Yazı kategorisi: Güncel

Efendiler

Bir ülke çiziyorum.

Karanlık krallardan uzak,

Narenciye turuncusu gökleri…

Bu göklerin altında korkusuzca atan

Binlerce onarılmış etten kemikler…

Bir ülke çiziyorum.

Adaletin terazisi henüz kırılmamış.

İpin çektiği yönler kapatılmış,

Keskin bıçak gözleri konduruyorum.

Uzakların sesine katılan bu gözler

Kimi zaman suskun…

Bir ülke çiziyorum.

Her başın eşitlik bildiği,

Son ekmek bir kadına sunulmuş

Olsa da

Son gözyaşı bir adam için…

Evleri taş,

Yürekler olmasın aman ha!

Yalnız renkten morlar çıkacak sabaha.

Bi ülke çiziyorum.

Dahisi çoğalmış deliliğin,

Akıl için atan binbir başlı yüreklerin

Alacası belli çalışkan gözlerin.

Bu ülke, ütopyalar ardında serili

Üç beş paslanmış kilimleri,

Siler soğuk kötümser iklimleri.

Ve bilmekte meşhur edep çizgisini…

Beş sadece sayıdır

Saymasını bilene…

Görmek, hissetmekle eş değer.

Uzakların sinesine

Çekilir zaman,

Duyulur bir aman.

Aman ha aman!

Bir ülke çiziyorum efendiler!

Yazı kategorisi: Edebiyat

Üstat Nazım’a

Ah Nazım…
Nasıl koydular seni
Dört duvar arasına,
Çevirmiş
Bir düşünce yığınına
Altında kalan tozdan şiirlerin,
Eksilmeyen palton
Bir tahta askıda…
Bekleyiş bir çınara sığar.
Ve Piraye’ninkine denk düşen gözyaşları…
Ah Nazım ;
Nasıl sürdüler seni Malta’ya?
Memleket özlemi derin,
Gözlerin nicesi mavi derinlikler.
Kaybolmak sayfalar dolusu
Memleket şiirlerinde.
Ve aşkın ayıplığını örtmek seninle…
Kalemine sağlık
heyhaat dev adam,
Tükenmeyen kurşunları sana dizeyim.
Çilesi bitmemiş bu dava
Yazının kandan üstünlüğü,
Ve gözlerin
hakikat sandığından çekilmesi
Miller boyunca…
Ah Nazım ;
Sana nasıl kıydılar??

Yazı kategorisi: Tarih, İnsan

Ahnenerbe

Parapsikolojiyle ilgilenen Nazi partisinin oluşumunda yardımcı rol taşıyan gizli medyumlar cemiyetidir.

Ari ırkların kaynağının Atlantis kıtası veya Tibet olduğunu ileri sürüp o bölgelerde kazı faaliyetleri yapmışlardır. Bir ekip kurarak sadece Tibet bölgesinde 300 kafatası inceleyerek kafa taslarına göre bölge insanlarının kemik haritasını oluşturmuşlardır.

1939 SS-Ahnenerbe photo book
Ahnenerbe Sembol

Ahnenerbe toplama kamplarındaki insanların üzerinde deney yaptığı için cezalandırılmış, sadece Ahnenerbe genel müdürü Dr. Wolfram Sievers idam edilip geri kalan üyeler ufak idari cezalara çaptırılmıştır. Ahnenerbe, Hakenkreuz(Svastika, Gamalı Haç) işaretinin ari Alman ırkına ait olduğunu ve ari ırkın Alman’lar olduğunu öne sürmüştür. Bu konuda Türkiye’de dahil aramalar yapmış çıkan Svastika sembollerini toplamışlardır.

Gamalı Haç (Svastika)

Gamalı Haç yani Svastika çoğu medeniyetlerin birbirinden esinlenerek sembol olarak araç gereç ve duvarlarına çizmişlerdir. Bu yüzden ari ırka ait olduğu bir yorumdan öte gitmemiştir. Naziler bu gibi SS örgütlenmeleriyle bilim literatürüne çok şey kazandırmıştır ama araştırma teknikleri pek insancıl değildir.

The Nazi anthropologist Beger at the SS-Ahnenerbe expedition to Tibet... |  Download Scientific Diagram
Tibet Bölgesinde Kafa İncelemeleri (The Nazi anthropologist Beger at the SS-Ahnenerbe expedition to Tibet in 1938, examines the rate of Aryan origin of the local population. (Photograph by Ernst Krause, Německý federální archiv, CC-BY-SA 3.0).)

Yapılan deneylerin canlı insanlar üzerinde yapılması büyük yanlıştır ama bu deneyler günümüzde çoğu hastalık tedavisi ve insan fizyolojisini tanımak için yardımcı veri sağlamıştır.

Racial policy of Nazi Germany - Wikipedia
Kafa Ölçümü

Kafatası sınıflandırmaları yapıldıktan sonra doğu ve batı insanlarının yüz tipi ve kemik yapısı, burun ve göz büyüklüğü gibi veriler literatüre kazandırılmıştır.

The Disturbing Resilience of Scientific Racism | Science | Smithsonian  Magazine
Kafa Ölçümleri
How the Science of Racism Led to the Holocaust - The war against the divine  image in man - Ethics & Morality
Kafatası Büyüklüğü ve Beyin Hacmi Ölçümü

Nazi Almanya’sında Nazi Anatomi Bilimi diye adlandırılan bu incelemelerde laboratuvarlarda kafatasları ve insan uzuvları incelenmiştir. İnceleme sonrası ayrılan kafatası tipleri halka açık sergilenmiştir.

Nazi anatomy history: The origins of conservatives' anti-abortion claims  that rape can't cause pregnancy.
Kafatası Sergisi Örneği

LiveTerra olarak canlı insan üzerinde deney yapılmasına karşı duruyor, bilgilendirme amaçlı bu yazıyı yayınlıyoruz. LiveTerra etik eğitimin ve salt gerçeklerin bilgi olarak paylaşıldığı sitedir. Yazılarda verilen bilgilerin etik olmaması ve yasadışı olması LiveTerra sorumluluğunda değildir. Biz cahilliğe karşı alnı dik duran eğitim savaşçılarıyız.

Yorumlarda fikrinizi belirterek gelişmemizde bizlere yardımcı olabilirsiniz.

-Mustafa BAHAR

Kaynaklar

Adolf Hitler, KAVGAM (1924), s. 414

Swastika.” Oxford Dictionary of English 2e, Oxford University Press, 2003.

Yazı kategorisi: Tarih, İnsan

Goyaałé (Geronimo)

Kızılderili dili olan 1800 kişinin konuştuğu Meskalero-Çirikavaca “Goyaałé” diye adlandırılan, Son Mohikan diyebileceğimiz “Geronimo” bir Kızılderili savaşçısı ve kabile önderidir. İsmi “esneyen” anlamına gelmektedir. Kızılderililer genelde isimleri hayvan isimleriyle ve kişinin hareket ahlakına göre verirdi oturan boğa, gülen ayı vs.

Geronimo

Gokhlayeh (Esneyen adam) Kızılderililere Ne Oldu ? yazımızda anlatmış olduğumuz katliamlarda kabilesini ve kültürünü savunan son yerli kabile önderi olarak bilinir. Amerikan hükümetine ve diğer Avrupalı sömürgecilere karşı duruşunun ilk kıvılcımını 1858’de tarladan eve döndüğünde annesi 3 çocuğu ve eşinin tecavüze ve işkenceye uğraması, parçalanarak katledilmesinin attığını söyleyebiliriz. Sömürgeci İspanyol askerlerini köyünde görerek telaşlanması ardından evine vardığında bu vahşeti görmesi Geronimo’yu da o gün öldürdü ama Geronimo küllerinden yeniden doğacak özgürlük için başkaldıracaktı.

En Sağdaki Geronimo

Günümüzde yeni Meksika olarak bilinen bölgede yaşayan Geronimo Kırmızı seviye şaman olarak görev yapmaktaydı. Şamanlar yerli kabileleri arasında büyük değere sahiptir. Başkaldırılarının hükümetin dikkatini çekmesi üzerine rezervasyon alanı dedikleri tutsak ettiği yerlileri balık istifi yığdıkları kafese Geronimo’yu da attıkları bilinmektedir. Geronimo defalarca kaçmış yakalanmış ama 35 yaşlarındayken giriştiği son kaçış planında başarılı olarak kendine savaşçılar toplamaya ve örgütlenmeye başlamıştır.

Geronimo üstün bir izci kabiliyetine sahiptir. Avcılığın verdiği bu kabiliyet sayesinde süvarilere yakalanmadan dağlarda yaşamaya başlamıştır. Geronimo’nun teslim olması için Amerikan süvarileri köylere yönelmiş özellikle çocukları ve kadınları tecavüz ederek katletmeye başlamıştır. Köyleri ateşe verip Geronimo’ya olanları anlatması için sadece 1 kişiyi sağ bırakarak başka köye yönelmişlerdir. Geronimo süvarilerle çatışmış yaralanmış ama yılmamıştır. Bir gün katledilen bir köye indiği zaman kömür halindeki çocuk ve kadın cesetlerini görünce öldürüleceğini bile bile hükümetle anlaşma yapmış, köylerin rahat bırakılması karşılığında teslim olmuştur.

Geronimo (Bu fotoğraflar gazetecilerce çekilmiştir.)

Geronimo tekrar tutuklanıp rezervasyon kafeslerine yerleştirilmiştir ama anlaşmaya uyulmamış ve var olan tüm köyler katledilip yakılmıştır (Yüzlerce köy). Geronimo okul müdürü S.M. Barrett’e ulaşarak yaşadıklarını ve hayatını anlatmıştır. 1909 yılında bir gece aniden Oklahoma’da öldüğü söylenerek rezervasyon bölgesinin arkasına gömüldü. Gömüldüğü günün sabahı Geronimo’nun cesedi mezarda bulunamadı (gömülmedi). Yaşayan yerliler Geronimo’nun da tüm yerliler gibi katledildiğini söylemektedir. Kayıtlarda Geronimo savaş tutsağı olarak Oklahoma’da ölerek aynı yerdeki rezervasyon alanına gömüldüğünü belirtmektedir. Amerika’nın gerçek sahibi kaçarak kurtulan Kızılderililer ölüm haberini alınca Geronimo diye bağırarak örgütlenip sömürgecilere saldırırken Geronimo çığlıklarıyla kendilerini savunmuşlardır. Günümüzde paraşütten atlayanların atlarken söylediği “Geronimo” kelimesi gücü, sabrı ve korkusuzluğu simgelemektedir.

Geronimo’nun Dağlarda Savaştığı Zamanlar

Bazı insanlar yaşamlarıyla hikaye yazar. Yazdıkları hikayeler tarihe çivilenerek yıllarca anlatılır. Biz Türkler adalet için yaşar, özgürlük için canımızı veririz. Bu yapılanlara tüm dünyanın göz yumması üzücüdür. Özgürlükleri ve hakları için savaşan, bu amaçla korkusuzca canlarını veren tüm Kızılderililerin şerefli ruhlarını taçlandırmak için gerçekleri araştırıp insanlara gerçek bilgileri aktarmayı borç biliriz.

Geronimo’nun bilinen son sözleri,

“Her şeyi açıkça bildikleri halde şimdi diyorlar ki, ben kötü biriymişim. Hatta oradakilerin en kötüsüymüşüm. Ben ne yaptım ki? Ağaçların gölgesinde ailemle birlikte yaşayıp gidiyordum.”

Geronimo (Goyathlay / Son Apache Önderi) Dağlardan Sorun Beni (Son Apaçi Savaşçısı Geranimo’nun Romanı)Forrest Carter

Yorumlarda fikrinizi ve desteğinizi belirterek bizleri mutlu edebilirsiniz.

-Mustafa BAHAR

Kaynaklar

 Geronimo, Stephen Melvil Barrett, and Frederick W. Turner.Geronimo: his own story. New York: Penguin, 1996. ISBN 978-0-452-01155-7. (retrieved Dec 16, 2010) alıntılar.

Dağlardan Sorun Beni (Son Apaçi Savaşçısı Geranimo’nun Romanı)Forrest Carter, Şen Süer Kaya (Çevirmen)

Yazı kategorisi: Tarih, İnsan

Kızılderililere Ne Oldu ?

Kristof Kolomb 12 Ekim 1492’de Haiti’ye ulaştı ve katliam başladı. Amerika kıtası daha önce bilinmeyen, sanrılarla anılan bir kıta olarak tarihte gizemini korurken coğrafi keşiflerin başlamasıyla bu gizem ortadan kalkmış yerini katliam almaya başlamıştır.

Avrupa kaynaklarında yazılan süslü Amerika kıtası hikayelerini bir yana bırakıp gerçekleri ele alalım.

Kristof KOLOMB’un Seyir Defterinden,

‘’-Son derece sade, dürüst ve aşırı düzeyde eli açık insanlar. Herhangi birinden, sahip olduğu herhangi bir şey istenince, hemen veriyorlar. Başkalarına olan sevgileri, kendi özlerine olandan çok daha fazla.’’

Defterin ilk başları okunduğu zaman övgüler sunulduğu anlaşılmakta ama devamını okuyunca gerçek ortaya çıkmaktadır. Ana düşünce ve amaç şu cümlesinde kendini belli etmektedir;

‘’-Bunlardan çok iyi hizmetkâr olur. Sadece elli adamla bütün bu yerlilerin hepsine kolayca boyun eğdirebiliriz ve her istediğimizi yaptırabiliriz.’’Kristof Kolomb’un İspanyol Kraliçesine Mektubu

Yine KOLOMB’un günlüklerinde “Bu yerlilerden iyi köle olur.” gibi ifadeler kurması kıtaya gelme sebeplerini açıkça ortaya koyan delil niteliği taşımaktadır.

Kuzey Amerika’nın gerçek sahibi Kızılderililere karşı yapılan ilk saldırı İspanyollarca  1539’da Florida’daki Timukua yerlilerine yöneliktir. Kızılderili’nin yurtlarını taciz eden Avrupalılar 200 yerliyi (Kağıt üstünde) idam etmiştir.

İspanyol Hernando de Soto, yapılan ilk Kızılderili katliamından sonra Alabama’daki Mabila-kale kentinde 2.500 Çoktav Kızılderilisine vahşice işkenceler ederek, eşlerine ve hanelerine tecavüz edip yakıp yağmalayıp yerlileri katletmiştir. Bu katliamlar sonrasında kaydedilen 67 büyük katliamın sadece 2’sidir. Kağıt üstünde bilinenler bu kadar fazlayken kayıtlara geçmemiş katliamların da olması muhtemeldir. 1911’de Amerikalılar tarafından yapılan “Son Katliam” (Last Massacre) kayıtlarda kağıt üstünde bu soykırımın 1911’de bittiğini belirtse de tek bir Kızılderili kalmayana kadar devam etmiştir.

Wounded Knee Katliamı (Yaralı Diz Katliamı)

Birleşik devletler kıtayı yerlilerden arındırmak bahanesiyle 60-70 Kadın ve Çocuk, toplamda 153 yerliyi silahlarla vurarak toplu mezarlara gömdüğü kaynaklarda verilmektedir.John Enders (1992)

Katliam Öncesi SİU Kabilesi

Katliamdan kurtulan şaman Kara Geyik:  

“O zamanlar kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi yaşlılığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları hâlâ o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o çamurun içinde bir canlının daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada…”

Katliam Sonrası, Wounded Knee Katliamı (Yaralı Diz Katliamı)

(Empati)

-Taşla, sopayla avlanarak ot ve odundan yapılan evlerde huzur içinde hayatına devam etmektesin. Çocukların ve eşin var. Tek gayeniz besin bulmak ve hayatınızı idame ettirmek. Bir gün gemilerle kıyıya üstünde kumaş giysileri elinde tüfekleri olan insanlar geliyor. Kabilene karşı iyi yaklaşıp içinize kadar giriyolar. Dost olduklarını söyleyerek hakkınızda bilgiler topluyorlar. Sonrasında uğurluyorsunuz ve gidiyorlar. Aradan geçen aylar, belki yıllar sonrasında bu sefer gelenler rastgele sizleri öldürmeye ve yaşadığınız yeri ele geçirmeye başlıyor. Çocukları, kadınları ve aç kalıp ölün diye hayvanları dahi katlediyorlar. Sularınızı zehirliyorlar. Ne hissettiniz?

(FORD) Henry Kızılderili Katliamı

Kızılderili soykırımları insanlık dışı boyutlara ulaşmıştır. Zorla kısırlaştırılan (forced sterilization) ve hediye diye gönderilen battaniyeler aracılığıyla yayılan salgın hastalıklar Kızılderililerin soyunu kurutuyordu.

 Codex Kingsborough Kızılderili’yi öldüren Avrupalı Çizimi

Selknam katliamından sonra Şili ve Arjantin’in arasında paylaştığı Ateş Toprakları üzerinde yaşayan Selknam yerlileri, kafatası avcıları tarafından avlanılmıştır. Getirilen her Selknam kafası için 1 İngiliz sterlini ödül olarak verilmiştir. Kovboyluğunda da temelini atan Kızılderili soykırımları, vahşetin ve insan katlinin büyük boyutlara çıktığını göstermektedir. Kovboyların avlanırken kullandığı kementlerini atarak yakaladıkları Kızılderilileri ve gerçek kimliklerini ve son Mohikan Geronimo’yu başka bir yazıda ele alacağız.

GERONİMO ve KIZILDERİLİ SOYKIRIMI | BİLİMSEL FELSEFE

Okumak ve araştırmak bizlere gerçeğin ne olduğunu görecek gözler verir.

Yorumlarınız ve beğenileriniz bizleri motive etmektedir. Fikrinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz.

-Mustafa BAHAR

Kaynaklar

ÇOŞKUN İ.,Kristof Kolomb, Seyir Defterleri: Keşif Yolculukları Günlüğü, Çekirdek Yayınları, İstanbul, 1999.

Sömürgecilik Sosyolojisi, Doç. Dr. Taner Tatar.

John Enders (1992), Archaeologist May Have Found Site Of Alaska Massacre 18 Ekim 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., The Seattle Times, Sunday, August 16, 1992.

Sömürgecilik Tarihi, Raimondo Luragi, çev. Halim İnal, e yayınları 2000.

Kızılderililer Nasıl Yokedildi, Bartolome de Las Casas, çev.Meryem Ural, Şule Yayınları, İstanbul, 1999.


Siyasi Tarih, Oral Sander, İmge Kitabevi 2006.

Yazı kategorisi: Güncel

Liebster Ödülü Adaylığı

Blog siteleri arasında dostluk bağı gelişmesi adına yeni bir etkinlik başlatılmıştır. Bu etkinlikte cevaplamasını istediğiniz sitenin adresini yazarak birtakım sorular soruyorsunuz. Bu yolda sevgili blogger dostlarımıza destek olmak için biz de LiveTerra ailesi olarak LiveTerra’yı, sevgili (Liebster Ödülü Adaylığı – Gonca ÖZDEMİR (home.blog)) Gonca ÖZDEMİR’in adaylık listesine eklemesine karşılık bu yazıyı yayımlayarak soruları cevaplayıp bu akıma katılmak istedik. Öncelikle LiveTerra’yı aday gösteren Gonca hanıma teşekkürlerimizi sunarız. Bizi ( liveterra.wordpress.com ) adaylığa layık gören ve görecek olanlara minnettarlığımızı sunarız. Sevgiler…

LiveTerra’ya iletilen sorular,

  • Blog yazmak sizin için ne ifade ediyor?

Eğitimin ulaşılabilir ve fırsat eşitliğine sahip olmasını sağlayan bir nevi uzaktan eğitim gibi bilgiyi yayan bir site olmak manevi olarak iyi hissettirmesinin yanında aldığımız dönütlerle bizleri pozitif yönde gelişime güdülemektedir.

  • Hayatınızda hiç sizi derinden etkileyecek bir olayla karşı karşıya kaldınız mı?

Eğitime ulaşamayan toplumların cahillikle başedememesi, zalimler karşısında etkilenmesi LiveTerra ailesini derinden etkilemektedir. Bu durumun ortadan kalkaması veya en aza indirgenmesi için sitemizi büyüterek gelir sağlayıp bu amaç doğrultusunda eğitimi yaymak isteriz.

  • Eski blog yazılarınızı okuyor musunuz? Onlardan memnun kalıyor musunuz yoksa değiştirmek istediğiniz şeyler oluyor mu ?

Yazdıklarımızın arkasındayız. Doğru kaynaklardan gerekli izinler alarak paylaşımda bulunuyoruz. Geçmişte yayımlanan yazılarımızın okunması için çabalıyoruz.

  • Daha çok hangi türde kitaplar okumayı tercih ediyorsunuz?

Eğitim ve kişisel gelişim.

  • Sizi en iyi tanımlayan üç kelime nedir?

Live, Terra, world.

  • Kitap okurken yazıların altını çizenlerden misiniz yoksa bunun kitaba hakaret olduğunu düşünenlerden misiniz?

Kitap çizilir eskitilir. Süs değil materyaldir.

  • Hayatınız bir kitap olsaydı ilk cümlesi ne olurdu ?

LiveTerra kitap hayalimizin sayfalarını eğitimi şekillendirecek ve gelişimine teşvik edecek telkinlerle başlatmak isteriz.

  • Eğer bir kitabın geçtiği dönemde ve ortamda yaşama şansınız olsaydı bu hangi kitap olurdu?

Osmanlı, 1453 kitap: Halil İNALCIK Osmanlı İmparatorluğu 2 cilt

  • Herkes tarafından beğenilmesine rağmen sizin okuyup beğenemediğiniz bir kitap oldu mu ?

Kavgam

  • Blog yazarken size ilham veren bir şeyler veya birileri var mı?

DÜNYA ve HAYATLAR sitemizin ana ilham kaynaklarındandır.

  • Kitaplardan uyarlanan film veya dizilere olumlu mu olumsuz mu bir bakış açısına sahipsiniz?

İkisi de sanattır. Farklarının olması normaldir.

LiveTerra olarak Leibster adaylık etkinliğinin devamlılığına yardımcı olmak amacıyla Leibster adaylarımıza bazı sorularımız var. Soruları cevaplamanız bizlere mutluluk verecektir.

  • LiveTerra sitesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
  • Daha iyi bir dünya için nelerin gelişmesi ve değişmesi gereklidir?
  • Sitenizin çok tanınır bir site olduğunu ve popülerliğinin zirve yaptığını düşünün. Gayeniz ve kişiliğinizde ne tür değişmeler olurdu ?
  • Türkiye eğitim ve öğretim sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?
  • Ne zamandan beri WordPress’desiniz?
  • Kaç takipçiniz var?
  • Sıkı takipçinizin bağlantısını yazınıza ekler misiniz?
  • Blog yazmak sizce nedir?
  • İlham kaynaklarınız var mı? Varsa neler?
  • Yıllık kitap okuma hedefinizde kaç kitap var?
  • Bizlere kitap önerir misiniz?

Leibster ödülüne aday olarak yaratıcı içerikler sunan blogları listeledik.

*Site sıraları rastgele yerleştirilmiş olup kademe teşkil etmez.

Gözümüzden kaçırdığımız dostlarımızdan özür dileriz. Sevgili takipçi dostlarımız, yorumlar kısmına kalp bırakarak bu listeye dahil olabilirsiniz.

Nedir bu meşhur Liebster ödülü kuralları:

1-Sizi aday gösteren kişiye teşekkür edin ve başkalarının bulabilmesi için bloglarına bir bağlantı sağlayın. +

2-Sizi aday gösteren blog yazarı tarafından sorulan soruları yanıtlayın. +

3-Diğer blog yazarlarını aday gösterin ve onlara 11 yeni soru sorun. +

4-Blog gönderilerinden birine yorum yaparak adayları bu konuda bilgilendirin. +

5-Kuralları listeleyin ve yayınınızda ve / veya blog sitenizde bir Liebster Blogger Ödülü logosu gösterin. +

Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

Benzoylemetil Ekgonin

Koka bitkisinin yapraklarında bulunan kristalize bir alkaloid. Bu madde yapraktan çıkarıldığı zaman belirli labaratuvar işlemlerinden geçerse kokain denilen merkezi sinir sistemini direkt etkileyen uyuşturucu bir maddeye dönüşmektedir. Dopamin, nöroadrenalin ve seratonin gibi keyif veren ve bağımlılığa meyleden hormonların alınımını keserek hormonların yerini alıp bağımlılığa yol açmaktadır. Kokainin bulundurulması tıp sektörü hariç yasal değildir. Şili, Peru ve Bloivya koka ağacının (Erythroxylum coca) en çok çıktığı yerlerdir.

Koka ağacı

Koka bitkisi afrika yerlilerince açlık ve diş ağrılarını bastırması adına çiğnenmesiyle ünlenmeye başlamıştır. İlk kez 1884 yılında bir göz ameliyatında kullanılan kokain doz aşımında anaflaktik şoka sebep olarak insanı öldürücü bir zehire dönüşür.

Diş ağrısı için kokain içeren hap reklamı

Kokain az dozda bile beyin hücrelerinde yıkıma sebep olmaktadır. Zamanla kullanan kişide sersemlik ve unutkanlık başlatıp, yavaş yavaş ölüme sürüklemektedir. Uyuşturucu madde kullanımı insan sağlığına oldukça zararlıdır. Uyuşturucu maddeler zehirdir. Gençlerin bu maddelere erişimi bağımlılığa ve sonrasında acı dolu bir hayata sebep olmaktadır. İlmin açıkladığının dışında zehri şeker veya sağlıklı bir madde olarak tanıtmak sahtekarlıktan öte gidemez. Unutmayın ki alışkanlık yaptıran maddeler sizleri kendilerine köle yapar. Seçim sizde, 1 dakika keyif için kalan ömrünüzü acı dolu, bir yapraktan çıkan toza köle olarak geçirmek ister miydiniz? Uyuşturucu madde satımı ve kullanımına karşıyız. Gençlerimiz eğitim sayesinde bu yanlışlardan uzaklaşacak, aydınlık geleceklere ışık olacaktır. ALO 191 Uyuşturucuyla mücadele hattı…

-Mustafa BAHAR

Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

Daisugi (Ağaç Kesmeden Odun Üret)

800 yıllık bir projeden bahsetmekteyiz. Ağaçtan meyve toplar gibi kereste toplamaktan bahsediyoruz. Ana gövde toprakta kalıyor budanan dallar gübrelenerek daha kalın dallar çıkması sağlanıyor. Çıkan dallar belli büyüklüğe geldikçe budanıyor ve ağaç kesmeden kereste üretiliyor. Bu ağaçlara Japon Sedirleri denmektedir. Sedir ağacı budandıktan sonra dikine uzayabilmektedir.

Japon Sediri örneği

Bu proje ne kadar ilkel görünse de oldukça kolay ve doğa dostudur. Ülkemizde uygun şartlar ve besinler sağlanırsa sedir ağacı büyüyebilmektedir. Orman yangınından sonra otel dikmektense boş kalan arazinin sürülüp bu projenin uygulanması gelecek nesiller için bırakabileceğimiz güzel bir doğa için en mühim atılacak adımlardandır.

Devlet destekli bir proje olsa binlerce ağaç kesilmektense olan ağaçlar budanabilir ve bizlere oksijen sağlayan dünyanın ciğerlerini yok etmenin önüne geçmiş olabiliriz.

Fikirlerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz.

-Mustafa BAHAR

Yazı kategorisi: Tarih

LİNÇ (Charles Lynch)

Linç etmek, haberlerde halk tarafından linç edildi gibi ifadeler duyarız. Yargısız hüküm verilmesini, cezalandırmayı tanımlayan bu kelimenin kökeninde bir yaşanmışlık yatmaktadır. 18. Yüzyılın Amerika’sında Kızılderilileri öldürmesi için, Kızılderililere ait toprakları ele geçirdikten sonra geri dönmelerini önlemek için şerif ve kovboy( kafatası avcısı) gibi belirsiz şahısların sivrilerek adalet sağlama çabası yaygındı. 1700’lerde Osmanlı İmparatorluğu’nun divanlar kurup mahkemelerle her din ve ulustan kişileri hoşgörü ve adaletli bir ortamda topladığı, divan edebiyatı ve ilmin hızla geliştiği dönemde Amerika’da adaletin yasa dışı yollarla sağlanması normal olarak karşılanmaktaydı. Güvenlik sağlayıcıların olmadığı yerlerde kafasına göre çıkan hüküm koyabilir duruma gelmişti. Tam bu dönemde Virginia’lı bir çiftçi olan Charles Lynch, Amerikan Bağımsızlık Savaşında İngilizlerden taraf olanı cezalandıran sahte mahkemelerin başkanıydı. Hiçbir altyapı yokken yargıç olan çiftçi keyfine göre idam ve işkence cezaları vermesiyle tarihe geçmiştir. Ufak çocukları köprüden astırarak halka izletmek gibi insanlık dışı faaliyetler yapmış, yıllarca insan katletmiştir. Lynch 1769-1778 yılları arasında Virginia Konvasyonunda görev yapmış ve savaş sırasında milis albayı olmuştur. Amerikan Bağımsızlık Savaşının kazanılmasından sonra 1784-1789 yılları arasında Virginia Senatosunda görev yapmıştır.

Charles Lynch | açık ve net
Örnek Linch yasası
Yazı kategorisi: Edebiyat, Güncel

Maria’ya Mektuplar 2

Sevgili Maria;

Anın tadını çıkaran çocuk olmayı, şimdi öyle isterdim ki… Bir patırtı, bir dalavere olmadan zirvelere uçan kuşlar var mıdır bilmem ama ben o kuşlar kadar da özgür olmayı yeğlerdim.

19.yy şairleriyle bir masada otururduk örneğin, sen de hep böyle olsun istersin bilirim. Sonra, sonra masanın topallayan ayağına bir parça kağıt sıkıştırıverirsin. Dünyanın en muazzam, en önemli maddesine dönüşüverir bir parça kağıt.

Radyonun cızırtılı sesine aldırmadan kalbimize dokunan o parçayı bekler dururuz. Şansımıza, çıkan şarkıda cızırtılar kesilir, tebessüme kapılırız. Senin gülüşlerin hep güzeldir Maria… Ama hiç ağladığını görmedim, belki gizledin. Muhtemel öyle olacak…

Maria, ben senin azalmış çamların siluetine bakıp, yeni yılı kutlayan ellere ah çekmene üzülürüm. Bir dağ yamacına binlerce çam dikesim gelir.

Dedim ya, dikkatimi pahalı hediyelere göz dikmişler çekmez asla… Küçük bir gülü narince izleyen gözlerine vurulurum. Avuç içi bekleyen aminler gibi beklerim bir yol çıkışını. Ben senin çıkmaz yollarda kaybolmana üzülürüm Maria…

Kıvrımlı saçların hiçbir bebeğin kokmadığı kadar güzeldir. Aynı şehirde, ayrı atan bir kalp ışığı kadar keskince hissederim. Ben seninle aynı mahallede çocuk olmayı isterdim… Ve bir sahafta en anlamlı şiir kitabını üflemek tozlu yanlarından… Tıpkı ruhuma üflediğin gül kokulu rüzgarların gibi…

Ah Maria, bu çağ seni yalnızlaştırır. Adını bir şiire çok görür. Lakin vazifem olsun ki adın geçmeyen hiçbir kitaba elimi sürmeyeceğim. Bunu böyle bil!!