüzden kısaca köyün devletine bağlı halklar olduğu gerekçesiyle katledildiğiyle sonuçlanıyor. İnsan haklarının özünü dahi yok sayan örgütlerin güç mücadelesi için aldığı masum canlar…

Afgan erkekleri çalışmak için yurdunu terk ederken bazı kadınlar örgütlenerek devletini, vatanını bırakmayacağını söyledi. Bu kadınlar uzunca süre gazetelerde manşet olarak yayınlandı. Fakat bu başkaldırının bedelini canlarıyla ödediler. Sanat, bilim ve eğitim düşmanı örgütün bu zülmüne sessiz kalmayan ilk ülke olan Türkiye kapılarını masum sivillere araladı. Şaşırtıcı olan şu ki Türkiye’ye sığınanların çoğu erkek ve çalışma çağında insanlardı. Vatanı savunabilecek güçte erkekler. Kadının ve çocukların daha korumasız olduğu savaşlarda öncelik kadın ve çocukların korunma altına alınması olmalıydı fakat gelenek görenekleri doğrultusunda hareket eden erkeklerin çoğu kendi başının derdine düşerek göç etti. Ne zordur anne olmak… Savaş ortamında anne olmayı, cephelere mühimmat ve yiyecek taşımayı en iyi Türk kadınlarıi anaları bilir. Bizler de mazlumun yanında, zalimin her daim karşısındayız. Umarız ki insanların sebepsizce katledilmediği, kadınların da eşit haklarla yaşadığı, demokratik ve laik muasır medeniyetleri evlatlarımız görür. Bizler göremiyoruz ama gelecek nesiller akıl ve bilim ışığında dünyayı yeniden inşa edecektir. Ulu önder, Türkiye Cumhuriyeti ilk ve en ulu lideri Mustafa Kemal ATATÜRK’ün şu sözleriyle noktalamak isterim.

  • Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin.
  • Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
  • Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.
  • Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. Bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir ilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardır. /// Mustafa Kemal ATATÜRK

NFT ve Kripto Cüzdan Nedir ?

NFT yeri doldurulamaz jetonlar anlamına gelir. Türkçe’de “değişmez jeton” veya “değişmez para birimi” olarak çevrilebilir. NFT aslında bir kripto para birimidir. Ancak bu tanımda para birimi, bildiğimiz tanımın dışında değeri olan herhangi bir varlık olabilir. Başka bir deyişle NFT, değeri olan ve toplanabilen bir dijital varlıktır. Bir NFT varlığı olarak sayılabilir; sosyal medyada oluşturduğunuz herhangi bir sanat eseri, video, tweet, web sitesi, resim, hikaye vb. olabilir. Tüm bu dijital varlıklar, gerekli koşulları sağladıklarında NFT haline gelebilirler. NFT kavramı, normal şartlar altında tahsil değeri olabilecek bir varlığın dijital dünyadaki yansıması olarak da tanımlanabilir. Örneğin, 1990’larda çok popüler olan ve koleksiyonluk olan kartlar ve futbol kartları bu varlıklara iyi örneklerdir. NFT’ler ve dijital para birimleri arasındaki fark, tüm NFT’lerin farklı şekilde tasarlanmış olmasıdır. Bu özellik onları benzersiz ve değişmez kılar. NFT’ler, diğer kripto para birimleri gibi blok zincirinde bulunur. Başka bir deyişle, NFT’ler tamamen dijital varlıklardır. Peki, bu durumda bir NFT ne yapardı? NFT’leri şu şekilde düşünebilirsiniz: Nasıl kripto para birimlerinin veya bitcoinlerin parasal karşılıkları varsa, NFT’lerin de dijital ortamda oluşturulmuş bazı karşılıkları vardır. Bunlar bir sanat formu, bir fotoğraf, bir edebiyat eseri vb. olabilir. NFT’nin değeri benzersizliğinden gelir. Yani bir NFT satın aldığınızda, başka kimsenin sahip olmadığı bir dijital varlığa sahip olursunuz. Bir NFT’ye sahip olmayı, kendinize dijital ortamda orijinal koda erişim sağlamak olarak düşünebilirsiniz.

NFT’ler, genellikle CryptoKitties geliştiricileri tarafından oluşturulan Ethereum uyumlu kod olan ERC-721 standardı kullanılarak oluşturulur. Buna ek olarak yeni geliştirilen bir diğer standart da ERC-1155’tir. Bu yeni standart aynı zamanda yeni fırsatlarla işbirliği yapma fırsatları da sağlar. Bu, benzersiz varlıklar olan NFT’lerin blok zincirlerinin birbiriyle uyumlu olduğu ve farklı uygulamalar arasında kolayca aktarılabileceği anlamına gelir. İlk Ethereum tabanlı NFT’ler 2015 civarında ortaya çıktı. CryptoKitties ise değişmez token teknolojisiyle ilk kez 2017 yılında adını duyurmuştu. O zamandan beri, NFT endüstrisi hızla büyüyor. NFT, aynı zamanda değişmez bir token; OpenSea, Nifty Gateway ve SuperRare gibi pazar yerlerinde alınıp satılabilir. NFT’lerinizi saklamak ve koleksiyon oluşturmak istediğinizde Meta MASK gibi cüzdan uygulamalarını kullanabilirsiniz. Ayrıca, NFT’ler sahibinin izni olmadan kopyalanamaz veya aktarılamaz.

Örnek olarak kendi yaptığım NFT’leri sergilediğim mağazama bakabilirsiniz.

Opensea NFT mağazam: https://opensea.io/mbrx

Kripto Cüzdan , hususi hesap kodu yani anahtarlarınızı saklayıp kripto paranızı güvenli ve erişilebilir halde saklar. Ayrıca Bitcoin ve Ethereum şeklinde kripto para birimleri transferi sağlar. Binance üzerinden açılan hesaplara otomatik tanımlanan cüzdanlar buna örnektir. Bu cüzdanlar arası transferleri çok hızlı ve ekonomik yapabiliyoruz. MetaMASK ise biraz daha nft alım satım ve kripto imzalamaya yöneliktir. Birbirinize uluslararası hediye göndermenin en ideal halidir kripto cüzdanlar. Siz de bize Hediye göndermek ister misiniz? Kripto cüzdan kodları

( Binance BTC wallet: 18PgZPRuMPJ1vaBsPhdR6g6jdL6NVtJCrS )

( BTC (BEP20): 0x2e928b36d15e5eefb942cd3f7b86446a624cd162 )

( ETH erc20: 0x2e928b36d15e5eefb942cd3f7b86446a624cd162 )

( MetaMASK wallet: 0xb0037E612859F8df371D66014DbE464C45A8076f )

Motivasyon Problemleri ve Çözümler

Üç yaygın motivasyon sorunu görüyorum, Eğitim: Öğrenmek için yeterli motivasyonunuz yok; Kaygı; Öğrenmeye çok isteksizsiniz; Dikkatin dağılması: Sizi daha fazla motive eden başka şeyler var.

Yapacak çok şeyiniz varsa ancak bunu yapmak için kendinizi motive edemiyorsanız, sorun genellikle bu kategorilerden birine veya birkaçına girer. Eğitim sorununda Öğrenme dürtüsü olmadan başlamak zordur. Zayıf dürtüler aile üyelerinden, öğretmenlerden veya işverenlerden beklentileri içerebilir. Yapman gereken ama yapmak istemediğin şeyler. Mesela ödevler… Buradaki sorun, bu uyarıcıların genellikle onlardan kaçınarak karşılanabilmesidir. Anne babanı sakinleştirmek, iyi notlar almak için çok çalışmaktan çok daha kolaydır, bu yüzden sonunda elde ettiğin şey kayıtsızlıktır. Düşük not alırsın suçu başka şeylere atar çarpıtır ailenin gönlünü alırsın. Bu durumu tersine çevirebilirsiniz, ancak başlamak için zorlayıcı bir vizyona ihtiyacınız var. Kamu Personeli sınavı için atanıp düzenli iş ve maaş kazanmak gibi.

Anksiyete sorunları


Bazen öğrenme isteği duyarsınız ama yine de ertelersiniz. Niye? Ödüllerden mahrum kalmaktan ziyade ceza hakkında endişeleniyorsunuz. Korku, başarısızlık, olumsuz geri bildirim veya kötü performans gibi dönütlerle karşılaşmaktan kaynaklanabilir.

Neyse ki, kaygı hakkında biraz araştırma yaparsak, kendinizi sevmediğiniz şeylere maruz bırakırsanız ve kötü bir şey olmazsa, tepki azalma eğilimi gösteriyor. Yani ilk kez araba süren biri kaza yapma korkusuyla kaygı duyabilir. Aracı kaza yapmadan sürdükten sonra bu kaygı azalacak, zamanla kaybolacaktır. Biz buna psikolojide sönme diyoruz. Her çalışmaya, soruları tamamen yanlış anlayacağınızı düşünerek başlayın. İlk deneme testinizi başarısız olacağınızı düşünerek yapın.
İlk on tanesini unutmak amacıyla bilgi kartlarınızı açın. Bu sayede yordağınız yani tahmin edebildiğiniz sonuçla karşılaşınca fazla kaygı duymazsınız. Sınava çalışan bireyler ilk denemelerinde düşük alacağını, sonradan kendisini geliştirdikçe netleri yükselteceğini kendine kabullendirip çalışmalara başlarsa kötü deneme sonuçlarıyla ders çalışmaktan vazgeçmez, aksine daha iyisini yapacağını düşündüğü için kötü sonuçlar bireyi güdüler.

Dikkat dağınıklığı sorunları

Eğer ders çalışmaktan başka bir şey yapma isteğiniz varsa, dikkatiniz dağılır.
Bu, özellikle dikkat çalma mekanizmalarının her zamankinden daha güçlü olduğu mevcut ortamımızda geçerlidir yani konfor alanımızda. Ancak dikkat dağınıklığı her zaman kötü bir şey değildir. Bir kitabı sıkıcı göründüğü için bırakmak irade eksikliği değil, okunmamış kitaplarla dolu bir dünyada ilginç kitaplara bağlı kalmanız gerektiğini anlamaktır. Yeni hedef daha önemliyse, projeler arasında geçiş yapmak da yardımcı olabilir. At gözlüklerini çıkarıp başka yolların da olduğunu görmek, bunu kavramak bilişsel gelişimin üst basamağıdır. Maslow’un kendini gerçekleştirme basamağı gibi…
Çözüm, zihniniz için duvarlarla çevrili bir bahçe inşa etmektir. Bu zihinsel algoritmaların ne için kullanıldığını devre dışı bırakmadan kötü niyetli dikkat dağınıklığını önlemek için kurallar ve kısıtlamalar oluşturun. Örneğin,

Tüm dijital dikkat dağıtıcı şeyler için zaman sınırları veya fiziksel sınırlar belirleyin. Twitter’ı seviyorum ama sınırlamasaydım bütün gün orada olurdum. Telefonu sakla, twitter’ı sil gibi…
Her seferinde bir proje üretin ve onunla devam edin. Bir ay iyi bir zamandır çünkü işe bağlı kalmanın maliyeti fazladır. Bu maliyet manevidir yani sabırdır. Ancak kendinizi zorlayarak önemli ilerleme kaydedebilirsiniz.
Asla zirveden vazgeçme. Dikkat dağınıklığı ve kaygı karışabilir. Bir iş yapmanız gerektiğinde, başka bir şey yapma dürtüsü kolayca gelebilir. Dikkatinizi dağıtan unsurlar her zaman vardır. Yanlış sorular sorduğunuzda pes etmeme kuralını varsaymak, yanlış nedenlerle zaman kaybetmekten veya ilerlemenizin durmasından sizi alıkoyacaktır.

Tutkuyla Çalışmak için şu sorulara cevap bulmanız fayda sağlayacaktır,
Bugün öğrenmek için motivasyonunuza bakmanızı ve onu nasıl geliştirebileceğinizi görmenizi istiyorum:

Hafızanızı nasıl artırabilirsiniz? Mevcut öğrenme hedeflerinizi nasıl daha ilginç hale getirebilirsiniz? Anksiyete’yi nasıl azaltabilirsiniz? Kendiniz için belirlediğiniz hedefleri yeniden düzenleyerek yolu nasıl daha az acı verici hale getirebilirsiniz?
Oyalanmaktan kurtulmak için hangi adımları atabilirsiniz?


Yorumlarda fikirlerinizi belirtebilirsiniz. Beğendiğiniz içerikleri beğen butonundan beğenerek veya yorum yaparak bize hangi içerikleri üretmemiz konusunda yol gösterebilirsiniz.

  • Teacher/Öğrt. Mustafa BAHAR

Satoshi Nakamato Benim

2016’dan beri Craig Wright, her zaman Satoshi Nakamoto olduğunu iddia etti. Ancak şu ana kadar sunduğu kanıtlar halk açısından inandırıcı değildi. Satoshi Nakamato Bitcoin mucidi olarak bilinen kişinin takma ismi olduğu düşünülüyordu çünkü Japon ve ismi Satoshi Nakamato olan tek kişi bir fizik profesörüydü. Profesör hem yaşamında sanal alemden uzak, daha çok bilimle ilgilenen hem de zengin olma gibi bir amacı olmayan insandı. Bitcoin’in elektronik nakit sistemi beyaz kağıt olarak pdf formatında p2p profilinde yayınlandı. Dünya bankacılık hantallığına bir çözüm önerisiydi. Satoshi Nakamato bulduğu buluşun darkwebde kötü işlerde ödeme aracı olarak kullanıldığını gördükçe kimliğini gizlemeye devam etti. Satoshi Nakamato ile iletişim kuran ve bitcoin.com geliştiricilerinden Gevin Anderson son iletişim mailinde Satoshi Nakamato’nun bu işi gizemli gibi lanse etmesine kızdığını yayınladı. Bu öfkeli mailden sonra Satoshi Nakamato mail adresini siteden kaldırdı. 13 ekim 2010 son mesaj. P2p foundation hesabında yer alan kişisel bilgilere göre japon bir erkek olduğunu görsek de bu hedef şaşırtmak için Satoshi Nakamato’nun kullandığı yöntemdi. Sanal paralarla uğraşan Hal Finey ilk kez siteden bitcoin alan bireydi. Hal’ın ölüm tarihi ve Satoshi Nakamato’nun son durum güncellemesinin aynı olması akıllara Hal’ın Satoshi Nakamato olduğunu getirse de ALS hastalığından vefat eden Hal bu durum güncellemesini yapabilecek durumda değildi. Hastalığının son evrelerinde o güncellemleri yapması imkansızdı. Dorian Nakamato son yayınladığı makalede Satoshi Nakamato olmadığını duyurmuştu. Peki Satoshi Nakamato kim?

Nick Szabo bitgold projesiyle merkezi olmayan para kaynağıyla tespit edildi. Nick Szabo hem yazdığı makalelerde, beyaz kağıtlarda Satoshi Nakamato’nun Bitcoin makalesindeki gibi noktalardan sonra çift boşluk koyuyordu. Bu Satoshi Nakamato’nun yazı karakteriydi. Nick Szabo,bir bilgisayar bilimcisi, yazar ve George Washington Üniversitesi’nde hukuk profesörüydü. Akıllı sözleşmeli bilgisayar protokolü ve dijital para birimi araştırmalarıyla tanınır. Satoshi Nakamoto bir insan değil, bir yaratıktır diyen hackerların yorumlarına bakıldığında 70 milyar dolarlık bitcoinle dünyanın en zengin insanı Satoshi Nakamoto onlara göre büyük köpek balıkları denen topluluktu, hackerlara göre küreselcilerin kendileri bu kripto para birimini yayınlamışlardı. Satoshi Nakamoto’nun Bitcoin hesabındaki 68.744 milyar dolar korkunç bir rakam. Bu Satoshi Nakamoto bir insan olsaydı, parayı uzun zaman önce banknotlara veya banka hesaplarına dönüştürürdü. Bu, paraya ihtiyacı olmayan birinin bitcoin blockchain anahtarının sahibi olduğu anlamına gelir. Amaçları basit, tıpkı şimdiye kadar ABD dolarının sahibi oldukları gibi, sistemi kripto para birimiyle sona erdirmek ve dünyayı yeni bir sisteme geçirmek. Bu insanlar aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki ülkelerden toplam 280 trilyon ABD doları borcunun alacaklılarıdır. 1944’ten beri dünya para sistemine sahip olanların şimdi onun kontrolünden vazgeçeceklerini mi düşünüyorsunuz? diye yazılan yorumlar olsa da Nick Szabo internetteki ayak izleriyle ben Satoshi Nakamato diyordu. Günümüzde Satoshi Nakamato’nun kimliği net olarak bilinmesede Nick Szabo, Satoshi Nakamato olabilecek en güçlü isimdir.

Nick Szabo
Szabo vs Satoshi PDF
Szabo sitesindeki makalenin yayınlanma tarihini değiştir ve yorum tarihlerini kaldırdı.
Satoshi’nin yayınladığı bir kaynakça (Bit Gold- Bit coin)
https://bitcoin.org/bitcoin.pdf

Sizin fikriniz nedir? Yorumlarda belirtebilirsiniz.