Yazı kategorisi: Güncel, İnsan

İnanç (lar)

Sonuçta bilimsel makale yazmıyoruz ama onun kadar doğru yada kendimce doğru kabul ettiğim şeyleri anlatmalıyız. İnançlar coğrafya gibi kaderdir coğrafya gibi de değiştirilebilirdir.

Yunan Mitolojisindeki Tanrılar, Tanrıçalar ve Özellikleri | Tarihi Olaylar
Antik Yunan Tanrıları
Mısır Mitolojisi Tanrıları Soyağacı | Mısır mitolojisi, Tanrı, Antik mısır  sanatı
Antik Mısır Tanrıları
Hint Mitolojisindeki Tanrılar, 2020 | Ganesha, Tanrı, Sanat
Hindistan Mitolojik Tanrı Tasviri


Günümüzde inançlar geçmişten bugüne olduğu gibi doğduğun yere göre de değişiklik gösterebilir. İnancın baskın olduğu bir yerde doğduysan belki sorgulayacak seviyeye gelebilirsin belki de hiç sorgulamayabilirsin (sorgulayamayacaksın) bulunduğun yerde insanlar tarafından dışlanmamak için, kabul edilmek için, toplumda belli bir yerde olmak için sana yanlış mantıksız gelen şeyler olsa da vazgeçeceksin. Çünkü üstü kapalı sorularına karşı kalıp sözlerle ve ters cevaplarla karşılaşmışsındır. Tanrı(lar) uludur tanrı(lar) büyüktür akıl ya da akıllarına sen erişemezsin, o neyi yapıyorsa doğrusunu bilir gibi önünü kapatan cevaplar seni yorar ve bir yerden sonra boşvermeye başlarsın. Tanrı (lar) yada tanrıyı bildiğini zanneden inancın elçileri bunun dışında bir cevap veremiyorlar. Aslında onlar da tanrıyı tanımıyorlar. Sadece anlatılanları biliyorlar.

Yaşam, Tahayyül ve Mitler | | Engin Dergi

Onlara öğretileni bir baykuş misali tekrar etmeyi biliyorlar. Anlatılanlar dışında başka hiç bir şey bilmiyorlar. İnancın çok da baskın olmadığı bir yerde doğduysan, sorgularken daha rahat olabilirsin. Nispeten daha az tepkiye maruz kalırsın ama yine de tepki görürsün. Her pazar kiliseye gitmek zorunda kalmayabilirsin, her cuma camiye gitmek zorunda kalmayabilirsin, daha rahat sorgular ve kendince doğru kabul ettiğin inanışa yönelebilirsin. Tabi coğrafya dışında ailenle olan bağların ve ailenin inançlara karşı bakışları önemlidir.
Başında da dediğim gibi coğrafya gibi Arabistan’da Müslüman, İtalya’da Hristiyan, Hindistan’da Hindu yada Sihist olabilirsin…
Sorgularsan istediğin inanca sahip olabilirsin. Belki ailenin kabul ettiği inanca inanmaya devam edebilirsin belki de başka bir inanca inanırsın ama önemli olan senin dinini sorgulayıp seçmendir. Yoksa niye inandığını bile bilemeyeceksin.

Yorumlar kısmında fikrinizi belirtebilir, yazıyı beğenebilirsiniz.

Yazı kategorisi: Güncel

ZAMAN GÖRECELİĞİ VE DİNLERDEKİ ÖTEKİ DÜNYA KAVRAMI İLE İLİŞKİLENDİRME

Dinlerde hep öteki dünyadan bahsedilmiştir. Öteki dünya ödül ve ceza olarak görülmüştür. Ayrıca insanlar iyi davranışları ile Cennet, kötü davranışları ile de Cehennem’i boylayacaklar kalıbı vardır. Bize öteki dünya denilince neden evrenden kopuk bir yer aklımıza geliyor ki? Bunu Einstein ‘ın izafiyet teorisi ile başlatıp rüyalar ve rüyanın diğer dünya dediğimiz kavramla bağdaştırıp devam etmek istiyorum. Einsteın izafiyet teorisini şöyle açıklıyor: “Bir insan çok sıcak bir sobanın yanında bir dakika kalırsa bu ona bir saatmiş gibi gelir ama güzel bir kadının yanında bir saat muhabbet etse bu ona bir dakikaymış gibi gelir.” Bu önermesi aslında uyku ile alâkalıdır. Einstein zamanın göreceli olduğunu savunuyor. Bizler ise uykunun yarı ölüm hali olduğunu söyleriz ve bilimsel olarak da önermelere göre evrendeki her yerde zaman aynı işlemez. Dünyada zaman çok farklı iken diğer bir boyutta zaman çok farklıdır . Bu söylediğime İnterstellar (Yıldızlararası) filminde yer verilmiştir.

Dinlerde insanın ruhu olduğu savunulur. İnsanın bedeni ölür ama ruhu ölmez. İnsan uyuduğu zaman rüyalar görebilir. 7 saniyelik bir rüya dakikalarca anlatılır. Demem o dur ki bu Einstein’ın zaman hakkında önermesi ile ve bilim adamlarının zaman evrenin farklı yerlerinde farklı işler önermesi ile çelişmez. Acaba insan rüya gördüğünde ruhu farklı bir boyuta mı geçiyor? Bu farklı boyut öteki dünya mıdır?Bence bu tartışmaya açık bir konudur.

Yazı kategorisi: Güncel, Tarih, İnsan

Darwin’in Tanrısı

Homosapien

İnsanı tanrı yaratmıştır, tanrı her şeyin yaratıcısı ve sahibidir gibi net anlaşılması kolay cümleler bize semavi dinlerin insana ve canlılara nasıl baktığını gösterebilir. semavi dinler genelde bunu anlatırlar, anatomisiyle alakalı pek bir bilgi vermezler. Bunun yanında semavi dinler ilk insanın Adem (farklı dillerde farklı isimler almıştır) olduğunu dile getirir. Peki biz konuya şöyle bakabilir miyiz, tanrı ademi yaratmıştır ama belli evrelerden geçtikten sonra yaratmıştır. Biliyorsunuz ki ağaç bile belli evrelerden geçerek var olur kısaca tohum, fide, fidan ve ağaç insanında böyle yaratıldığını düşünebiliriz ve bunun en önemli savunucularından biri de Darwin abimizdir. Bu abimiz türlerin ortak bir atadan geldiğini ve doğal seçilim yoluyla güçlü genetik özelliklerin ileriki dönemlere aktarılacağını, zayıf genetik özelliklerin yada körelmiş özelliklerin yok olacağını söylemiştir. İnançlarla bunun çatıştığı bir ortam yoktur çünkü bu abimiz maymundan geldik demiyor, sadece maymunlarla ortak bir atadan geldiğimizi söylüyor. Onlar farklı bir tür, biz farklı… ki çok saçma bir görüş bu. Muzla da bir benzerliğimiz var genetik yönden. Ne yani bir gün bütün muzlar insan mı olacak, tabiki olmayacak. Mantıksızdır yani ama tanrı ilk insanın, insanların yaratılma şekliyle alakalı pek bilgi vermemiştir. Darwin abimiz yaptığı yüzlerce araştırma ve bir sürü seyahatin sonunda bu sonuçlara varmıştı ama ne yazık ki o kendi zamanında da bu zamanda da yanlış anlaşılmıştır. Bana göre 19. yüzyılın en önemli adamıdır.


GPEBYA