Etiket arşivi: breathe

Nefes Alamıyorum

Düşünsene siyahi bir kişi olarak doğuyorsun. Doğduğun andan itibaren seni rengine göre ayırıp beyazlardan farklı yere koyuyorlar. Büyüyorsun. Okula başlıyorsun ve serviste sen ve seninle aynı renk çocuklar oturuyor. Önlerde beyazlar. Kafana işliyorlar. Beyazlar öndedir, önceliklidir, üstündür diye.. Tüm eğitim hayatında siyahsın diye arka sıralarda oturdun. Hep serseri gibi baktılar. Seni, siyahsın diye etiketlediler. Büyüdün evlendin. Çocukların oldu. Bir markete geliyorsun. Cebinde sadece 20 doların var. O 20 doları da başka Bi marketten para üstü olarak aldın. Gittiğin markette para sahte çıkıyor. Son paran olduğunu ve sigarayı geri vermemek istediğini söylüyorsun. Polis çağırılacağını duyunca haklı olduğun için tamam diyor ve marketin önünde aracının içinde bekliyorsun. Polis geldi . Yanlış anlaşılma olduğunu güzel bir dille söyledin ama unutma sen siyahsın ömrün boyunca sen siyahtın seni beyazlar hiç dinlemedi ki… Polis silah çekti, ters kelepçe vurdu. Seni hırpalamaya başladı. Sen de buna kayıtsız kalmayıp sesini çıkardın. Arabaya bindirilip hırpalamadan götürmelerini istedin. Polisler sinirlendi ve ABD Polis departmanlarında normalde yasak,” olağan üstü durumlarda yapılır” diye kural konulan hareketi yaptılar sırt üstü yatırıp, boğazına tek dizini basıp, diğer dizini de kaldırarak, eliyle de aşağı bastırarak seni boğmaya başladılar. Her şey normal bir yanlış anlaşılmaydı ama sen siyahtın polis beyaz… Yüzüstü yatırıldın. Boğazına dizini koydu bastırdı. Elleriyle dizini destekledi. Bastırdı. Sesin zor çıkıyordu. Nefesin yetmiyordu ama bağırıyordun. Son nefesinle anne, nefes alamıyorum dedin ve gözlerini açtığında sana doğru gözünün içine bakan biri seni sırf renginden dolayı boğuyor ve bundan zevk alıyordu. Artık öleceğini anlamıştın. Yalvarmayı bıraktın. Gözlerin kapandı. Öldün ama o kişi senin ruhunu bile rahat bırakmadı boğazından kalkmadı. Bastırmaya devam etti. Öldün. 9 dakika nefessiz kalarak boğuldun. 2 dakika daha nefessiz kalan cesedine bastırarak ruhunu da öldürmek istediler ama yapamadılar… Onlar cahildi, caniydi, güçlüydü, legaldi. Sen ise sadece siyahtın. Otopsi raporunu “sağlıksız beslenme ve sağlık sorunları kaynaklı polis arbedesi sonrası şok geçirerek nefessiz kalmak” şeklinde yalan yanlış doldurup cesedini ailene verdiler. Sen öldün çocuğun benim babam öldü ama dünyayı değiştirdi dedi. Sen ölmedin dostum. Ruhun diğerleri için yükseldi. Sen artık siyahın sadece ten rengi olduğunu, herkesin eşit olabileceği dersini dünyaya bir daha hatırlattın.

Charles BUKOWSKİ’nin de dediği gibi; Hangi çiçek diğerini sarı açtı diye ayıplar? Hangi kuş farklı ötünce diğerine yasak koyar? Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar. Ah insanlar! Her şeyi bulup, kendini bulamayanlar…

devlet yapan içindeki insanlardır. İnsanın siyahı beyazı olmaz. İnsanın rengi, dili, dini, ırkı olmaz. Atam Osmanlı imparatorluğunu kuran Osman Gazi’ye Şeyh Edebali’nin de dediği gibi. “insanı yaşat ki devlet yaşasın.”

Sokak ortasında yaşama hakkı elinden alınan George Floyd ve Eric Garner anısına…