Kategori arşivi: Kişisel Gelişim

Para kazandıran Ek işler

Gelirini bir masa gibi inşa etmelisin. Tek ayaklı bir masa ve 4 ayaklı bir masa düşün…

4 ayaklı masa örneği
Tek ayaklı masa örneği

Tek ayaklı masanın tek ayağı kırılırsa masa çöker. 4 ayaklı masanın çökmesi için 2 ayak kırılması gerekir. Gelir şeklini de bu şekilde inşa edersen tek kaynaktan gelen gelir kesilince masa yani tüm bütçen çökmesin. Her zaman ek gelir kaynağı B planı gibidir. Seni ayakta tutar ama sen de onu yaşatırsan… Peki bu ek gelirler nedir dersen senin için bulduğum sağlam ek gelir kaynaklarını ve stratejilerini paylaşacağım. Okumaya devam et buradan işsiz çıkmayacaksın.

Diğerleri gibi dolara altına bas kanka, Loto veya ganyan gibi şans oyunları oyna pampa ben oynadım 2 liraya 1 milyon kaldırdım falancılardan uzak, içinde elinde ekmekle gezen pepenin dolaştığı fikirler sunmayacağım. Başlayalım;

Öncelikle sürekli evet demeyi, stres yaratan insanları, geçmişi ve bahaneleri bitirmen lazım. Bunlar 10 tane de ek gelirin olsa seni tüketir. Ne diyor Bill GATES dayımız, “Fakir doğmak senin suçun değil ama fakir ölmek senin suçun.”

Öncelikle masayı sağlamlamadan masaya koruma cilası atmalıyız ki kurtlar yemesin. Bu kurtlar, Bütçeni aşan ev almak, kendini gerek duymadığın şeyleri aldığın bir alışverişte bulmak, başkalarını etkilemek için para harcaman, bütçeni aşan ve vergisi maaşından fazla olan araba almak ve en önemlisi borca girmek. Borç domino etkisi yapar. Buna en iyi örnek kredidir. Kredi çekersin kaparsın, bir zaman sonra bu kredi harcamaları haddini aşar ödeyemezsin ve krediyi krediyle kapamaya başlarsın sonrası belli. Bu kurtların masanı yiyerek tüketmesine izin vermemelisin. Burda senin koruyucu cilan mantalitendir. Mantıklı düşün. Unutma ki sen buzdağı bile olsan insanlar sadece suyun yüzündeki başarını görür. Suyun altında kalan büyük kısım olan çekilen çileleri görmez. Ulan bizim pepe daha dün parasız ölürdü şimdi parayı bulmuş falan derler. Konfor bölgesinden çıkmalısın. Bu gibi söylentileri yok et. Gerekirse şehir değiştir ama konfor alanında bir ömür aynı şeyleri kopyala yapıştır yaşama. Hayat sana temiz ve beyaz bir kağıt vermiş kaç renk kullanacağın sana bağlı, sanatını göster.

Para Kazandıran Ek İşler

  • Bi miktar paran varsa parayı çalıştır, faize at veya iş makinesi al bırak para çalışsın sen de başka işlerle uğraş.

  • Ucuza bulursan ürün stoğu yap ve bir e-ticaret mağası kurarak bunları satmayı dene. Burda kargo şirketi anlaşmanı iyi yapmalısın. Gelir gideri ayarla.

  • Kına ve Düğün gibi kutlamalar insanların para harcadığı şeylerdir. Yarını yokmuşçasına harcarlar. Kına veya sünnet tahtı veya elbisesi veya aksesuarları( sandalye örtüsü, gelinlik, damatlık, taç, çiçek, dağıtılan ufak zımbırtılar…) satın alarak bunları kiralayabilirsin. Örneğin bir kına tahtı 2. elde 2 bin lira civarıdır. Bunu İstanbul gibi büyükşehirlerde kiralaman sana tek kınada 500 lira civarlarında bir bütçe sağlar. Günde 5 kere kiralaman mümkün…

  • Girişimci gibi düşün. Limonu halden 1,5 liraya alıp pazarda satarsan 2 lira, girişimci gibi ufak bir büfe kiralayıp sıcak günlerde limonata yapıp içine de bi kaç buz nane yaprağı atıp satarsan 15 lira elde edersin. Önemli nokta yerin kirası düşük olmalı ve gelir gider ayarlaması yapılmalıdır.

  • Resesyonu kullan. Hisseleri düşmekte olan büyük şirketlere hisse yardımı yaparak tekrar büyümeye geçtiklerinde verdiğin paranın 2 katını alabilirsin. Önemli husular şirket güvenilir ve sağlam olmalıdır( Koç, Türkcell, Google).

  • Öğrenci veya bekar olanlar için ideal bir fikir olarak oda kiralamak iyi getiri oluşturabilir. Aile için önermiyorum aile için uygun değil. Airbnb gibi uygulamalarda büyükşehirlerde en düşük gecelik oda fiyatı 50 liradır.

  • Ücretsiz kurslara katılarak photoshop öğrenip sahibinden.com üzerindeki logo için ücret ödeyenlere logo tasarlayabilirsin.

  • Yapay zeka yüksek gelir kazandıracak geleceğin mesleğidir. Kodlamayı öğrenerek TÜBİTAK projelerine yazdığın kodlarla katılabilir ve 500 bin lira gibi dev rakamlarda destekler alabilirsin.

  • Temettüleri takip edin. Mesela Apple şirketinin 10 yılda temettü oranı 2010’da 100 hisse alsaydın harcaığın para 2800 dolar olacaktı. Yaklaşık 10 bin lira [ 2010 dolar kuru 😦 ] Şimdi 2020 de Apple de aldığın 100 hisse değeri 34.937 dolar olacaktı. Yaklaşık 240 bin lira falan ediyor…

  • Elin yatkınsa FİXandFLİP yapabilirsin yani içi tadilat olmayan evleri tadilat ederek daha iyi fiyatlara satıp para kazanabilirsin.
  • Banka faizlerini kontol et. Yeni param faizlerini kullan. Paranı çekip geri yatırırsan yada yeni para girişi olursa sana ek faiz oranı verirler. EnPara gibi sanal internet bankalarına düşük paralarla faiz atabilirsin çünkü bu tür sanal bankalarda gece faizi vardır. Örneğin bin lira attın saat akşam 5’ten sabah saat 10’a kadar çekemiyorsun vade süresi yarım gün yani.

  • Evde makale yazarak para kazanabilirsin. Siteleri var ama iyice oku ve her onaya dikkat et sonra para vermezler veya bir şey onaylarsın sen yazmadığın için senden para keserler.

  • Sarma, Dolma veya sebze kurutmaları gibi yemek malzemelerini sahibinden.com gibi sitelerde şehir içinde satabilirsin.

  • Evde amigurumi gibi tekniklerle üretimler yaparak satabilirsin. Örnek:

Diğer örnekler Kitap ayraçlarıi, Rölyefler( bin liralar kazandırır) duş lifleri gibi el işçiliği sana gelir sağlar.

  • 2. el kıyafet veya ürünlerini sitelerde satabilirsin.
  • kişi başı 5 lira gibi ufak ücretlere online ders sınıflarında ders verebilirsin. Sürümden kazanırsın. 20 kişi 100 lira 30 dakikada kazanç.
  • Evde Call Center olabilirsin. Çağrı merkezlerine mail atarak başvurman yeterli.
  • Dil öğren. 1 lisan 1 insan, 2 lisan 2 insan…
  • Tavuk yetiştir. Yumurtası para, eti para, dışkısı gübre olur para…

Umarım aklında bir şeyler canlanmıştır. Her zaman üret. Bizimle kal LiveTerra’lı ol. LiveTerra Hayat hakkında her şey…

Bizi takip ederek yeni yazılarımızdan haberdar olabilirsin. Yorumlar yazarak bizi mutlu edebilirsin.

Mustafa BAHAR

LiveTerra yeni adresinde liveterra.wordpress.com

Yazar Olmak için iletişime geçebilirsin. LiveTerra İletişim

Birisi Sağlık Mı Dedi, O Halde Benden Ek Tavsiye (Senin İçin)

Sağlıklı beslenmek için uygulamanız gereken adımlar şu şekildedir;

1- “İlk olarak hareketinizi arttırın.” Mesela günlük fiziksel aktiviteleriniz arasında 30 dakika egzersiz için zaman ayırmak hiç de zor değildir. Televizyon izlerken veya ev ödevlerinizi yaparken her saat başı 10 dk. ayırıp egzersiz yapabilirsiniz. Bunun yanında arkadaşınızı görmeye giderken dolmuş veya taksi kullanmak yerine belli bir mesafeyi yürüyerek veya bisikletle tamamlayabilirsiniz. Ayrıca asansör kullanmak yerine merdivenleri tercih etmenizde de yarar vardır.

2- “Ara öğünleri sakın atlatmayın.” Ara öğün kan şekeri dengesini korumak ve metabolizma hızını arttırmak için mutlaka atlanmaması gereken öğünlerden biridir. Değişik besin gruplarından değişik besin ögelerini seçebilirsiniz. Bir bardak yarım yağlı süt, 1-2 adet kraker, 1 elma, yulaf ezmesi veya bir kase meyveli yoğurt sizin için sağlıklı bir seçim olacaktır.

3- “Besin seçimlerinizi dengeleyin.” Eğer patates kızartması, hamburger ve dondurmadan vazgeçemiyorsanız, bu besinleri hangi sıklıkla yediğinizi kontrol altına alınız. Çünkü bedeniniz çeşitli protein, karbonhidrat, yağ ve çeşitli vitamin ve mineralleri vitamin A-C, demir ve kalsiyum gibi çeşitli yiyeceklerden de almaya ihtiyacı bulunmaktadır.

4- “Arkadaşlarınız ve ailenizle vakit geçirin.” Bu ne işimize yarayacak demeyin. Çünkü, arkadaş ve aileyle yapılacak grup aktiviteleri çok eğlenceli olabilir. Arkadaşlarınızı sizinle birlikte grup egzersizi yapmak için teşvik etmeniz ilk sırada yer alabilir. Bu aktiviteler; yürüyüş, bisiklete binmek, basketbol ve voleybol gibi aktiviteler olabilir.

5- “Daha fazla kepekli besin ve meyve sebze tüketin.” Besin ve enerji sağlıklı beslenmede en önemli etkendir. Bu besinler size enerji vermekle birlikte, mineral ve posa da içerir. Beyaz ekmek yerine tam buğday unlu ekmek tercih ediniz. Makarna, sebzeli tercih edebilirsiniz. Bunun yanında tüm bunlar tahıl grubuna girmektedir.

6- “Besinler iyi ya da kötü değildir.” Her besinin ve yemeğin iyi ve kötü yönü elbette ki vardır. Sağlıklı beslenmeyi organize etmek bir nevi yap-boz gibidir. Her yiyecek farklı özellikler taşır. Bazı besinler daha fazla yağ, tuz ve şeker içerebilir. ayrıca bazılarında da vitamin ve posa yoktur. Diyeti iyi ya da kötü yapan bu besinleri nasıl seçtiğinizdir. Seçimdeki denge çok önemlidir.

Örneğin; yağlı gıdalardan oluşan bir menüyü öğle yemeğinde tüketmeye özen gösterip, diğer öğünleri daha hafif geçirebilirsiniz. Ancak size önerilen miktarda kalmaya dikkat ediniz. Eğer iki dilim pizza önerildiyse üçüncü dilimden kaçınınız.

7- “Uyku saatlerine dikkat ediniz.” Bakın bu çok önemli hele ki gelişme çağındaki gençlik için. Vücudunuzda hormonların doğru çalışması için uyku saatlerine özen gösterilmesi gerekmektedir. Uyku insan hayatının en önemli fonksiyonlarından biridir. İyi bir uyku gün içerisinde insanın yaşam kalitesini arttırır. En erken 07:00 da kalkıp en geç 23:00 da uyumalıyız. Eğer ki geç uyanacak olursak sindirim sistemimiz iyi çalışmaz ve depresyon hormonları iyi çalışmayacağı için kendimizi kötü hissedebiliriz.

VEEEE! SON OLARAK VÜCUT İÇİN GEREKLİ OLAN 6 BESİN ÖGESİNİ SİZLERE BİR SONRAKİ BLOG DA AÇIKLAMIŞ OLACAĞIM. TAKİPTE VE SAĞLICAKLA KALIN..

Genel Aşk ve Hayat Tüyosu

 Hayatınızdaki insanın işi, sizi “mutlu biri” haline getirmek değil; dolayısıyla mutsuz biri de yapamaz. Kendi mutluluğunuzu kendiniz bulmak zorundasınız. Böyle olduğu zaman, zaten ilişkiniz de mutlu bir ilişki olacaktır.

 Evlilik sizin hayatınızı tek bir hayata çevirmez. Evlenseniz bile iki tarafın hala kendine ait hayatları vardır bunu unutmayın! Onu tanımadan önce kurduğunuz hayallerinizden asla vazgeçmeyin. Asıl sizlerin yapmak istedikleri ev, iş ve kariyer… Bunları asla terk etmeyin.

 Hayat felsefeniz, ahlaki değerleriniz ve siyasi görüşünüz sizi siz yapan özelliklerinizdir. Kimse için bu özelliklerden vazgeçmeyin. Karşınızdaki size saygı duymuyorsa onun için değişmeyin. Beğendiğiniz bir tarzınız, dış görünüşünüz var. Kendinize yakıştırdığınız bir saç şekliniz ve giyim tarzınız var. Sizi öncelikle dış görünüşünüz için değil kalben sevmeli ki sizler zaten değerli bir varlıksınız. Eğer ki beğenmiyorsa farklı birini aramaya başlayabilir. Kısacası sizi fiziki olarak seven biri zaten kalbinizi değil görünümünüzü sevmiştir. Sadece o bir şeyler yaşamak ve yapmak istiyor diye kendinizi teslim etmeyin. Öncelikle sizin isteklerinizi ve beklentilerinizi karşılaması gerek. Bakalım siz o an bunu istiyor musunuz??

 “Kimse için kendinizden ödün vermeyin, bırakın sizi siz olduğunuz için kabullensin.” O zaman gerçekten sizi sevip sevmediği anlaşılır…

HİÇ KİMSE İÇİN KENDİNİ DEĞİŞTİRME ÖZGÜN OL, KENDİN OL… SEN ZATEN DEĞERLİ VE BİR O KADAR DA ÖZELSİN 

Hayatın Anlamı: Bir Uzun Yolculuk

 Gözlerimizi dünyaya açtığımız andan itibaren olgunluk yolunda verdiğimiz çaba ve hayatta kalma dürtüsü… Bu dürtülere yeni çağ ile eklenen, insanlığı, hayvansal sistemlerden ayıran düşünme ve anlam arayışları…

 İnsanın id ve ego çatışmaları çocukluktan itibaren başlamaktadır. Çocuklukta boy gösteren ket vurmalar zamanla ebeveyne karşı çıkmayı da beraberinde getirmektedir. Bağımsız birey olma yolunda atılan adımlar, hayatta var oluşumuzu kanıtlama çabalarından biridir. Peki ya insan, yaşadığı evrende yalnızca var olduğunu mu ispat etme çabasındadır?

 İçinde bir yerlerde narsistik tohumlar barındıran insan, çevresi içinde ele alındığında hem kalıtımın hem de sosyal çevrenin etkisi altında olduğu görülebilir. İnsan yaşadığı müddetçe içine, derinlerine inmeye çalışır. Derinlerindeki narsistik duygulara takılı kalanlar, hayatlarındaki ben merkezciliğinde kaybolurlar. Aksine narsist duygulardan çok huzur dolu arayışlara karışanlar, asıl hayat yolculuğuna ulaşmış olanlardır. Öfke ve hırstan uzaklaşıp saf öze inen insan, kendini bulmanın erdemine ulaşır. Görmeyen gözün görmesi, duymayan kulakların duyması gibi karanlık noktalara ışık olur öz benlik…

 Küçük ve önemsiz gibi görünen şu insan ömründe mutlu olmak adına hayatın anlamını arar dururuz. Ruhumuzu son ana kadar huzura erdirmek isteriz. ‘Yunan stoacı filozof Epiktetos’ a göre ruh, su dolu havuz gibi olduğu için gerçek nimetleri itmeyen bir yapıya sahiptir. Ruhun kanatları bu havuzu aydınlatan ışıktır. Havuzun suyu dalgalandıkça ışığın da dalgalandığı sanılır. Oysaki ışık olduğu gibidir. İnsan için de bu böyledir. O bulanık ve üzüntülü iken, erdemleri bulanık ya da sarsılmış değildir. Onun özündeki güçler kıpırdanmıştır. Bu güçler durgunlaşınca her
şey durgunlaşacaktır. Bu açıklamalar göstermektedir ki insanın ruhu sakin,
huzurlu, ahenk içinde olursa yaşamı da mutluluk içinde olmaktadır. Bu ahenk
bozulursa yaşamı da karmaşık olacaktır. O halde insan ruh huzurunu sağlamak
için bunu bozacak şeylerden uzak durmalıdır.
Düşünürümüz, insanların erdemli olma özelliklerini ortaya çıkartmak için
‘bencillik’ ve ‘imansızlık’ gibi iki olumsuzluğu ruhlarından söküp atmaları gerektiğini belirtmektedir. O, öğrenilmesi gereken ilk şeyin, her şeyi yöneten bir
Tanrı’nın varlığını, yalnız davranışların değil ama duyguların ve düşüncelerin
de ondan saklanmayacağını bilmek, sonra da onun niteliğini çözmek olduğuna
inanmaktadır. Epiktetos, ruhtan atılması gereken imansızlığın ancak bu şekilde ortadan kaldırılabileceğini ifade ederek insanlığa şu çağrıyı yapmaktadır:
“Ey insanoğlu! Tanrı’nın sana verdiği nimetlere karşı nankör olma… Özellikle
de bunlardan daha değerli olan her şeyi kullanmak, denemek ve her şeye değerini vermek gücünü armağan ettiği için şükret.”

Azla yetinmenin gücüne, iyiye, erdeme ulaştığımızda, yaşamak için bir sebebimiz kalmadığında bile kendimiz için yaşamayı bildiğimizde belki de anlama yaklaşmış oluyoruz. Kusursuz bir dünyada, kusurlu varlıklar olduğumuzu kabul ederek, ne geçici olduğumuz gerçeğine saplanıp ne de gitme vakti geldiğinde hazırlıksız yakalanan umutsuzlara dönüşmeliyiz. Benliğimizin yol göstericiliğine inanmalıyız. Kendimize inanmalıyız. Hayatı zindan etmek yerine, küçük mucizelere hayranlıkla bakmalıyız. En çok da kendi yaratılış mucizeliğimize…

Son olarak sizlere hayatın anlamıyla ilgili okuduğum ve baş ucu kitabım haline gelen kitabı tanıtmak isterim.

“İnsanın Anlam Arayışı /Viktor Emil Frankl”

Hayat yolculuğunuzda bu kitabı okuyarak bir nebze de olsa anlama ulaşacağınıza eminim.

Bu güzel yolculuğunuzda anlama ve kendinize ulaşmanız dileğimle…

Kaynakça : Dini Araştırmalar, Temmuz – Aralık 2011, Cilt : 14, Sayı : 39, ss. 115- 138

Harekete Geç

 Olumsuz olaylarla karşılaştığınızda her zaman tebessüm edin. Çünkü problemi aşmanızda tebessümün verdiği pozitif olma vaziyeti çok yardımcı olacaktır. Eğer olumsuz bir durum karşısında pes edip tebessüm etmezseniz bilin ki yenilgiyi çoktan kabul etmiş ve sadece kendi hayatınızın incilişini izlersiniz ön koltuktan..

 Eğer hayatta kelimelerinizin etkili ve diksiyonunuzun herkesi etkilemesini istiyorsanız her gün sesli bir kitap okumaya özen gösterin. Zamanla hitabet ve diksiyon başarınız dikkatleri cezbedecektir. Bu sadece sizi iş hayatınızda değil sosyal hayatınızda da bir basamak ileriye götürecektir. Beyni geliştirmenin yanı sıra sağlığınız için ve size öz güven sağlayacak bir görünüm için mutlaka düzenli spor yapın. Şöyle bir gerçek var ki beden ne kadar sağlıklı ise beyin sağlığına olan tesiri su götürmez bir gerçek. Mutlaka düzenli spor yapın. Hem zihniniz hem vücudunuz dinç ve enerjik olsun.

 Her insanın hayat üzerinde etkili olduğu ve gayet başarılı bir şekilde yaptığı işler vardır elbette. Bu işlerle kendinizi odaklayıp geliştirebilirsiniz. Yapmakta olduğunuz işin gelişimine bakarak yarın hangi noktalarda olacağınıza ve bunun için ne gibi özellikler gerekebileceğini tahmin edebilirsiniz ve şunu kesinlikle unutmayın ki kendimize yaptığımız yatırım en büyük yatırımdır. Çünkü şahsi yatırımınız sizi hayatta tüm engellere rahat bir şekilde göğüs germenizi sağlar.

“UNUTMA! SEN KENDİN İÇİN YAŞAMALISIN, DİĞERLERİ İÇİN DEĞİL.. KENDİNİ GELİŞTİREREK BUNU BAŞARABİLİRSİN”

Aslan Neden Ormanların Kralıdır?


Düşünsene bir fil o kadar güçlü ve heybetliyken neden aslan ormanların kralı sayılıyor? Acaba biz mi öyle sanıyoruz gerçekten mi öyle? Aslanla Fil arasındaki fark mentalitedir. Aslanla fil karşılaştığı zaman aslan için kaçmak en son çaredir. Aslan için öncelik fili yemektir. Fil mentalitesi ise kendini savunmak ve tehlikeyi savuşturmaktır. Mentalitesi devletler yaratır ve yok eder. Büyük balık küçük balığı her zaman yiyecektir. İnsanlar kendilerine lider seçerler. İlk çağdan beri Yunan tanrılarında bile bu görülür. Tanrıların da tanrıları vardır ve hep Bi büyük balık vardır. Hayata atılmak için mentalitesi oturtmalısın. Büyük balık sen olacaksın. Küçük balıklar zaten yerini bilecektir. Her zihin olgusal gerçeklikten kendi yolunu çizer. Bazı yollar diğer yolları kapsar bazıları ufaktır bazıları engebeli bazıları da anayol dur. Tüm yollar ona bağlanır. Zihnini terbiye edersen KPSS’de de dereceye girersin hayat şartlarında da… Bir şeyleri başaranlar ya çok zekidir yada çok çalışkan. Bu ikisi olmadan kazanılan başarı şanstır ve şansın tekerrürü düşüktür. Prof.Dr Aziz SANCAR gibi günde 4 saat uyuyup hayatını işine adayı çalışanlar Hakimiyet mentalitesi oturtmuş insanlardır. Çalışkanlık zaferi getirir. Kararları gerçekleştirmeden önce uçuk hayaller kurmalısın. Mentalitesi diri ve sağlam tutmalısın ki en ufak sarsıntıda yıkılmasın. Bu gibi sohbet havasında kişisel gelişim kısa yazıları gelmesini istersen yorumlarda belirtebilirsin. Yaşamaya devam et, hareket etmeyi bırakma. Kükre…

Orduya Verilen Uykuya Dalma Tekniği

ABD askerlerine öğretilen uykuya hızlı dalma tekniğinde bahsedeceğim.

Önce yüzünü rahatlatman gerekiyor. Yüzüne dairesel masajlar yapabilirsin. Kaşlarını çatmayı ya da dudaklarını sıkmayı bırakmalısın. Yüzündeki bütün kasları serbest bırakana kadar yavaşça nefes alıp vermeye devam etmen gerek. Omuzlarını mümkün olduğunca serbest bırak ve gevşe uykunun şefkatli kollarına sal arkadaşım kendini. Bırak omzun elin düşsün. Ardından kollara geç. Kollarını kucağına al sallanmasın. Kol kaslarını serbest bırak ve hissizleştiğini hisset. Bacaklar için Kasıklarından başlayıp parmak uçlarına kadar serbest bırakmaya çalış. Kollar gibi bacakların da yokmuş gibi hissettirmeli. Aklında hiçbir şey kurma. Boş siyah bir görüntü hayal etmelisin. Düşünmeyi bırak ve o siyah ortamda rahatla.

ABD savaş öncesi eğitim birimi, geliştirdiği bu özel teknikle 2 dakika içinde askerlere uykuya dalmayı öğretti. 6 haftalık çalıştaylar sonunda askerlerin %96’sı başarılı bir şekilde uykuya dalmaya başlamıştı..

4/7/8 TEKNİĞİ

Bu Dr. Andrew Weil geliştirmiştir. 60 saniyede uyutan bu teknik, kan akışı ve kandaki oksijen miktarını arttırarak kaslara kan pompalanmasını ve o kanın sonunda beynine çıkarak beynine oksijen dolmasını sağlamayı amaçlıyor. Önce dilini damağına değdiriyorsun ve teknik süresince damağında tutmalısın. 4 saniye boyunca burnundan nefes al, 7 saniye boyunca nefesini tut, 8 saniye boyunca yavaş şekilde vücudunu gevşeterek aldığın nefesi ver. Bu işlemi 4 kere arka arkaya yapmalısın, farkı göreceksin.  Bu tekniği 3 gün arka arkaya denemelisin. Denedikten sonra daha rahat uykuya dalabilirsin. İyi uykular👍🏻

10/10/10 TEKNİĞİ


Karar verirken sana yardımcı olacak bir teknik var,10/10/10 TEKNİĞİ. Her karar kolay verilmez. Evlilik gibi zor düşünmesi gerekilen konularda tutumlu ve iyi kararlar vermek hayat kurtarabilir. Bu teknikte bugün ve yarın arasındaki farkı hayal ederek şimdiki kararın doğruluğunu düşüneceğiz.


Bu yönteme göre ani kararlarının ne sonuçlar doğuracağını kestiremediğin anda, kendine 3 soru yöneltiyorsun;

Vereceğin karar,

10 dakika sonra etkisi ne olacak, 10 dakika sonra pişman olacak mısın, 10 dakika sonra hayatında ne değişecek, 10 dakika sonra bu karar geçerli mi?

10 ay sonra etkisi ne Olacak? Verdiğin karar 10 ay durmuşsa ümit var demektir. Doğru yolda olabilirsin.

10 yıl sonra verdiğin karar senin hayatında ne değiştirdi? Hala geçerli mi? Geçerliyse ve mutlu ediyorsa doğru bir karardır.
Burada önemli olan nokta alınan kararların her birinin zaman dilimlerine göre farklı sonuçları olduğunu ve bu sonuçları düşünüp dengelemenin gerekliliğini anlamak.

Suzy Welch, “Şunu açıklıkla söyleyebilirim ki her akıllıca kararın arkasında mutlaka bir karar verme metodolojisi vardır.”

Hızla verdiğin bir karar, 10 dakika sonra sizi pişman edecek mi?


Örneğin, AVM’desin ve bir zımbırtı gördün. Bu zımbırtı şarjlı wireles klavye olsun. Telefonuma takarım diye düşündün. Fiyatı senin bütçeni yoracak miktarda. Bugün bu zımbırtıyı alırsam 10 dakika sonra işime yarayacak mı, ben yine mesajları dokunmatik telefondan yazmıyacak mıyım, 10 ay sonra unutup Bi köşeye atacak mıyım, bana ne kazandırabilir, elimdeki imkanlar yeterli değil miydi, 10 yıl sonra bu cihaz hala duracak mı, aldığımı bile unutacak mıyım, telefonum 10 yıl içinde bozulursa klavyeyle ne yaparım?gibi sorularla kendini sorgula ve gerçekten bunu istiyor musun diye düşün. Örnek zayıf kalmış olabilir her zaman bu gibi zımbırtı alırken karar vermeyeceksin, hayatını etkileyen kararlar vereceksin BES açmayı, araba almayı, ev almayı, dükkan açmayı düşünebilirsin. Bu teknik hayat kurtarır.


Suzy Welch’in 10-10-10 yöntemini konu alan kitabını okuyup daha detaylı bilgilere ulaşabilirsin. Yazıyı beğendiysen yıldıza tıklayıp beğenerek bana bunu gösterirsen yazının devam etmesi için beni desteklemiş olursun.

AŞK V2.0 (Güçlü Sorular)

Aşk versiyon 2.0 kategorisinin sana hayatı sorgulatan sorular bölümündeyiz. Bu sorular düşündürecek. Ben cevaptan ziyade soruyu okuduğunda sende ne canlandırdı bunun üstünde yoğunlaşıyorum. Okuyuculara ışık olmak istiyorum diyorsan yorumlardan cevap verebilir veya eklemek istediğin fikrin varsa belirtebilirsin.

LiveTerra senin yaşam alanın.

1. En İhtiyaç duyduğun anda yanında olmasını istediğin kişi şu an Birlikte olduğun kişi mi?

2. Sevgilinle birlikteyken istediğin şekilde rahat konuşabiliyor musun?


3. Sence kullanılıyor musun, kullanıldığını hissediyor musun?


4. Sevdiğin kişiyle beraberken kendin misin?


5. Aklına takılan bir ilişkin var, şu an o biten ilişki tekrar başlarsa tekrar bitmeyecek mi?


6. Daha önce bitmiş olan bir ilişki İyi ki bitmiş mi?


7. Mutluluk evlenince mi gelir?


8. Biraz daha beklersen sevdiğini kaybeder misi, Neden?


9. Eskiden kalan olumsuz düşünceler sana yüktür. Bu yükleri ne kadar taşıyacaksın?


10. Son soruda ne kadar Narsist olduğunu öğrenelim. Hayatta en çok arzuladığın şeyi, kariyeri, popülerliği sevgilin elde etse ne hissedersin?