Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

Büyük Balıkların Kumarı

3 haftada büyük kazanç!

2019 ve 2020 yılları koronavirüs ile çalkalanan ve özellikle 2020 tüm kötü olayların üst üste geldiği talihsiz yıllardı diyebilirim. Fakat görüyorum ki gündem pandemiden ziyade Bitcoin, Ethereum gibi kripto paralar ve hisse al-sat gibi borsa verileri ön plana çıkmakta. Duyuyoruz, okuyoruz… Eln MSK 1,5 milyar dolarlık Bitcoin satın aldı, profiline Bitcoin yazıp almaya teşvik ettirdi falan. Bu konu git gide karışarak umut hırsızlığına dönmeye başladı. Ocak ayı başlarında E. MSK Bitcoin alımıyla 3 haftada 970 milyon dolar kazandı. Yine E. MSK’a ait şirket olan Tesla, geçtiğimiz yıl araba satışlarıyla 721 milyon dolar kazanmıştı Yani Elon abimiz 3 haftada 1 yılda ter akıtarak kazandığı parayı yattığı yerden twitler atarak 3 haftada kazandı. Ne kadar güzel ve zekice dursa da bu hareketlerin yıllar öncesinden planlı olduğunu söyleyebilirim. Bu konuda Wall Street bets gibi büyük toplulukları ufak ufak yemleyerek talep olgusu yaratan Elon, plana sadık kalıp Bitcoin’in düşmesini fırsat bilerek en uygun zamanda 1.5 milyarcık bir bitcoin alımı yaptı ve sonra da Dogecoin aldı. Alım sonrasında twitler yardımıyla bu coinlerin değerini arttırarak coinlerin marjını büyüttü. 1.5 milyarcık ile alınan coinler aynı durmayıp yükseldikçe büyük yatırımdan büyük kazançlar elde etti. Buraya kadar her şey basit ve net.Yemi at, balıkkları ucuzken tut, pahalıyken sat… Peki balıklar kim? Kripto paralar kara para aklama ve yasadışı işler için birebirdir. Bulunmaz ve takip edilemez. Mesela Elon’a kimse ” Yuh! 3 haftada nasıl 1 milyara yakın dolar kazandın sen?” diye soramaz çünkü kripto para kaynaklarıyla kendi ekonomi sistemindeki tüm parazitleri temizledi ve iyi bir çocuk oldu.

Bu tutulan balıklar kimler?

Büyük balıkları besleyen bu küçük balıklar, ilgili kişinin sosyal medyada verdiği saçma yatırım tavsiyelerine kulak asan, bir umut diye bekleyen ufak yatırımcılardır. Unutmayın ki bu bir çark sistemidir ve dişlilerin dönmesi için bazı kaynaklara ihtiyaç vardır. Bu kaynaklar eksilere düşen küçük yatırımcılardır. Onlar büyük balıkları takip eder. Sonra büyük balığın yemi olurlar.

Oyun üstüne oyun…

Muhterem bay Elon nedense bir gece yine twit atası geliyor ve twitinde Bitcoin’in gereksiz derecede değerinin üstünde olduğunu ifade ediyor. Bu twit bir gecede Bitcoin’i yere çakıyor. Küçük balıkları da büyük balıkları da telef ediyor.Sahibi ve CEO’su olduğu Tesla 15 milyar dolar zarar ederek zenginlik sıralamasında ve güçler dengesinde MUSK’ı, Amazon kurucusu Bezos’un arkasına 2. sıraya düşürüyor. Bu bir anlık boşluk da olabilir, bilinçli bir hareket de… Bunu bizlere zaman gösterecek. Konudan haberi olan ve yapılanlar hakkında öngörüşleri olan diğer milyarderler bu işleri iyi bildikleri için küçük balıkları sadece izliyor. Küçük balıkların ölüşüne dayanamayan ve “ELN MSK KADAR PARANIZ YOKSA DİKKATLİ OLUN” diyen Bill GATS kısaca konuyu özetleyerek mağdur kalanları uyarıyor. (23.02.2021).

İpin ucu,

Nakit şuanlık kullanılan en güvenilir para biçimidir. Kripto para ile bir patates satamazsın. 1 TL, 1USD’ye sattığın ürünü 1 BTC’ye koyamazsın. Ürün 1 saat içinde yere de çakılabilir, tavana da çıkabilir. Kısaca yatırım tabvsiyelerine kulak asmayın. Bu konular ilimle olur. Okuyun öğrenin ve kendi portföyünüze göre yatırım oluşturun. Diğerlerinin yatırım tavsiyeleriyle yola çıkarsanız her şeyinizi kaybedebilirsiniz. Umutlu talihsizler gibi intihar psikolojisine girersiniz. Bence bu gündem aşırı gereksiz şekilde lanse ediliyor ve popüler sanılıyor. Küçük paralarla büyük paralar kazanamazsınız. Kim size bunu vadediyorsa muhtemelen sizin kaybettiklerinizle kendi kazanacaktır. İlerleyen günlerde yatırım araçları ve para değerlendirme hakkında bilgilendirci, doğru ve güzel videolar bulup makale halinde yine LiveTerra üzerinden sizlere sunacağım.

LiveTerra’yı e-posta vs. iletişim kanallarıyla diğer dostlarınıza paylaşarak LiveTerra’nın büyümesine ve insanlığa daha çok katkı sağlamasına yardımcı olabilirsiniz.

  • Mustafa BAHAR

Yazı kategorisi: Dini İçerikler, Güncel, Tarih

EVİ CAMDAN OLAN PENCEREME TAŞ ATMASIN.

Evi camdan olan pencereme taş atmasın. Bu söz Rusların atasözlerinden biridir. Sözün aslına bakacak olursak; zalim menşeili, bir nevi tehdit belirten anlamı vardır. Şimdi ben bu sözün etimolojik yapısına ve yahut başka yönlerine değinip sizi sıkmayacağım. Sadece Doğu Türkistan deyince bu sözün kulaklarımda yankılanmasından bahsedeceğim.

Bu denemeyi okuyan değerli dostum, belki sende yorulmuşsundur. Doğu Türkistan’ın çığlıklarından belki senin de kalbin sızlıyordur. Belki sende bir şeyler yapmak istiyorsundur. Ama yapabildiğin en iyi şey çığlık atmaktır. Hiçbir şeyi değiştirmeyen bir çığlık… Hz. Ali’nin şerle mücadele yolundaki en son tavsiye ettiği buğzetmekle onlara karşı koyuyoruz. Filistinli çocukların tanklı İsrail askerlerine sadece sapanla saldırdıkları gibi.

Kendi gök kubbemiz altında acı çeken bunca insan varken göğe baksak da mutlu olamayız değerli dostum. Mavi bayrak pusatsız bırakıldı. Hanelere tecavüz edildi. Toplu katliamlar yapıldı. Din ve namus ayaklar altına alındı. Doğu Türkistan’ı kendi köhne bir bahçesi olarak gören kahpe Çin kanlı postallarını bu bahçeye vurdukça vurdu. Ya ben, biz ne yaptık peki, kınadık hemde çok. Her gün buğzettik biz buğzettikçe onlar kalleşçe vurdu. Peki buradaki biz kimiz biliyor musun değerli dostum. Biz 1,57 milyar sayında büyük bir aileden müteşekkil İslam toplumuyuz. Öyle sayımızın çok olduğuna bakma genelimiz kendi menfaatini düşünür. Kendimize çelme takmaktan bir arpa boyu ilerleyemeyiz. Niccolò Machiavelli’nin dediği gibi doğunun siyaseti yan yana çelme takmakla, batının siyaseti karşı karşıya köstek atmakla olur diye. Aslında çok haklı bir yere değiniyor bu söz. İsrail ile Arap devletleri savaşa girdiğinde İran İsrail’in bir numaralı dostuydu. Aynı şekilde yakın zaman da Azerbaycan savaşının da karşısında bulundu. Suriyeli, Arap müslüman mülteciler sınırlarda vurulurken kralları, başkanları altın tabaklarda menülere yumuluyorlardı. Mülteci kamplarına hayallerini gömen çocuklar, kendi devletlerinin yarınının teminatı olabilir mi artık? Bilinmez. İşte biz böyle bir aileyiz. Ama sakın burada beni yanlış anlama. Ben sadece mensup olduğum aile ile alakalı küçük bir öz eleştiri yapmaya çalıştım. batıya bakacak olursak; Avrupa Amerika şu an kendi nesillerinden büyük kuşkudalar. Her sene azalan nüfusları, manevi yönden sıkıntıya düşen insanların büyük çoğunluğu intihar etmektedir. Buna tabiri caizse yaptıklarını ödemeye başladılar da diyebiliriz. Afrika’daki onca masumun ahı aheste aheste çıkacak sonuçta.

Neyse aziz dostum seninle doğu Türkistan’la alakalı konuşacağız dedim. Sözlerim nerelere kaydı. Ne denir bilirsin. Kapitalist dünya köpek, komünist dünya ölü yetiştirir. Nitekim etrafta gördüğün köpeklerin çokluğu da bundan. Kominizim yıkıldı. Ama kahpe Çin’deki emareleri devam ediyor. Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin hürriyetleri yok sayılıyor. Varlıkları, hakları insanlıkları yok sayılıyor.  Sana sormak isterim dostum. Senin hiçbir suçun yokken boynuna bir boyunduruk taksalar ve hapse atsalar, eşinin yanına başka bir adamı koysalar. Çocuklarını yetimhaneye atsalar ne hissedersin. Ve bunlara karşı hiçbir savunmada bulunamazsan nasıl yaşarsın nasıl nefes alırsın? Belki bunları düşünen çok az insan vardır aziz dostum. Orada yıldızları üstüne , anne battaniyesi diye örten, hapishane kokusunu anne- baba kokusu diye içine çeken binlerce öksüz yetim çocuk var.

Doğu Türkistan sadece bir toprak parçası değildir. Orası geldiğimiz topraklardır. Bahar ellerini gördüğümüz, çocukların şenliklerini ilk dinlediğimiz yerdir. İlk sevdiğimiz, sevildiğimiz, öldüğümüz, öldürdüğümüz yerdir. Topraktan öte kızıl ve mavinin ana vatanıdır. Öyle de kalacaktır. Gök kubbemizin sadalarında ezan sesinden başka sesler ilişmeyecek, topraklarına düşman postalları giremeyecektir.

İşte aziz dostum, şu bir insan ömrü kadar olan yaşamımda belki gönlümden çiçekler açtıramam amma başka gönüllere çentik köprüler kurarım. Evimiz camda olsa zalimin penceresine taş atmaktan geri durmayacağız.  Büyük dertleri taşıyan şu gönlümüzün ferahlaması dileğiyle…

Regaip kandiliniz kutlu olsun.

doğu türkistan ile ilgili görsel sonucu
Yazı kategorisi: Güncel, Tarih, İnsan

DYATLOV FACİASI’NIN GERÇEKLERİ

Dyatlov Geçidi adıyla filmi (Devil’s Pass) bile çıkan esrarengiz olayın tüm gizli kalan, akıl kurcalayan detaylarını interneti alt üst ederek bu makalede sizlere sunacağım.

Her şey 9 kişinin kış mevsiminde heyecan arayışıyına girmesiyle başlamıştı.

dyatlov 9 kişi ile ilgili görsel sonucu
Dyatlov geçidinde ölen 9 kişinin anıtı

Ural Dağları kışın yükseltisinin fazla olmasından dolayı yoğun kar yağışı almaktadır. Böyle bir kar yağışı ve yükselti kayakçılar cazibe merkezi olabilmektedir. 1959 yılının Şubat ayında gizemli şekilde kaybolan ve cesetleri değişik yerlerde, zarar görmüş şekilde bulunan 9 kayakçı arkadaşın hazin sonlarını hazırlayan Ural Dağları’nın hırçın yamaçları oldukça dik ve rüzgara açıktır. Bu fiziki şartlar kayak yapılmasını oldukça güçleştiren sert rüzgar ve çığlara da sebep olabilmektedir. Fakat 9 arkadaş macera arayışına girerek bu dağa gitmek için yola çıkarlar.

Uraş mountain winter ile ilgili görsel sonucu

Dyatlov geçidi daha önce Rusya’da bulunan adı olmayan  Holat Syahl isimli dağın doğu yamacındaki bir akarsu yoludur. 9 arkadaşın ölü bulunmasından sonra grup yöneticisi olan İgor Alekseyeviç Dyatlov’un soyadı verilmiştir. Olay -30 °C ve -50 °C arası değişen keskin soğukta bir akşam içinde soba yanan yamaca karşı izole özel çadırlarının içinde uyumaya çalışan kayakçılar çadırlarını keserek çıkmış ve yarı çıplak kar ve tipide koşmaya başlamışlar.

dyatlov geçidi ile ilgili görsel sonucu
 © Gaume/Alexander M.PUZRİN – Dyatlov Olayı Çadır Konumu

10 kişiden oluşan 2 kadın 8 erkeğin bulunduğu geneli Ural Üniversitesini bitirmiş arkadaş ve kayakçı grubunu oluşturan üyeler;

1

  1. İgor Alekseyeviç Dyatlov (Игорь Алексеевич Дятлов), grup lideri, d. 13 Ocak 1936
  2. Zinaida Alekseyevna Kolmogorova (Зинаида Алексеевна Колмогорова), d. 12 Ocak 1937
  3. Lyudmila Aleksandrovna Dubinina (Людмила Александровна Дубинина), d. 12 Mayıs 1938
  4. Aleksandr Sergeyeviç Kolevatov (Александр Сергеевич Колеватов), d. 16 Kasım 1934
  5. Rüstem Vladimiroviç Slobodin (Рустем Владимирович Слободин), d. 11 Ocak 1936
  6. Yuri (Georgiy) Alekseyeviç Krivonişenko (Юрий (Георгий) Алексеевич Кривонищенко), d. 7 Şubat 1935
  7. Yuri Nikolayeviç Doroşenko (Юрий Николаевич Дорошенко), d. 29 Ocak 1938
  8. Nicolai (Nikolay) Vladimiroviç Thibeaux-Brignolles (Tibo-Brinyol) (Николай Владимирович Тибо-Бриньоль), d. 5 Temmuz 1935
  9. Semyon (Aleksandr) Aleksandroviç Zolotarev (Семен (Александр) Александрович Золотарёв), d. 2 Şubat 1921
  10. Yuri Yefimoviç Yudin (Юрий Ефимович Юдин), d. 19 Temmuz 1937 ö. 27 Nisan 2013 1
dyatlov geçidi ile ilgili görsel sonucu

Trenle başladıkları yolculuklarını Vizhey’de inerek kamyonetle devam eden 10 arkadaş Lozviya Nehri yakınlarında inerek yaya şekilde Lezviya Nehtri boyunca ilerleyip Auspiya Nehrini de geçerek Oterten Dağı eteklerinden tekrar Vizhey’de bitirip trenle evlerine dönmeyi planlamışlardı.

Yuri Yefimoviç Yudin kamyonet kasasında maruz kaldığı soğuk rüzgardan dolayı sırtında soğuk ısırması kaynaklı iltihaplar oluştuğu için yol üzerindeki 41. bölgeden ilerlese de yol üstünde terkedilmiş bir eve sığındıklarında kötüleşerek geri dönmek zorunda kalarak kayak macerasına gidememiştir.

dyatlov animasyon ile ilgili görsel sonucu
41. Bölge

Atlarla Nehir boylarından 24 km yol gitmek zorundalardı. 9 saat hareket ettikten sonra yol üzerinde terk edilmiş bir ev bularak akşamı geçirmişler. Yudin’i uğurladıktan sonra tekrar yürüyerek yine hava kararmaya başladığı için çadırları kurup sobayı yakarak dağdan izole bir yamaca konuşlanmışlar.

dyatlov ile ilgili görsel sonucu

Sabah, Auspia Nehri boyunca ilerlemeye devam etmişler. Akşam olunca Auspia Nehri ortalarında bir daha çadırları kurarak geceyi geçirmişler. Tekrar sabah kalkıp sisli bir havada zor görerek yürümeye devam etmişler. Sadece 2 km ilerleyebilen grup zorlu hava koşullarında açık bir sırtta çadır kurmuşlar. Son çadırı kurdukları Ölü Dağ eteğinde yolları son bulmaktadır.

dyatlov ile ilgili görsel sonucu
Dyatlov Geçidi Yakınındaki Çadır

2 ay sonra arama ekibi bedenleri farklı tarihlerde farklı yerlerde buldu. Çadırdan kaçarak farklı yerlerde oluşan bu ölümlerinin soruşturma sonucu değişik şekillerde olduğu ortaya çıkmıştır. Bazılarının vücudunda çeşitli kırıklar varken bazılarının da yumuşak uzuvlarının (göz, burun…) eksik olduğu belirlenmiştir.

Olay bu noktada kaldığı için 1959-1960 yıllarında dünya üzerinde Dyatlov grubunun esrarengiz ölümleri giderek ilgi çekmiştir.

Çadır bulunduğunda içerisinde olduğu gibi duran kalın kıyafetler ve yorganları neden almadıkları büyük bir soru işaretiyken incelemeler sonrası, aylar sonra konu aydınlanmaya başlamıştır. Aramalar devam ederken ilk arama çalışmasında Doroşenko ve Krivonişenko‘nun yanyana, biraz ötesinde Dyatlov‘un iç çamaşırlarıyla cesetleri bulunur. Aynı aramada kadın üye Zinaida çadıra biraz daha yakın yerde bulundu. Bir yerlinin köpeği 1. aramadan aylar sonra kar eriyince diğer 4 cesedi ırmak yatağında bulmuştur. (Nicolai, Semyon, Kolevatov, Lyudmila).

Yerlilerin, test füzelerinin veya ajanların öldürdüğü söylentileri vardı fakat bunlar söylentiden öte gidemedi. Kesiklerin çadırın içinden olması nedeniyle tehlikenin içerden geldiği düşünülmeye başlandı. Sonrasında ortaya çıkan, çadırın üstündeki yamaçta plak şeklindeki kaymaların olduğu çığ bulguları olayı aydınlatır cinstendi. Çadır içinde sıcak yatağında yarı çıplak yatan arkadaşlar çığ sesini ve sarsıntıları duyunca telaşla çadırı delip kaçmış olabilirlerdi. Cesetlerin yönüne bakılırsa ormanlık alana inmeleri de çığdan kaçtıklarını doğrular nitelikteydi. Hava yaşanamayacak seviyede rüzgarlı ve soğuktu. Nemden dolayı ateş yakamadılar. 5 kişi bir ağacın altında kalırken biraz daha kalın giyinimli diğerleri odun getirmeye dağıldı. Kuru yakacaklar bulduklarında yaktıkları ateş kendi dibini ısıttığı ve eriyen karlarla söndüğü için gruptaki ince giyimliler çok dayanamayıp donarak ölmüş olabilirler. Kalın giyimli olduğu için keşfe çıkan diğer grup geri geldiğinde ölenlerin kıyafetlerini de giyerek yola devam etmişlerdir fakat sert rüzgara daha çok dayanamayıp bir akarsu yatağında rüzgardan korunmak için beklemeye başlamışlardır. Soğuk son grubun da donarak ölmesine sebep olmuştur. Kısaca açık yamaç üzerinde yanlış konuma kurulan çadır, çığ korkusu ve aceleyle eşya almadan kaçmanın bedeli çok ağır olmuştu.

  • Mustafa BAHAR

Alıntılar ve Kaynaklar

1 https://tr.wikipedia.org/wiki/Dyatlov

Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

BEYAZ BİR WORDPRESS SAYFASI

Günümüz sosyal medyalarında yaşanan güven problemleri için alternatif bir sosyal medya örneği olarak Worpress’i gönül rahatlığıyla verebilirz. WordPress, kişisel verilerinizi satmaz. Sizden absürt izinler isteyerek cihazının depolamasına erişmek istemez. Ortam eklerken bile sizlere Tenor ve Google Fotoğraflar seçeneğini sunarak güven sağlar. Bu kadar kişinin kişisel bilgilerini açıkça satan dev sosyal medya şirketleri insanların yeterince kamerasına, mikrofonuna hatta rehberine erişerek bigdata dedikleri büyük verileri tek havuzda topladı.

Burada bazı insanlar wHqTzapp gibi uygulamaları sildi Signal, BİP vs. daha az izin isteyen uygulamalara geçti. İşin ilginci bu şirketler sıra kendi bilgilerine geldiği zaman oldukça titiz davranmasıdır. Mesela M.ZCKRBRK bu konuda kullanıcıların açtığı birçok gizlilik ihlali davasının birinde savcının; gittiğiniz yeri, yiyeceğiniz yemeği, şifrelerinizi veya galerinizdeki fotoğrafları başkalarının görmesini ister misin? sorusuna pişkince hayır diyerek sırıtması diğer insanları ne kadar az önemsediğinin büyük bir kanıtıdır ki ilgili kişinin seçimlere müdahale ettiği ve müdahale etmek için kişisel profillerin ihtiyaç analizine göre önlerine reklam çıkardığı kanıtlanmışken daha nasıl güvenebiliriz ki… Neden güvenelim ki?

Wordpress

Bu konuda bir alternatif olarak daha entelektüel kitlenin toplandığı, okuma odaklı bir sosyal medya olan WordPress‘ i inceleyelim…

WordPress.com sadece e-posta onayıyla ücretsiz üye olabileceğiniz bir blog sitesidir. Şimdi diğer sosyal medya araçlarıyla (İnsta, Twit vs.) sitelerle kıyaslayalım.

  • WordPress’de İnsta blog gibi fotoğraflarınızı altına veya yanına, üstüne istediğinizi yazarak paylaşabilirsiniz.
  • WordPress’de diğer arkadaşlarınızı ekleyebilir, onların paylaşımlarını alıntılayabilir, beğenebilir, yorum yapabilirsiniz.
  • WordPress diğer sosyal medyalar gibi dm kutusu içermez. Blog iletişim kısmınızdan isteyen sizinle iletişime geçebilir ve istemediğiniz spam mesajlar sizi rahatsız etmez.
  • WordPress mobil uygulaması vardır. Google Play’den ücretsiz indirip sosyal medya olarak kullanabilir hatta haber kaynağı kısmından tüm WordPress üyelerinin paylaşımlarını okuyabilir, her konuda farklı bakış açılarına ulaşabilirsiniz.
  • WordPress sizden sizi görmek için kamera izini istemez, duymak için mikrofon izni istemez, rehberinizdeki kişileri çalmaz, sizin bilgilerinizi oy için satmaz veya para için paylaşmaz. Auttomatic şirketinin hayata geçirdiği .com, daha çok büyük sitelerin ve kodlama bilenlerin kullandığı kurumsal Worddpress .org un kişisel bloglar için kolaylaştırılmış ve otomatikleştirilmiş halidir. WordPress alt yapısı ve köklü geçmişiyle göze çarpar.
https://liveterra.wordpress.com/

Bu yazı için herhangi bir sponsorluk almadım. Tamamen kendi deneyimlerim ve araştırmalarımdır. WordPress ailesi olarak sizleri de WordPress.com’da görmek isteriz.

Aklınıza takılan soruları ve eklemek istediğiniz bilgileri yorumlar kısmından ekleyebilir siz de bu yazıya katkıda bulunabilirsiniz.

-Mustafa BAHAR

Yazı kategorisi: Güncel, Tarih, İnsan

ŞAMANLAR

İlk Türklerde Kam olarak tanıdığımız ruhlar arasında iletişim kurduğuna inanılan, geleceği gördüğü düşünülen Çince Şa-men olarak bilinen manevi açıdan bilge kişilerdir. Şamanizm bir din olmaktan ziyade şaman merkezli bir kültür olarak betimlenebilir. Bu inanışta şamanların doğaüstü olaylar yaşadığı ve bunun sonucunda Şaman olduğu veya bir başka şamanın el vermesiyle, davetiyle şaman olduğu ileri sürülmektedir.

Sizlere uzun uzadıya tarihlerini anlatıp bilgi şokuna sokmayacağım. Eğer tam kapsamlı şaman tarihi okumak isterseniz TDV/Şamanizm1 yazısını okuyabilirsiniz. Şamanlar ayinlerinde Ayahuasca bitkisini kaynatarak buharındaki sersemletici, uyuşturucu maddenin etkisiyle gelen misafirleri etkisi altına alabilir. Bu bitkinin etkisiyle deriden yaptıkları köşeli davullara sabit vuruşlar yaparak tıpkı saati sallayan psikiyatrist gibi sizi piskoza sokmaktadır. İlginç olan konu Rotasız Seyyah2 youtube kanalında da geçen olay gibi şamanlar bazen bilgi almadan gelen misafirlerin geleceği ve ailesi hakkında tutarlı yorumlar yapabilmektedir.

Davul çalan Altay şamanı

Şaman davulları genellikle yuvarlaktır. Rusya gibi bazı ülkelerde bulunan şamanlar davullarını statüsüne göre köşeli yapabilmektedir. Altıgen bir davul, sekizgen davuldan daha düşük statülü bir şamana ait olabilmektedir. Şamalar cinler veya perilerle konuştuklarını ileri sürmektedir. Bu konuda kayıt olmamasına rağmen günümüzde bile şamanların, şamanizm kültürüne yakın köylerde değerli sayıldığı görülmektedir. Bir şaman gündelik hayatında her türlü mesleği yapabilir. Bir dişçi de aynı zamanda şaman olabilir. Şaman olacak kişinin ailesinde veya soyunda bir şaman bulunması gerekmektedir. Bazı şamanlar ailesinde şaman yokken de üst bir şamanın elinden tutmasıyla şaman olabilir. İlk Türk topluluğu olarak bilinen Saka (İskitler) döneminden beri tılsımlı olarak düşünülen demirden veya parlak bakırdan çanaklar, ayna ve demirden dövülmüş objeler şamanların en önemli materyalleridir. Bir şaman konuştuğu cinlerin veya içine başka ruh girdiğine inandığı hayvanların tasvirini davuluna, bedenine çizebilir. Giysisinde ufak bez objeler ve demirden yaptığı şekiller bu gördüklerini unutmaması için yapıldığı söylense de şamanlar bu konuda iletişim halinde bu eşyaların yolunu açtığını yani bir nevi kilit görevi gördüğünü söylemektedir.

şaman kıyafeti ile ilgili görsel sonucu
Şaman Giysisi

Şamanlar yalan söylememek için dillerini mühürler. Ayin sırasında cinlerden duyduğu bilgileri aktarırken kızgın bir demiri dillerine basarlar veya dilleriyle bu kızarmış demiri yalarlar. Bu hareket onların dillerini terbiye etme şekli gibi düşünülebilir. Ayin sırasında sürekli duman, kömür ve ateş aktif kullanılır. Bir şaman ayin yapacaksa ayin öncesi süt, ekmek, peynir gibi bazı gıdalar isteyebilir. Bu gıdalar cinlerle iletişime geçtiği zaman bedenine cin ruhunu davet edip şamanlar, getirilen gıdaları tükettiğini ama kendisinin değil davet edilen cinin karnını doyurduğunu söylemektedirler.

şaman DİLİNİ ile ilgili görsel sonucu

Şamanlar kendi aralarında statülere ayrılır. Beyaz, kırmız, ve kara şaman gibi statüler şamanların ruhlar aleminde ne kadar derine inebileceğinin belirtisi gibidir. Şu anlık en derine kara ve kırmızı şamanların indiği bilinmektedir ama şamanlar genelde kendileriyle ilgili bilgi vermeyi tercih etmediği için daha fazla bilgiye ulaşmak güçtür. Şamanlar her verdiği bilginin bir cine de verildiğini ve kendisi hakkında bilgi verirse kötü cinlerin ilerde bu bilgileri kullanacağına inanır. Şamanlardan günümüze pek çok kültür öğesi kalmıştır. Bilmeden yaptığımız beyaz gelinliğe kırmızı kurdele, nişan yüzüğünde veya paketlerde kullanılan kırmızı kurdeleler tüm dünyaya şamanların bıraktığı mirastır. Ulu bir şamanın günün birinde artan kötü ruhlara ve bu kötü ruhların yeni gelinlere ve çiftlere musallat olmasından dolayı kırmızı bir düğüme alkış üfler. Alkış okuduğu tılsımlı sözlerdir. Bu kırmızı düğümleri çözüp o ipi neye bağlarsa ona kötü ruhların erişemediği bilinir. Günümüzde de gelinin beline bağlanan kırmızı kurdele veya hediye kutularında paketleme yapılırken kullanılan kırmızı kurdeleler aslında kutu içerisindeki değerli eşyaları koruması, gelinin içine kötü ruh girmesini, gelin ve damat arasına kötülüğün karışmasını engellemek amacıyla kullanılıyordu.

kırmızı kurdele ile ilgili görsel sonucu
kırmızı kurdele ile ilgili görsel sonucu
Yılbaşı Ağacındaki Kırmızı Kurdele
gelin kurdele ile ilgili görsel sonucu
Gelin Beline Bağlanan Kırmızı Kurdele

Bu kadar yıl kültürlere yayılması bizlere şamanizmin ne kadar yaygın olduğunu göstermektedir. Türkler, Moğollar, Çinliler, Araplar ve daha bir çok medeniyetin günümüzde şamanizme benzer kültür öğelerini taşıdığı görülmektedir. Şamanizm Rusya’da ve Kırgızistan, Moğolistan’da bugün bile devam eden inanıştır. Bir dine mensup değillerdir. Onların düşüncesiyle sizin ayin sırasında aynaya baktığınızda geçeceğiniz ruhlar aleminin kapılarını sizlere açan elçiler olarak tanımlayabiliriz.

  • Mustafa BAHAR

EKLER

1 https://islamansiklopedisi.org.tr/samanizm

2 ROTASIZ SEYYAH/ GERÇEK ŞAMAN AYİNLERİ

Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

BİTCOİN VE KRİPTO PARA

Kripto/ Sanal Para Nedir?

Para Mal ve hizmetlerin takası için kullanılan en yaygın araçtır. Sanal para ve dijital para farklıdır. Sanal paralar dijital para kategorisindedir, fakat sanal paraların temsil ettiği bir somut gerçeklik yoktur. Sanal para soyut bir birimken dijital paralar ise itibari kağıt paraların yerine kullanılır.

Kripto para Kriptografik şekilde yani şifrelenmiş veriler biçiminde sanal ortamda cüzdanlarda saklanabilen sanal paradır. Bitcoin ve diğer alt coin’ler dijital paralarla aynı gibi düşünülür fakat çok farklıdır. Bitcoin, yokluktan gelen, yokluğa giden veriler bütünüdür. Dijital paralar itibari kağıt paraların sanal ortamdaki dijital gösterimidir. Somut paranın soyut verileridir. Bitcoin herhangi bir otoriteye sahip değildir. Tamamen anonim bir para birimidir. Denetlenemez ve düzenlenemez.

2009’da varlığını belli eden bu kripto paralar günümüzde oldukça güçlenmektedir. Bu gücü kontrol edip sistematik şekilde düzenleyen sistemin adı Block-Chain’dir. Block-Chain bir zincir halinde alış ve satışlardan oluşur. Mining (kazmak) sonucu ultra güçlü sistemlerin kendi hesaplamalarıyla ürettiği eşsiz verilerin şifrelenerek satılmasıdır. Yani parmak izini sanal ortamda şifreleyip satmak gibi düşünün fakat tek farkı parmak yok…

Bitcoin Nedir?

BTC kısaltması ve kendine özgü sembolü olan, fiziki temsili olmayan açık kaynak kodlu işlenmiş ve şifrelenmiş yazılımların tümüdür.

Bitcoin durdurulamıyor! Bir rekor daha! | Bitcoin Haberleri
Bitcoin Sembol

Bitcoin sekiz basamağa bölünür. 1 Bitcoin alınabildiği gibi 0,00000001 Bitcoin de alınabilir. Bu en küçük birime (0,00000001) Satoshi denir.

Bitcoin Cüzdanım - Kripto Para Terimleri
Satoshi Tablosu

Gerçek ismi bilinmeyen ve Elon MUSK olabileceği de ileri sürülen Bitcoin, Satoshi Nakamoto adıyla, 2008’de “Bitcoin: Uçtan Uca Elektronik Ödeme Sistemi” makalesiyle dünya genelinde ilk kez ortaya atılmıştır. Bu sistem zamanla matematik prensiblerine daha çok hakim olarak kendi kendini kripto madencileri sayesinde geliştirmiştir ve gelişmeye devam etmektedir. Bitcoin sisteminin toplam işlem gücü en hızlı bilgisayardan milyonlarca kat fazladır çünkü sadece 1 işlem günümüzün en güçlü bilgisayarında 10 dakika sürmektedir. Kısaca mining yapılan tüm bilgisayarlar bir bakıma Bitcoin’in kullandığı sistem ağlarıdır. Milyarlarca dolar değerinde Bitcoin’i ücretsiz şekilde transfer edebilir, dolara çevirebilirsiniz. Günümüzde dolara çevrilirken komisyon alan şirketler olsa da komisyonlar bunca paranın aktarılmasında göze gözükmeyecek kadar ufak bir meblağdır.

Kripto paralar büyük şirket ve ülke fonlarının kazandığı, bazen ufak yatırımcıları sevindiren sanal para türüdür. Günümüzde görülen hisse artış ve azalışları enflasyona ve şirketlerin batmasına sebep olabilir. İşsizlik dünyada %1 artarsa 100 bin kişi ölebilir. Kripto dünyada 100 birim para bir saliseden az sürede -100 birime düşebilir. Bu düşüş sınırsızdır. Bu nedenle yatırım tavsiyesi verilmesi oldukça yanlış ve tehlikelidir. Çok büyük bir kayıp ölümle sonuçlanabilir.

  • Mustafa BAHAR

Bitcoin ve alt coin’ler hakkında daha çok yazı gelecektir. Takipte kalarak yazılara ilk siz ulaşabilirsiniz. Siz de yorumlarda bu konu hakkında fikir ve deneyimlerinizi yazabilirsiniz. Uzun süredir yazılarda yaşanan gecikmelerin sebebi 750 makale projemizdir. Yakında her gün yeni yazı projemize başlayacağız. LiveTerra sizler sayesinde gelişecektir. Beğenileriniz ve yorumlarınız bizlerin motive kaynağıdır.

Yasal Bilgilendirme: Bu bir yatırım tavsiyesi değildir. Tamamen bilgilendirme amaçlı araştırma makalesidir.









Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

İnanç (lar)

Sonuçta bilimsel makale yazmıyoruz ama onun kadar doğru yada kendimce doğru kabul ettiğim şeyleri anlatmalıyız. İnançlar coğrafya gibi kaderdir coğrafya gibi de değiştirilebilirdir.

Yunan Mitolojisindeki Tanrılar, Tanrıçalar ve Özellikleri | Tarihi Olaylar
Antik Yunan Tanrıları
Mısır Mitolojisi Tanrıları Soyağacı | Mısır mitolojisi, Tanrı, Antik mısır  sanatı
Antik Mısır Tanrıları
Hint Mitolojisindeki Tanrılar, 2020 | Ganesha, Tanrı, Sanat
Hindistan Mitolojik Tanrı Tasviri


Günümüzde inançlar geçmişten bugüne olduğu gibi doğduğun yere göre de değişiklik gösterebilir. İnancın baskın olduğu bir yerde doğduysan belki sorgulayacak seviyeye gelebilirsin belki de hiç sorgulamayabilirsin (sorgulayamayacaksın) bulunduğun yerde insanlar tarafından dışlanmamak için, kabul edilmek için, toplumda belli bir yerde olmak için sana yanlış mantıksız gelen şeyler olsa da vazgeçeceksin. Çünkü üstü kapalı sorularına karşı kalıp sözlerle ve ters cevaplarla karşılaşmışsındır. Tanrı(lar) uludur tanrı(lar) büyüktür akıl ya da akıllarına sen erişemezsin, o neyi yapıyorsa doğrusunu bilir gibi önünü kapatan cevaplar seni yorar ve bir yerden sonra boşvermeye başlarsın. Tanrı (lar) yada tanrıyı bildiğini zanneden inancın elçileri bunun dışında bir cevap veremiyorlar. Aslında onlar da tanrıyı tanımıyorlar. Sadece anlatılanları biliyorlar.

Yaşam, Tahayyül ve Mitler | | Engin Dergi

Onlara öğretileni bir baykuş misali tekrar etmeyi biliyorlar. Anlatılanlar dışında başka hiç bir şey bilmiyorlar. İnancın çok da baskın olmadığı bir yerde doğduysan, sorgularken daha rahat olabilirsin. Nispeten daha az tepkiye maruz kalırsın ama yine de tepki görürsün. Her pazar kiliseye gitmek zorunda kalmayabilirsin, her cuma camiye gitmek zorunda kalmayabilirsin, daha rahat sorgular ve kendince doğru kabul ettiğin inanışa yönelebilirsin. Tabi coğrafya dışında ailenle olan bağların ve ailenin inançlara karşı bakışları önemlidir.
Başında da dediğim gibi coğrafya gibi Arabistan’da Müslüman, İtalya’da Hristiyan, Hindistan’da Hindu yada Sihist olabilirsin…
Sorgularsan istediğin inanca sahip olabilirsin. Belki ailenin kabul ettiği inanca inanmaya devam edebilirsin belki de başka bir inanca inanırsın ama önemli olan senin dinini sorgulayıp seçmendir. Yoksa niye inandığını bile bilemeyeceksin.

Yorumlar kısmında fikrinizi belirtebilir, yazıyı beğenebilirsiniz.

Yazı kategorisi: Güncel

Liebster Ödülü Adaylığı

Blog siteleri arasında dostluk bağı gelişmesi adına yeni bir etkinlik başlatılmıştır. Bu etkinlikte cevaplamasını istediğiniz sitenin adresini yazarak birtakım sorular soruyorsunuz. Bu yolda sevgili blogger dostlarımıza destek olmak için biz de LiveTerra ailesi olarak LiveTerra’yı, sevgili (Liebster Ödülü Adaylığı – Gonca ÖZDEMİR (home.blog)) Gonca ÖZDEMİR’in adaylık listesine eklemesine karşılık bu yazıyı yayımlayarak soruları cevaplayıp bu akıma katılmak istedik. Öncelikle LiveTerra’yı aday gösteren Gonca hanıma teşekkürlerimizi sunarız. Bizi ( liveterra.wordpress.com ) adaylığa layık gören ve görecek olanlara minnettarlığımızı sunarız. Sevgiler…

LiveTerra’ya iletilen sorular,

  • Blog yazmak sizin için ne ifade ediyor?

Eğitimin ulaşılabilir ve fırsat eşitliğine sahip olmasını sağlayan bir nevi uzaktan eğitim gibi bilgiyi yayan bir site olmak manevi olarak iyi hissettirmesinin yanında aldığımız dönütlerle bizleri pozitif yönde gelişime güdülemektedir.

  • Hayatınızda hiç sizi derinden etkileyecek bir olayla karşı karşıya kaldınız mı?

Eğitime ulaşamayan toplumların cahillikle başedememesi, zalimler karşısında etkilenmesi LiveTerra ailesini derinden etkilemektedir. Bu durumun ortadan kalkaması veya en aza indirgenmesi için sitemizi büyüterek gelir sağlayıp bu amaç doğrultusunda eğitimi yaymak isteriz.

  • Eski blog yazılarınızı okuyor musunuz? Onlardan memnun kalıyor musunuz yoksa değiştirmek istediğiniz şeyler oluyor mu ?

Yazdıklarımızın arkasındayız. Doğru kaynaklardan gerekli izinler alarak paylaşımda bulunuyoruz. Geçmişte yayımlanan yazılarımızın okunması için çabalıyoruz.

  • Daha çok hangi türde kitaplar okumayı tercih ediyorsunuz?

Eğitim ve kişisel gelişim.

  • Sizi en iyi tanımlayan üç kelime nedir?

Live, Terra, world.

  • Kitap okurken yazıların altını çizenlerden misiniz yoksa bunun kitaba hakaret olduğunu düşünenlerden misiniz?

Kitap çizilir eskitilir. Süs değil materyaldir.

  • Hayatınız bir kitap olsaydı ilk cümlesi ne olurdu ?

LiveTerra kitap hayalimizin sayfalarını eğitimi şekillendirecek ve gelişimine teşvik edecek telkinlerle başlatmak isteriz.

  • Eğer bir kitabın geçtiği dönemde ve ortamda yaşama şansınız olsaydı bu hangi kitap olurdu?

Osmanlı, 1453 kitap: Halil İNALCIK Osmanlı İmparatorluğu 2 cilt

  • Herkes tarafından beğenilmesine rağmen sizin okuyup beğenemediğiniz bir kitap oldu mu ?

Kavgam

  • Blog yazarken size ilham veren bir şeyler veya birileri var mı?

DÜNYA ve HAYATLAR sitemizin ana ilham kaynaklarındandır.

  • Kitaplardan uyarlanan film veya dizilere olumlu mu olumsuz mu bir bakış açısına sahipsiniz?

İkisi de sanattır. Farklarının olması normaldir.

LiveTerra olarak Leibster adaylık etkinliğinin devamlılığına yardımcı olmak amacıyla Leibster adaylarımıza bazı sorularımız var. Soruları cevaplamanız bizlere mutluluk verecektir.

  • LiveTerra sitesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
  • Daha iyi bir dünya için nelerin gelişmesi ve değişmesi gereklidir?
  • Sitenizin çok tanınır bir site olduğunu ve popülerliğinin zirve yaptığını düşünün. Gayeniz ve kişiliğinizde ne tür değişmeler olurdu ?
  • Türkiye eğitim ve öğretim sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?
  • Ne zamandan beri WordPress’desiniz?
  • Kaç takipçiniz var?
  • Sıkı takipçinizin bağlantısını yazınıza ekler misiniz?
  • Blog yazmak sizce nedir?
  • İlham kaynaklarınız var mı? Varsa neler?
  • Yıllık kitap okuma hedefinizde kaç kitap var?
  • Bizlere kitap önerir misiniz?

Leibster ödülüne aday olarak yaratıcı içerikler sunan blogları listeledik.

*Site sıraları rastgele yerleştirilmiş olup kademe teşkil etmez.

Gözümüzden kaçırdığımız dostlarımızdan özür dileriz. Sevgili takipçi dostlarımız, yorumlar kısmına kalp bırakarak bu listeye dahil olabilirsiniz.

Nedir bu meşhur Liebster ödülü kuralları:

1-Sizi aday gösteren kişiye teşekkür edin ve başkalarının bulabilmesi için bloglarına bir bağlantı sağlayın. +

2-Sizi aday gösteren blog yazarı tarafından sorulan soruları yanıtlayın. +

3-Diğer blog yazarlarını aday gösterin ve onlara 11 yeni soru sorun. +

4-Blog gönderilerinden birine yorum yaparak adayları bu konuda bilgilendirin. +

5-Kuralları listeleyin ve yayınınızda ve / veya blog sitenizde bir Liebster Blogger Ödülü logosu gösterin. +

Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

Benzoylemetil Ekgonin

Koka bitkisinin yapraklarında bulunan kristalize bir alkaloid. Bu madde yapraktan çıkarıldığı zaman belirli labaratuvar işlemlerinden geçerse kokain denilen merkezi sinir sistemini direkt etkileyen uyuşturucu bir maddeye dönüşmektedir. Dopamin, nöroadrenalin ve seratonin gibi keyif veren ve bağımlılığa meyleden hormonların alınımını keserek hormonların yerini alıp bağımlılığa yol açmaktadır. Kokainin bulundurulması tıp sektörü hariç yasal değildir. Şili, Peru ve Bloivya koka ağacının (Erythroxylum coca) en çok çıktığı yerlerdir.

Koka ağacı

Koka bitkisi afrika yerlilerince açlık ve diş ağrılarını bastırması adına çiğnenmesiyle ünlenmeye başlamıştır. İlk kez 1884 yılında bir göz ameliyatında kullanılan kokain doz aşımında anaflaktik şoka sebep olarak insanı öldürücü bir zehire dönüşür.

Diş ağrısı için kokain içeren hap reklamı

Kokain az dozda bile beyin hücrelerinde yıkıma sebep olmaktadır. Zamanla kullanan kişide sersemlik ve unutkanlık başlatıp, yavaş yavaş ölüme sürüklemektedir. Uyuşturucu madde kullanımı insan sağlığına oldukça zararlıdır. Uyuşturucu maddeler zehirdir. Gençlerin bu maddelere erişimi bağımlılığa ve sonrasında acı dolu bir hayata sebep olmaktadır. İlmin açıkladığının dışında zehri şeker veya sağlıklı bir madde olarak tanıtmak sahtekarlıktan öte gidemez. Unutmayın ki alışkanlık yaptıran maddeler sizleri kendilerine köle yapar. Seçim sizde, 1 dakika keyif için kalan ömrünüzü acı dolu, bir yapraktan çıkan toza köle olarak geçirmek ister miydiniz? Uyuşturucu madde satımı ve kullanımına karşıyız. Gençlerimiz eğitim sayesinde bu yanlışlardan uzaklaşacak, aydınlık geleceklere ışık olacaktır. ALO 191 Uyuşturucuyla mücadele hattı…

-Mustafa BAHAR

Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

Daisugi (Ağaç Kesmeden Odun Üret)

800 yıllık bir projeden bahsetmekteyiz. Ağaçtan meyve toplar gibi kereste toplamaktan bahsediyoruz. Ana gövde toprakta kalıyor budanan dallar gübrelenerek daha kalın dallar çıkması sağlanıyor. Çıkan dallar belli büyüklüğe geldikçe budanıyor ve ağaç kesmeden kereste üretiliyor. Bu ağaçlara Japon Sedirleri denmektedir. Sedir ağacı budandıktan sonra dikine uzayabilmektedir.

Japon Sediri örneği

Bu proje ne kadar ilkel görünse de oldukça kolay ve doğa dostudur. Ülkemizde uygun şartlar ve besinler sağlanırsa sedir ağacı büyüyebilmektedir. Orman yangınından sonra otel dikmektense boş kalan arazinin sürülüp bu projenin uygulanması gelecek nesiller için bırakabileceğimiz güzel bir doğa için en mühim atılacak adımlardandır.

Devlet destekli bir proje olsa binlerce ağaç kesilmektense olan ağaçlar budanabilir ve bizlere oksijen sağlayan dünyanın ciğerlerini yok etmenin önüne geçmiş olabiliriz.

Fikirlerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz.

-Mustafa BAHAR