Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

Büyük Balıkların Kumarı

3 haftada büyük kazanç!

2019 ve 2020 yılları koronavirüs ile çalkalanan ve özellikle 2020 tüm kötü olayların üst üste geldiği talihsiz yıllardı diyebilirim. Fakat görüyorum ki gündem pandemiden ziyade Bitcoin, Ethereum gibi kripto paralar ve hisse al-sat gibi borsa verileri ön plana çıkmakta. Duyuyoruz, okuyoruz… Eln MSK 1,5 milyar dolarlık Bitcoin satın aldı, profiline Bitcoin yazıp almaya teşvik ettirdi falan. Bu konu git gide karışarak umut hırsızlığına dönmeye başladı. Ocak ayı başlarında E. MSK Bitcoin alımıyla 3 haftada 970 milyon dolar kazandı. Yine E. MSK’a ait şirket olan Tesla, geçtiğimiz yıl araba satışlarıyla 721 milyon dolar kazanmıştı Yani Elon abimiz 3 haftada 1 yılda ter akıtarak kazandığı parayı yattığı yerden twitler atarak 3 haftada kazandı. Ne kadar güzel ve zekice dursa da bu hareketlerin yıllar öncesinden planlı olduğunu söyleyebilirim. Bu konuda Wall Street bets gibi büyük toplulukları ufak ufak yemleyerek talep olgusu yaratan Elon, plana sadık kalıp Bitcoin’in düşmesini fırsat bilerek en uygun zamanda 1.5 milyarcık bir bitcoin alımı yaptı ve sonra da Dogecoin aldı. Alım sonrasında twitler yardımıyla bu coinlerin değerini arttırarak coinlerin marjını büyüttü. 1.5 milyarcık ile alınan coinler aynı durmayıp yükseldikçe büyük yatırımdan büyük kazançlar elde etti. Buraya kadar her şey basit ve net.Yemi at, balıkkları ucuzken tut, pahalıyken sat… Peki balıklar kim? Kripto paralar kara para aklama ve yasadışı işler için birebirdir. Bulunmaz ve takip edilemez. Mesela Elon’a kimse ” Yuh! 3 haftada nasıl 1 milyara yakın dolar kazandın sen?” diye soramaz çünkü kripto para kaynaklarıyla kendi ekonomi sistemindeki tüm parazitleri temizledi ve iyi bir çocuk oldu.

Bu tutulan balıklar kimler?

Büyük balıkları besleyen bu küçük balıklar, ilgili kişinin sosyal medyada verdiği saçma yatırım tavsiyelerine kulak asan, bir umut diye bekleyen ufak yatırımcılardır. Unutmayın ki bu bir çark sistemidir ve dişlilerin dönmesi için bazı kaynaklara ihtiyaç vardır. Bu kaynaklar eksilere düşen küçük yatırımcılardır. Onlar büyük balıkları takip eder. Sonra büyük balığın yemi olurlar.

Oyun üstüne oyun…

Muhterem bay Elon nedense bir gece yine twit atası geliyor ve twitinde Bitcoin’in gereksiz derecede değerinin üstünde olduğunu ifade ediyor. Bu twit bir gecede Bitcoin’i yere çakıyor. Küçük balıkları da büyük balıkları da telef ediyor.Sahibi ve CEO’su olduğu Tesla 15 milyar dolar zarar ederek zenginlik sıralamasında ve güçler dengesinde MUSK’ı, Amazon kurucusu Bezos’un arkasına 2. sıraya düşürüyor. Bu bir anlık boşluk da olabilir, bilinçli bir hareket de… Bunu bizlere zaman gösterecek. Konudan haberi olan ve yapılanlar hakkında öngörüşleri olan diğer milyarderler bu işleri iyi bildikleri için küçük balıkları sadece izliyor. Küçük balıkların ölüşüne dayanamayan ve “ELN MSK KADAR PARANIZ YOKSA DİKKATLİ OLUN” diyen Bill GATS kısaca konuyu özetleyerek mağdur kalanları uyarıyor. (23.02.2021).

İpin ucu,

Nakit şuanlık kullanılan en güvenilir para biçimidir. Kripto para ile bir patates satamazsın. 1 TL, 1USD’ye sattığın ürünü 1 BTC’ye koyamazsın. Ürün 1 saat içinde yere de çakılabilir, tavana da çıkabilir. Kısaca yatırım tabvsiyelerine kulak asmayın. Bu konular ilimle olur. Okuyun öğrenin ve kendi portföyünüze göre yatırım oluşturun. Diğerlerinin yatırım tavsiyeleriyle yola çıkarsanız her şeyinizi kaybedebilirsiniz. Umutlu talihsizler gibi intihar psikolojisine girersiniz. Bence bu gündem aşırı gereksiz şekilde lanse ediliyor ve popüler sanılıyor. Küçük paralarla büyük paralar kazanamazsınız. Kim size bunu vadediyorsa muhtemelen sizin kaybettiklerinizle kendi kazanacaktır. İlerleyen günlerde yatırım araçları ve para değerlendirme hakkında bilgilendirci, doğru ve güzel videolar bulup makale halinde yine LiveTerra üzerinden sizlere sunacağım.

LiveTerra’yı e-posta vs. iletişim kanallarıyla diğer dostlarınıza paylaşarak LiveTerra’nın büyümesine ve insanlığa daha çok katkı sağlamasına yardımcı olabilirsiniz.

  • Mustafa BAHAR

Yazı kategorisi: Güncel, Tarih, İnsan

DYATLOV FACİASI’NIN GERÇEKLERİ

Dyatlov Geçidi adıyla filmi (Devil’s Pass) bile çıkan esrarengiz olayın tüm gizli kalan, akıl kurcalayan detaylarını interneti alt üst ederek bu makalede sizlere sunacağım.

Her şey 9 kişinin kış mevsiminde heyecan arayışıyına girmesiyle başlamıştı.

dyatlov 9 kişi ile ilgili görsel sonucu
Dyatlov geçidinde ölen 9 kişinin anıtı

Ural Dağları kışın yükseltisinin fazla olmasından dolayı yoğun kar yağışı almaktadır. Böyle bir kar yağışı ve yükselti kayakçılar cazibe merkezi olabilmektedir. 1959 yılının Şubat ayında gizemli şekilde kaybolan ve cesetleri değişik yerlerde, zarar görmüş şekilde bulunan 9 kayakçı arkadaşın hazin sonlarını hazırlayan Ural Dağları’nın hırçın yamaçları oldukça dik ve rüzgara açıktır. Bu fiziki şartlar kayak yapılmasını oldukça güçleştiren sert rüzgar ve çığlara da sebep olabilmektedir. Fakat 9 arkadaş macera arayışına girerek bu dağa gitmek için yola çıkarlar.

Uraş mountain winter ile ilgili görsel sonucu

Dyatlov geçidi daha önce Rusya’da bulunan adı olmayan  Holat Syahl isimli dağın doğu yamacındaki bir akarsu yoludur. 9 arkadaşın ölü bulunmasından sonra grup yöneticisi olan İgor Alekseyeviç Dyatlov’un soyadı verilmiştir. Olay -30 °C ve -50 °C arası değişen keskin soğukta bir akşam içinde soba yanan yamaca karşı izole özel çadırlarının içinde uyumaya çalışan kayakçılar çadırlarını keserek çıkmış ve yarı çıplak kar ve tipide koşmaya başlamışlar.

dyatlov geçidi ile ilgili görsel sonucu
 © Gaume/Alexander M.PUZRİN – Dyatlov Olayı Çadır Konumu

10 kişiden oluşan 2 kadın 8 erkeğin bulunduğu geneli Ural Üniversitesini bitirmiş arkadaş ve kayakçı grubunu oluşturan üyeler;

1

  1. İgor Alekseyeviç Dyatlov (Игорь Алексеевич Дятлов), grup lideri, d. 13 Ocak 1936
  2. Zinaida Alekseyevna Kolmogorova (Зинаида Алексеевна Колмогорова), d. 12 Ocak 1937
  3. Lyudmila Aleksandrovna Dubinina (Людмила Александровна Дубинина), d. 12 Mayıs 1938
  4. Aleksandr Sergeyeviç Kolevatov (Александр Сергеевич Колеватов), d. 16 Kasım 1934
  5. Rüstem Vladimiroviç Slobodin (Рустем Владимирович Слободин), d. 11 Ocak 1936
  6. Yuri (Georgiy) Alekseyeviç Krivonişenko (Юрий (Георгий) Алексеевич Кривонищенко), d. 7 Şubat 1935
  7. Yuri Nikolayeviç Doroşenko (Юрий Николаевич Дорошенко), d. 29 Ocak 1938
  8. Nicolai (Nikolay) Vladimiroviç Thibeaux-Brignolles (Tibo-Brinyol) (Николай Владимирович Тибо-Бриньоль), d. 5 Temmuz 1935
  9. Semyon (Aleksandr) Aleksandroviç Zolotarev (Семен (Александр) Александрович Золотарёв), d. 2 Şubat 1921
  10. Yuri Yefimoviç Yudin (Юрий Ефимович Юдин), d. 19 Temmuz 1937 ö. 27 Nisan 2013 1
dyatlov geçidi ile ilgili görsel sonucu

Trenle başladıkları yolculuklarını Vizhey’de inerek kamyonetle devam eden 10 arkadaş Lozviya Nehri yakınlarında inerek yaya şekilde Lezviya Nehtri boyunca ilerleyip Auspiya Nehrini de geçerek Oterten Dağı eteklerinden tekrar Vizhey’de bitirip trenle evlerine dönmeyi planlamışlardı.

Yuri Yefimoviç Yudin kamyonet kasasında maruz kaldığı soğuk rüzgardan dolayı sırtında soğuk ısırması kaynaklı iltihaplar oluştuğu için yol üzerindeki 41. bölgeden ilerlese de yol üstünde terkedilmiş bir eve sığındıklarında kötüleşerek geri dönmek zorunda kalarak kayak macerasına gidememiştir.

dyatlov animasyon ile ilgili görsel sonucu
41. Bölge

Atlarla Nehir boylarından 24 km yol gitmek zorundalardı. 9 saat hareket ettikten sonra yol üzerinde terk edilmiş bir ev bularak akşamı geçirmişler. Yudin’i uğurladıktan sonra tekrar yürüyerek yine hava kararmaya başladığı için çadırları kurup sobayı yakarak dağdan izole bir yamaca konuşlanmışlar.

dyatlov ile ilgili görsel sonucu

Sabah, Auspia Nehri boyunca ilerlemeye devam etmişler. Akşam olunca Auspia Nehri ortalarında bir daha çadırları kurarak geceyi geçirmişler. Tekrar sabah kalkıp sisli bir havada zor görerek yürümeye devam etmişler. Sadece 2 km ilerleyebilen grup zorlu hava koşullarında açık bir sırtta çadır kurmuşlar. Son çadırı kurdukları Ölü Dağ eteğinde yolları son bulmaktadır.

dyatlov ile ilgili görsel sonucu
Dyatlov Geçidi Yakınındaki Çadır

2 ay sonra arama ekibi bedenleri farklı tarihlerde farklı yerlerde buldu. Çadırdan kaçarak farklı yerlerde oluşan bu ölümlerinin soruşturma sonucu değişik şekillerde olduğu ortaya çıkmıştır. Bazılarının vücudunda çeşitli kırıklar varken bazılarının da yumuşak uzuvlarının (göz, burun…) eksik olduğu belirlenmiştir.

Olay bu noktada kaldığı için 1959-1960 yıllarında dünya üzerinde Dyatlov grubunun esrarengiz ölümleri giderek ilgi çekmiştir.

Çadır bulunduğunda içerisinde olduğu gibi duran kalın kıyafetler ve yorganları neden almadıkları büyük bir soru işaretiyken incelemeler sonrası, aylar sonra konu aydınlanmaya başlamıştır. Aramalar devam ederken ilk arama çalışmasında Doroşenko ve Krivonişenko‘nun yanyana, biraz ötesinde Dyatlov‘un iç çamaşırlarıyla cesetleri bulunur. Aynı aramada kadın üye Zinaida çadıra biraz daha yakın yerde bulundu. Bir yerlinin köpeği 1. aramadan aylar sonra kar eriyince diğer 4 cesedi ırmak yatağında bulmuştur. (Nicolai, Semyon, Kolevatov, Lyudmila).

Yerlilerin, test füzelerinin veya ajanların öldürdüğü söylentileri vardı fakat bunlar söylentiden öte gidemedi. Kesiklerin çadırın içinden olması nedeniyle tehlikenin içerden geldiği düşünülmeye başlandı. Sonrasında ortaya çıkan, çadırın üstündeki yamaçta plak şeklindeki kaymaların olduğu çığ bulguları olayı aydınlatır cinstendi. Çadır içinde sıcak yatağında yarı çıplak yatan arkadaşlar çığ sesini ve sarsıntıları duyunca telaşla çadırı delip kaçmış olabilirlerdi. Cesetlerin yönüne bakılırsa ormanlık alana inmeleri de çığdan kaçtıklarını doğrular nitelikteydi. Hava yaşanamayacak seviyede rüzgarlı ve soğuktu. Nemden dolayı ateş yakamadılar. 5 kişi bir ağacın altında kalırken biraz daha kalın giyinimli diğerleri odun getirmeye dağıldı. Kuru yakacaklar bulduklarında yaktıkları ateş kendi dibini ısıttığı ve eriyen karlarla söndüğü için gruptaki ince giyimliler çok dayanamayıp donarak ölmüş olabilirler. Kalın giyimli olduğu için keşfe çıkan diğer grup geri geldiğinde ölenlerin kıyafetlerini de giyerek yola devam etmişlerdir fakat sert rüzgara daha çok dayanamayıp bir akarsu yatağında rüzgardan korunmak için beklemeye başlamışlardır. Soğuk son grubun da donarak ölmesine sebep olmuştur. Kısaca açık yamaç üzerinde yanlış konuma kurulan çadır, çığ korkusu ve aceleyle eşya almadan kaçmanın bedeli çok ağır olmuştu.

  • Mustafa BAHAR

Alıntılar ve Kaynaklar

1 https://tr.wikipedia.org/wiki/Dyatlov

Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

BEYAZ BİR WORDPRESS SAYFASI

Günümüz sosyal medyalarında yaşanan güven problemleri için alternatif bir sosyal medya örneği olarak Worpress’i gönül rahatlığıyla verebilirz. WordPress, kişisel verilerinizi satmaz. Sizden absürt izinler isteyerek cihazının depolamasına erişmek istemez. Ortam eklerken bile sizlere Tenor ve Google Fotoğraflar seçeneğini sunarak güven sağlar. Bu kadar kişinin kişisel bilgilerini açıkça satan dev sosyal medya şirketleri insanların yeterince kamerasına, mikrofonuna hatta rehberine erişerek bigdata dedikleri büyük verileri tek havuzda topladı.

Burada bazı insanlar wHqTzapp gibi uygulamaları sildi Signal, BİP vs. daha az izin isteyen uygulamalara geçti. İşin ilginci bu şirketler sıra kendi bilgilerine geldiği zaman oldukça titiz davranmasıdır. Mesela M.ZCKRBRK bu konuda kullanıcıların açtığı birçok gizlilik ihlali davasının birinde savcının; gittiğiniz yeri, yiyeceğiniz yemeği, şifrelerinizi veya galerinizdeki fotoğrafları başkalarının görmesini ister misin? sorusuna pişkince hayır diyerek sırıtması diğer insanları ne kadar az önemsediğinin büyük bir kanıtıdır ki ilgili kişinin seçimlere müdahale ettiği ve müdahale etmek için kişisel profillerin ihtiyaç analizine göre önlerine reklam çıkardığı kanıtlanmışken daha nasıl güvenebiliriz ki… Neden güvenelim ki?

Wordpress

Bu konuda bir alternatif olarak daha entelektüel kitlenin toplandığı, okuma odaklı bir sosyal medya olan WordPress‘ i inceleyelim…

WordPress.com sadece e-posta onayıyla ücretsiz üye olabileceğiniz bir blog sitesidir. Şimdi diğer sosyal medya araçlarıyla (İnsta, Twit vs.) sitelerle kıyaslayalım.

  • WordPress’de İnsta blog gibi fotoğraflarınızı altına veya yanına, üstüne istediğinizi yazarak paylaşabilirsiniz.
  • WordPress’de diğer arkadaşlarınızı ekleyebilir, onların paylaşımlarını alıntılayabilir, beğenebilir, yorum yapabilirsiniz.
  • WordPress diğer sosyal medyalar gibi dm kutusu içermez. Blog iletişim kısmınızdan isteyen sizinle iletişime geçebilir ve istemediğiniz spam mesajlar sizi rahatsız etmez.
  • WordPress mobil uygulaması vardır. Google Play’den ücretsiz indirip sosyal medya olarak kullanabilir hatta haber kaynağı kısmından tüm WordPress üyelerinin paylaşımlarını okuyabilir, her konuda farklı bakış açılarına ulaşabilirsiniz.
  • WordPress sizden sizi görmek için kamera izini istemez, duymak için mikrofon izni istemez, rehberinizdeki kişileri çalmaz, sizin bilgilerinizi oy için satmaz veya para için paylaşmaz. Auttomatic şirketinin hayata geçirdiği .com, daha çok büyük sitelerin ve kodlama bilenlerin kullandığı kurumsal Worddpress .org un kişisel bloglar için kolaylaştırılmış ve otomatikleştirilmiş halidir. WordPress alt yapısı ve köklü geçmişiyle göze çarpar.
https://liveterra.wordpress.com/

Bu yazı için herhangi bir sponsorluk almadım. Tamamen kendi deneyimlerim ve araştırmalarımdır. WordPress ailesi olarak sizleri de WordPress.com’da görmek isteriz.

Aklınıza takılan soruları ve eklemek istediğiniz bilgileri yorumlar kısmından ekleyebilir siz de bu yazıya katkıda bulunabilirsiniz.

-Mustafa BAHAR

Yazı kategorisi: Güncel, Tarih, İnsan

ŞAMANLAR

İlk Türklerde Kam olarak tanıdığımız ruhlar arasında iletişim kurduğuna inanılan, geleceği gördüğü düşünülen Çince Şa-men olarak bilinen manevi açıdan bilge kişilerdir. Şamanizm bir din olmaktan ziyade şaman merkezli bir kültür olarak betimlenebilir. Bu inanışta şamanların doğaüstü olaylar yaşadığı ve bunun sonucunda Şaman olduğu veya bir başka şamanın el vermesiyle, davetiyle şaman olduğu ileri sürülmektedir.

Sizlere uzun uzadıya tarihlerini anlatıp bilgi şokuna sokmayacağım. Eğer tam kapsamlı şaman tarihi okumak isterseniz TDV/Şamanizm1 yazısını okuyabilirsiniz. Şamanlar ayinlerinde Ayahuasca bitkisini kaynatarak buharındaki sersemletici, uyuşturucu maddenin etkisiyle gelen misafirleri etkisi altına alabilir. Bu bitkinin etkisiyle deriden yaptıkları köşeli davullara sabit vuruşlar yaparak tıpkı saati sallayan psikiyatrist gibi sizi piskoza sokmaktadır. İlginç olan konu Rotasız Seyyah2 youtube kanalında da geçen olay gibi şamanlar bazen bilgi almadan gelen misafirlerin geleceği ve ailesi hakkında tutarlı yorumlar yapabilmektedir.

Davul çalan Altay şamanı

Şaman davulları genellikle yuvarlaktır. Rusya gibi bazı ülkelerde bulunan şamanlar davullarını statüsüne göre köşeli yapabilmektedir. Altıgen bir davul, sekizgen davuldan daha düşük statülü bir şamana ait olabilmektedir. Şamalar cinler veya perilerle konuştuklarını ileri sürmektedir. Bu konuda kayıt olmamasına rağmen günümüzde bile şamanların, şamanizm kültürüne yakın köylerde değerli sayıldığı görülmektedir. Bir şaman gündelik hayatında her türlü mesleği yapabilir. Bir dişçi de aynı zamanda şaman olabilir. Şaman olacak kişinin ailesinde veya soyunda bir şaman bulunması gerekmektedir. Bazı şamanlar ailesinde şaman yokken de üst bir şamanın elinden tutmasıyla şaman olabilir. İlk Türk topluluğu olarak bilinen Saka (İskitler) döneminden beri tılsımlı olarak düşünülen demirden veya parlak bakırdan çanaklar, ayna ve demirden dövülmüş objeler şamanların en önemli materyalleridir. Bir şaman konuştuğu cinlerin veya içine başka ruh girdiğine inandığı hayvanların tasvirini davuluna, bedenine çizebilir. Giysisinde ufak bez objeler ve demirden yaptığı şekiller bu gördüklerini unutmaması için yapıldığı söylense de şamanlar bu konuda iletişim halinde bu eşyaların yolunu açtığını yani bir nevi kilit görevi gördüğünü söylemektedir.

şaman kıyafeti ile ilgili görsel sonucu
Şaman Giysisi

Şamanlar yalan söylememek için dillerini mühürler. Ayin sırasında cinlerden duyduğu bilgileri aktarırken kızgın bir demiri dillerine basarlar veya dilleriyle bu kızarmış demiri yalarlar. Bu hareket onların dillerini terbiye etme şekli gibi düşünülebilir. Ayin sırasında sürekli duman, kömür ve ateş aktif kullanılır. Bir şaman ayin yapacaksa ayin öncesi süt, ekmek, peynir gibi bazı gıdalar isteyebilir. Bu gıdalar cinlerle iletişime geçtiği zaman bedenine cin ruhunu davet edip şamanlar, getirilen gıdaları tükettiğini ama kendisinin değil davet edilen cinin karnını doyurduğunu söylemektedirler.

şaman DİLİNİ ile ilgili görsel sonucu

Şamanlar kendi aralarında statülere ayrılır. Beyaz, kırmız, ve kara şaman gibi statüler şamanların ruhlar aleminde ne kadar derine inebileceğinin belirtisi gibidir. Şu anlık en derine kara ve kırmızı şamanların indiği bilinmektedir ama şamanlar genelde kendileriyle ilgili bilgi vermeyi tercih etmediği için daha fazla bilgiye ulaşmak güçtür. Şamanlar her verdiği bilginin bir cine de verildiğini ve kendisi hakkında bilgi verirse kötü cinlerin ilerde bu bilgileri kullanacağına inanır. Şamanlardan günümüze pek çok kültür öğesi kalmıştır. Bilmeden yaptığımız beyaz gelinliğe kırmızı kurdele, nişan yüzüğünde veya paketlerde kullanılan kırmızı kurdeleler tüm dünyaya şamanların bıraktığı mirastır. Ulu bir şamanın günün birinde artan kötü ruhlara ve bu kötü ruhların yeni gelinlere ve çiftlere musallat olmasından dolayı kırmızı bir düğüme alkış üfler. Alkış okuduğu tılsımlı sözlerdir. Bu kırmızı düğümleri çözüp o ipi neye bağlarsa ona kötü ruhların erişemediği bilinir. Günümüzde de gelinin beline bağlanan kırmızı kurdele veya hediye kutularında paketleme yapılırken kullanılan kırmızı kurdeleler aslında kutu içerisindeki değerli eşyaları koruması, gelinin içine kötü ruh girmesini, gelin ve damat arasına kötülüğün karışmasını engellemek amacıyla kullanılıyordu.

kırmızı kurdele ile ilgili görsel sonucu
kırmızı kurdele ile ilgili görsel sonucu
Yılbaşı Ağacındaki Kırmızı Kurdele
gelin kurdele ile ilgili görsel sonucu
Gelin Beline Bağlanan Kırmızı Kurdele

Bu kadar yıl kültürlere yayılması bizlere şamanizmin ne kadar yaygın olduğunu göstermektedir. Türkler, Moğollar, Çinliler, Araplar ve daha bir çok medeniyetin günümüzde şamanizme benzer kültür öğelerini taşıdığı görülmektedir. Şamanizm Rusya’da ve Kırgızistan, Moğolistan’da bugün bile devam eden inanıştır. Bir dine mensup değillerdir. Onların düşüncesiyle sizin ayin sırasında aynaya baktığınızda geçeceğiniz ruhlar aleminin kapılarını sizlere açan elçiler olarak tanımlayabiliriz.

  • Mustafa BAHAR

EKLER

1 https://islamansiklopedisi.org.tr/samanizm

2 ROTASIZ SEYYAH/ GERÇEK ŞAMAN AYİNLERİ

Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

BİTCOİN VE KRİPTO PARA

Kripto/ Sanal Para Nedir?

Para Mal ve hizmetlerin takası için kullanılan en yaygın araçtır. Sanal para ve dijital para farklıdır. Sanal paralar dijital para kategorisindedir, fakat sanal paraların temsil ettiği bir somut gerçeklik yoktur. Sanal para soyut bir birimken dijital paralar ise itibari kağıt paraların yerine kullanılır.

Kripto para Kriptografik şekilde yani şifrelenmiş veriler biçiminde sanal ortamda cüzdanlarda saklanabilen sanal paradır. Bitcoin ve diğer alt coin’ler dijital paralarla aynı gibi düşünülür fakat çok farklıdır. Bitcoin, yokluktan gelen, yokluğa giden veriler bütünüdür. Dijital paralar itibari kağıt paraların sanal ortamdaki dijital gösterimidir. Somut paranın soyut verileridir. Bitcoin herhangi bir otoriteye sahip değildir. Tamamen anonim bir para birimidir. Denetlenemez ve düzenlenemez.

2009’da varlığını belli eden bu kripto paralar günümüzde oldukça güçlenmektedir. Bu gücü kontrol edip sistematik şekilde düzenleyen sistemin adı Block-Chain’dir. Block-Chain bir zincir halinde alış ve satışlardan oluşur. Mining (kazmak) sonucu ultra güçlü sistemlerin kendi hesaplamalarıyla ürettiği eşsiz verilerin şifrelenerek satılmasıdır. Yani parmak izini sanal ortamda şifreleyip satmak gibi düşünün fakat tek farkı parmak yok…

Bitcoin Nedir?

BTC kısaltması ve kendine özgü sembolü olan, fiziki temsili olmayan açık kaynak kodlu işlenmiş ve şifrelenmiş yazılımların tümüdür.

Bitcoin durdurulamıyor! Bir rekor daha! | Bitcoin Haberleri
Bitcoin Sembol

Bitcoin sekiz basamağa bölünür. 1 Bitcoin alınabildiği gibi 0,00000001 Bitcoin de alınabilir. Bu en küçük birime (0,00000001) Satoshi denir.

Bitcoin Cüzdanım - Kripto Para Terimleri
Satoshi Tablosu

Gerçek ismi bilinmeyen ve Elon MUSK olabileceği de ileri sürülen Bitcoin, Satoshi Nakamoto adıyla, 2008’de “Bitcoin: Uçtan Uca Elektronik Ödeme Sistemi” makalesiyle dünya genelinde ilk kez ortaya atılmıştır. Bu sistem zamanla matematik prensiblerine daha çok hakim olarak kendi kendini kripto madencileri sayesinde geliştirmiştir ve gelişmeye devam etmektedir. Bitcoin sisteminin toplam işlem gücü en hızlı bilgisayardan milyonlarca kat fazladır çünkü sadece 1 işlem günümüzün en güçlü bilgisayarında 10 dakika sürmektedir. Kısaca mining yapılan tüm bilgisayarlar bir bakıma Bitcoin’in kullandığı sistem ağlarıdır. Milyarlarca dolar değerinde Bitcoin’i ücretsiz şekilde transfer edebilir, dolara çevirebilirsiniz. Günümüzde dolara çevrilirken komisyon alan şirketler olsa da komisyonlar bunca paranın aktarılmasında göze gözükmeyecek kadar ufak bir meblağdır.

Kripto paralar büyük şirket ve ülke fonlarının kazandığı, bazen ufak yatırımcıları sevindiren sanal para türüdür. Günümüzde görülen hisse artış ve azalışları enflasyona ve şirketlerin batmasına sebep olabilir. İşsizlik dünyada %1 artarsa 100 bin kişi ölebilir. Kripto dünyada 100 birim para bir saliseden az sürede -100 birime düşebilir. Bu düşüş sınırsızdır. Bu nedenle yatırım tavsiyesi verilmesi oldukça yanlış ve tehlikelidir. Çok büyük bir kayıp ölümle sonuçlanabilir.

  • Mustafa BAHAR

Bitcoin ve alt coin’ler hakkında daha çok yazı gelecektir. Takipte kalarak yazılara ilk siz ulaşabilirsiniz. Siz de yorumlarda bu konu hakkında fikir ve deneyimlerinizi yazabilirsiniz. Uzun süredir yazılarda yaşanan gecikmelerin sebebi 750 makale projemizdir. Yakında her gün yeni yazı projemize başlayacağız. LiveTerra sizler sayesinde gelişecektir. Beğenileriniz ve yorumlarınız bizlerin motive kaynağıdır.

Yasal Bilgilendirme: Bu bir yatırım tavsiyesi değildir. Tamamen bilgilendirme amaçlı araştırma makalesidir.









Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

İnanç (lar)

Sonuçta bilimsel makale yazmıyoruz ama onun kadar doğru yada kendimce doğru kabul ettiğim şeyleri anlatmalıyız. İnançlar coğrafya gibi kaderdir coğrafya gibi de değiştirilebilirdir.

Yunan Mitolojisindeki Tanrılar, Tanrıçalar ve Özellikleri | Tarihi Olaylar
Antik Yunan Tanrıları
Mısır Mitolojisi Tanrıları Soyağacı | Mısır mitolojisi, Tanrı, Antik mısır  sanatı
Antik Mısır Tanrıları
Hint Mitolojisindeki Tanrılar, 2020 | Ganesha, Tanrı, Sanat
Hindistan Mitolojik Tanrı Tasviri


Günümüzde inançlar geçmişten bugüne olduğu gibi doğduğun yere göre de değişiklik gösterebilir. İnancın baskın olduğu bir yerde doğduysan belki sorgulayacak seviyeye gelebilirsin belki de hiç sorgulamayabilirsin (sorgulayamayacaksın) bulunduğun yerde insanlar tarafından dışlanmamak için, kabul edilmek için, toplumda belli bir yerde olmak için sana yanlış mantıksız gelen şeyler olsa da vazgeçeceksin. Çünkü üstü kapalı sorularına karşı kalıp sözlerle ve ters cevaplarla karşılaşmışsındır. Tanrı(lar) uludur tanrı(lar) büyüktür akıl ya da akıllarına sen erişemezsin, o neyi yapıyorsa doğrusunu bilir gibi önünü kapatan cevaplar seni yorar ve bir yerden sonra boşvermeye başlarsın. Tanrı (lar) yada tanrıyı bildiğini zanneden inancın elçileri bunun dışında bir cevap veremiyorlar. Aslında onlar da tanrıyı tanımıyorlar. Sadece anlatılanları biliyorlar.

Yaşam, Tahayyül ve Mitler | | Engin Dergi

Onlara öğretileni bir baykuş misali tekrar etmeyi biliyorlar. Anlatılanlar dışında başka hiç bir şey bilmiyorlar. İnancın çok da baskın olmadığı bir yerde doğduysan, sorgularken daha rahat olabilirsin. Nispeten daha az tepkiye maruz kalırsın ama yine de tepki görürsün. Her pazar kiliseye gitmek zorunda kalmayabilirsin, her cuma camiye gitmek zorunda kalmayabilirsin, daha rahat sorgular ve kendince doğru kabul ettiğin inanışa yönelebilirsin. Tabi coğrafya dışında ailenle olan bağların ve ailenin inançlara karşı bakışları önemlidir.
Başında da dediğim gibi coğrafya gibi Arabistan’da Müslüman, İtalya’da Hristiyan, Hindistan’da Hindu yada Sihist olabilirsin…
Sorgularsan istediğin inanca sahip olabilirsin. Belki ailenin kabul ettiği inanca inanmaya devam edebilirsin belki de başka bir inanca inanırsın ama önemli olan senin dinini sorgulayıp seçmendir. Yoksa niye inandığını bile bilemeyeceksin.

Yorumlar kısmında fikrinizi belirtebilir, yazıyı beğenebilirsiniz.

Yazı kategorisi: Tarih, İnsan

Ahnenerbe

Parapsikolojiyle ilgilenen Nazi partisinin oluşumunda yardımcı rol taşıyan gizli medyumlar cemiyetidir.

Ari ırkların kaynağının Atlantis kıtası veya Tibet olduğunu ileri sürüp o bölgelerde kazı faaliyetleri yapmışlardır. Bir ekip kurarak sadece Tibet bölgesinde 300 kafatası inceleyerek kafa taslarına göre bölge insanlarının kemik haritasını oluşturmuşlardır.

1939 SS-Ahnenerbe photo book
Ahnenerbe Sembol

Ahnenerbe toplama kamplarındaki insanların üzerinde deney yaptığı için cezalandırılmış, sadece Ahnenerbe genel müdürü Dr. Wolfram Sievers idam edilip geri kalan üyeler ufak idari cezalara çaptırılmıştır. Ahnenerbe, Hakenkreuz(Svastika, Gamalı Haç) işaretinin ari Alman ırkına ait olduğunu ve ari ırkın Alman’lar olduğunu öne sürmüştür. Bu konuda Türkiye’de dahil aramalar yapmış çıkan Svastika sembollerini toplamışlardır.

Gamalı Haç (Svastika)

Gamalı Haç yani Svastika çoğu medeniyetlerin birbirinden esinlenerek sembol olarak araç gereç ve duvarlarına çizmişlerdir. Bu yüzden ari ırka ait olduğu bir yorumdan öte gitmemiştir. Naziler bu gibi SS örgütlenmeleriyle bilim literatürüne çok şey kazandırmıştır ama araştırma teknikleri pek insancıl değildir.

The Nazi anthropologist Beger at the SS-Ahnenerbe expedition to Tibet... |  Download Scientific Diagram
Tibet Bölgesinde Kafa İncelemeleri (The Nazi anthropologist Beger at the SS-Ahnenerbe expedition to Tibet in 1938, examines the rate of Aryan origin of the local population. (Photograph by Ernst Krause, Německý federální archiv, CC-BY-SA 3.0).)

Yapılan deneylerin canlı insanlar üzerinde yapılması büyük yanlıştır ama bu deneyler günümüzde çoğu hastalık tedavisi ve insan fizyolojisini tanımak için yardımcı veri sağlamıştır.

Racial policy of Nazi Germany - Wikipedia
Kafa Ölçümü

Kafatası sınıflandırmaları yapıldıktan sonra doğu ve batı insanlarının yüz tipi ve kemik yapısı, burun ve göz büyüklüğü gibi veriler literatüre kazandırılmıştır.

The Disturbing Resilience of Scientific Racism | Science | Smithsonian  Magazine
Kafa Ölçümleri
How the Science of Racism Led to the Holocaust - The war against the divine  image in man - Ethics & Morality
Kafatası Büyüklüğü ve Beyin Hacmi Ölçümü

Nazi Almanya’sında Nazi Anatomi Bilimi diye adlandırılan bu incelemelerde laboratuvarlarda kafatasları ve insan uzuvları incelenmiştir. İnceleme sonrası ayrılan kafatası tipleri halka açık sergilenmiştir.

Nazi anatomy history: The origins of conservatives' anti-abortion claims  that rape can't cause pregnancy.
Kafatası Sergisi Örneği

LiveTerra olarak canlı insan üzerinde deney yapılmasına karşı duruyor, bilgilendirme amaçlı bu yazıyı yayınlıyoruz. LiveTerra etik eğitimin ve salt gerçeklerin bilgi olarak paylaşıldığı sitedir. Yazılarda verilen bilgilerin etik olmaması ve yasadışı olması LiveTerra sorumluluğunda değildir. Biz cahilliğe karşı alnı dik duran eğitim savaşçılarıyız.

Yorumlarda fikrinizi belirterek gelişmemizde bizlere yardımcı olabilirsiniz.

-Mustafa BAHAR

Kaynaklar

Adolf Hitler, KAVGAM (1924), s. 414

Swastika.” Oxford Dictionary of English 2e, Oxford University Press, 2003.

Yazı kategorisi: Tarih, İnsan

Goyaałé (Geronimo)

Kızılderili dili olan 1800 kişinin konuştuğu Meskalero-Çirikavaca “Goyaałé” diye adlandırılan, Son Mohikan diyebileceğimiz “Geronimo” bir Kızılderili savaşçısı ve kabile önderidir. İsmi “esneyen” anlamına gelmektedir. Kızılderililer genelde isimleri hayvan isimleriyle ve kişinin hareket ahlakına göre verirdi oturan boğa, gülen ayı vs.

Geronimo

Gokhlayeh (Esneyen adam) Kızılderililere Ne Oldu ? yazımızda anlatmış olduğumuz katliamlarda kabilesini ve kültürünü savunan son yerli kabile önderi olarak bilinir. Amerikan hükümetine ve diğer Avrupalı sömürgecilere karşı duruşunun ilk kıvılcımını 1858’de tarladan eve döndüğünde annesi 3 çocuğu ve eşinin tecavüze ve işkenceye uğraması, parçalanarak katledilmesinin attığını söyleyebiliriz. Sömürgeci İspanyol askerlerini köyünde görerek telaşlanması ardından evine vardığında bu vahşeti görmesi Geronimo’yu da o gün öldürdü ama Geronimo küllerinden yeniden doğacak özgürlük için başkaldıracaktı.

En Sağdaki Geronimo

Günümüzde yeni Meksika olarak bilinen bölgede yaşayan Geronimo Kırmızı seviye şaman olarak görev yapmaktaydı. Şamanlar yerli kabileleri arasında büyük değere sahiptir. Başkaldırılarının hükümetin dikkatini çekmesi üzerine rezervasyon alanı dedikleri tutsak ettiği yerlileri balık istifi yığdıkları kafese Geronimo’yu da attıkları bilinmektedir. Geronimo defalarca kaçmış yakalanmış ama 35 yaşlarındayken giriştiği son kaçış planında başarılı olarak kendine savaşçılar toplamaya ve örgütlenmeye başlamıştır.

Geronimo üstün bir izci kabiliyetine sahiptir. Avcılığın verdiği bu kabiliyet sayesinde süvarilere yakalanmadan dağlarda yaşamaya başlamıştır. Geronimo’nun teslim olması için Amerikan süvarileri köylere yönelmiş özellikle çocukları ve kadınları tecavüz ederek katletmeye başlamıştır. Köyleri ateşe verip Geronimo’ya olanları anlatması için sadece 1 kişiyi sağ bırakarak başka köye yönelmişlerdir. Geronimo süvarilerle çatışmış yaralanmış ama yılmamıştır. Bir gün katledilen bir köye indiği zaman kömür halindeki çocuk ve kadın cesetlerini görünce öldürüleceğini bile bile hükümetle anlaşma yapmış, köylerin rahat bırakılması karşılığında teslim olmuştur.

Geronimo (Bu fotoğraflar gazetecilerce çekilmiştir.)

Geronimo tekrar tutuklanıp rezervasyon kafeslerine yerleştirilmiştir ama anlaşmaya uyulmamış ve var olan tüm köyler katledilip yakılmıştır (Yüzlerce köy). Geronimo okul müdürü S.M. Barrett’e ulaşarak yaşadıklarını ve hayatını anlatmıştır. 1909 yılında bir gece aniden Oklahoma’da öldüğü söylenerek rezervasyon bölgesinin arkasına gömüldü. Gömüldüğü günün sabahı Geronimo’nun cesedi mezarda bulunamadı (gömülmedi). Yaşayan yerliler Geronimo’nun da tüm yerliler gibi katledildiğini söylemektedir. Kayıtlarda Geronimo savaş tutsağı olarak Oklahoma’da ölerek aynı yerdeki rezervasyon alanına gömüldüğünü belirtmektedir. Amerika’nın gerçek sahibi kaçarak kurtulan Kızılderililer ölüm haberini alınca Geronimo diye bağırarak örgütlenip sömürgecilere saldırırken Geronimo çığlıklarıyla kendilerini savunmuşlardır. Günümüzde paraşütten atlayanların atlarken söylediği “Geronimo” kelimesi gücü, sabrı ve korkusuzluğu simgelemektedir.

Geronimo’nun Dağlarda Savaştığı Zamanlar

Bazı insanlar yaşamlarıyla hikaye yazar. Yazdıkları hikayeler tarihe çivilenerek yıllarca anlatılır. Biz Türkler adalet için yaşar, özgürlük için canımızı veririz. Bu yapılanlara tüm dünyanın göz yumması üzücüdür. Özgürlükleri ve hakları için savaşan, bu amaçla korkusuzca canlarını veren tüm Kızılderililerin şerefli ruhlarını taçlandırmak için gerçekleri araştırıp insanlara gerçek bilgileri aktarmayı borç biliriz.

Geronimo’nun bilinen son sözleri,

“Her şeyi açıkça bildikleri halde şimdi diyorlar ki, ben kötü biriymişim. Hatta oradakilerin en kötüsüymüşüm. Ben ne yaptım ki? Ağaçların gölgesinde ailemle birlikte yaşayıp gidiyordum.”

Geronimo (Goyathlay / Son Apache Önderi) Dağlardan Sorun Beni (Son Apaçi Savaşçısı Geranimo’nun Romanı)Forrest Carter

Yorumlarda fikrinizi ve desteğinizi belirterek bizleri mutlu edebilirsiniz.

-Mustafa BAHAR

Kaynaklar

 Geronimo, Stephen Melvil Barrett, and Frederick W. Turner.Geronimo: his own story. New York: Penguin, 1996. ISBN 978-0-452-01155-7. (retrieved Dec 16, 2010) alıntılar.

Dağlardan Sorun Beni (Son Apaçi Savaşçısı Geranimo’nun Romanı)Forrest Carter, Şen Süer Kaya (Çevirmen)

Yazı kategorisi: Tarih, İnsan

Kızılderililere Ne Oldu ?

Kristof Kolomb 12 Ekim 1492’de Haiti’ye ulaştı ve katliam başladı. Amerika kıtası daha önce bilinmeyen, sanrılarla anılan bir kıta olarak tarihte gizemini korurken coğrafi keşiflerin başlamasıyla bu gizem ortadan kalkmış yerini katliam almaya başlamıştır.

Avrupa kaynaklarında yazılan süslü Amerika kıtası hikayelerini bir yana bırakıp gerçekleri ele alalım.

Kristof KOLOMB’un Seyir Defterinden,

‘’-Son derece sade, dürüst ve aşırı düzeyde eli açık insanlar. Herhangi birinden, sahip olduğu herhangi bir şey istenince, hemen veriyorlar. Başkalarına olan sevgileri, kendi özlerine olandan çok daha fazla.’’

Defterin ilk başları okunduğu zaman övgüler sunulduğu anlaşılmakta ama devamını okuyunca gerçek ortaya çıkmaktadır. Ana düşünce ve amaç şu cümlesinde kendini belli etmektedir;

‘’-Bunlardan çok iyi hizmetkâr olur. Sadece elli adamla bütün bu yerlilerin hepsine kolayca boyun eğdirebiliriz ve her istediğimizi yaptırabiliriz.’’Kristof Kolomb’un İspanyol Kraliçesine Mektubu

Yine KOLOMB’un günlüklerinde “Bu yerlilerden iyi köle olur.” gibi ifadeler kurması kıtaya gelme sebeplerini açıkça ortaya koyan delil niteliği taşımaktadır.

Kuzey Amerika’nın gerçek sahibi Kızılderililere karşı yapılan ilk saldırı İspanyollarca  1539’da Florida’daki Timukua yerlilerine yöneliktir. Kızılderili’nin yurtlarını taciz eden Avrupalılar 200 yerliyi (Kağıt üstünde) idam etmiştir.

İspanyol Hernando de Soto, yapılan ilk Kızılderili katliamından sonra Alabama’daki Mabila-kale kentinde 2.500 Çoktav Kızılderilisine vahşice işkenceler ederek, eşlerine ve hanelerine tecavüz edip yakıp yağmalayıp yerlileri katletmiştir. Bu katliamlar sonrasında kaydedilen 67 büyük katliamın sadece 2’sidir. Kağıt üstünde bilinenler bu kadar fazlayken kayıtlara geçmemiş katliamların da olması muhtemeldir. 1911’de Amerikalılar tarafından yapılan “Son Katliam” (Last Massacre) kayıtlarda kağıt üstünde bu soykırımın 1911’de bittiğini belirtse de tek bir Kızılderili kalmayana kadar devam etmiştir.

Wounded Knee Katliamı (Yaralı Diz Katliamı)

Birleşik devletler kıtayı yerlilerden arındırmak bahanesiyle 60-70 Kadın ve Çocuk, toplamda 153 yerliyi silahlarla vurarak toplu mezarlara gömdüğü kaynaklarda verilmektedir.John Enders (1992)

Katliam Öncesi SİU Kabilesi

Katliamdan kurtulan şaman Kara Geyik:  

“O zamanlar kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi yaşlılığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları hâlâ o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o çamurun içinde bir canlının daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada…”

Katliam Sonrası, Wounded Knee Katliamı (Yaralı Diz Katliamı)

(Empati)

-Taşla, sopayla avlanarak ot ve odundan yapılan evlerde huzur içinde hayatına devam etmektesin. Çocukların ve eşin var. Tek gayeniz besin bulmak ve hayatınızı idame ettirmek. Bir gün gemilerle kıyıya üstünde kumaş giysileri elinde tüfekleri olan insanlar geliyor. Kabilene karşı iyi yaklaşıp içinize kadar giriyolar. Dost olduklarını söyleyerek hakkınızda bilgiler topluyorlar. Sonrasında uğurluyorsunuz ve gidiyorlar. Aradan geçen aylar, belki yıllar sonrasında bu sefer gelenler rastgele sizleri öldürmeye ve yaşadığınız yeri ele geçirmeye başlıyor. Çocukları, kadınları ve aç kalıp ölün diye hayvanları dahi katlediyorlar. Sularınızı zehirliyorlar. Ne hissettiniz?

(FORD) Henry Kızılderili Katliamı

Kızılderili soykırımları insanlık dışı boyutlara ulaşmıştır. Zorla kısırlaştırılan (forced sterilization) ve hediye diye gönderilen battaniyeler aracılığıyla yayılan salgın hastalıklar Kızılderililerin soyunu kurutuyordu.

 Codex Kingsborough Kızılderili’yi öldüren Avrupalı Çizimi

Selknam katliamından sonra Şili ve Arjantin’in arasında paylaştığı Ateş Toprakları üzerinde yaşayan Selknam yerlileri, kafatası avcıları tarafından avlanılmıştır. Getirilen her Selknam kafası için 1 İngiliz sterlini ödül olarak verilmiştir. Kovboyluğunda da temelini atan Kızılderili soykırımları, vahşetin ve insan katlinin büyük boyutlara çıktığını göstermektedir. Kovboyların avlanırken kullandığı kementlerini atarak yakaladıkları Kızılderilileri ve gerçek kimliklerini ve son Mohikan Geronimo’yu başka bir yazıda ele alacağız.

GERONİMO ve KIZILDERİLİ SOYKIRIMI | BİLİMSEL FELSEFE

Okumak ve araştırmak bizlere gerçeğin ne olduğunu görecek gözler verir.

Yorumlarınız ve beğenileriniz bizleri motive etmektedir. Fikrinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz.

-Mustafa BAHAR

Kaynaklar

ÇOŞKUN İ.,Kristof Kolomb, Seyir Defterleri: Keşif Yolculukları Günlüğü, Çekirdek Yayınları, İstanbul, 1999.

Sömürgecilik Sosyolojisi, Doç. Dr. Taner Tatar.

John Enders (1992), Archaeologist May Have Found Site Of Alaska Massacre 18 Ekim 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., The Seattle Times, Sunday, August 16, 1992.

Sömürgecilik Tarihi, Raimondo Luragi, çev. Halim İnal, e yayınları 2000.

Kızılderililer Nasıl Yokedildi, Bartolome de Las Casas, çev.Meryem Ural, Şule Yayınları, İstanbul, 1999.


Siyasi Tarih, Oral Sander, İmge Kitabevi 2006.

Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

Benzoylemetil Ekgonin

Koka bitkisinin yapraklarında bulunan kristalize bir alkaloid. Bu madde yapraktan çıkarıldığı zaman belirli labaratuvar işlemlerinden geçerse kokain denilen merkezi sinir sistemini direkt etkileyen uyuşturucu bir maddeye dönüşmektedir. Dopamin, nöroadrenalin ve seratonin gibi keyif veren ve bağımlılığa meyleden hormonların alınımını keserek hormonların yerini alıp bağımlılığa yol açmaktadır. Kokainin bulundurulması tıp sektörü hariç yasal değildir. Şili, Peru ve Bloivya koka ağacının (Erythroxylum coca) en çok çıktığı yerlerdir.

Koka ağacı

Koka bitkisi afrika yerlilerince açlık ve diş ağrılarını bastırması adına çiğnenmesiyle ünlenmeye başlamıştır. İlk kez 1884 yılında bir göz ameliyatında kullanılan kokain doz aşımında anaflaktik şoka sebep olarak insanı öldürücü bir zehire dönüşür.

Diş ağrısı için kokain içeren hap reklamı

Kokain az dozda bile beyin hücrelerinde yıkıma sebep olmaktadır. Zamanla kullanan kişide sersemlik ve unutkanlık başlatıp, yavaş yavaş ölüme sürüklemektedir. Uyuşturucu madde kullanımı insan sağlığına oldukça zararlıdır. Uyuşturucu maddeler zehirdir. Gençlerin bu maddelere erişimi bağımlılığa ve sonrasında acı dolu bir hayata sebep olmaktadır. İlmin açıkladığının dışında zehri şeker veya sağlıklı bir madde olarak tanıtmak sahtekarlıktan öte gidemez. Unutmayın ki alışkanlık yaptıran maddeler sizleri kendilerine köle yapar. Seçim sizde, 1 dakika keyif için kalan ömrünüzü acı dolu, bir yapraktan çıkan toza köle olarak geçirmek ister miydiniz? Uyuşturucu madde satımı ve kullanımına karşıyız. Gençlerimiz eğitim sayesinde bu yanlışlardan uzaklaşacak, aydınlık geleceklere ışık olacaktır. ALO 191 Uyuşturucuyla mücadele hattı…

-Mustafa BAHAR