Yazı kategorisi: Kitap İncelemeleri

Zafer Sızlanarak Kazanılmaz (Kitap İncelemesi)

Eğitime hayatını adamış, Haluk TATAR hocanın kişisel gelişim tarzında yazılmış ilk kitabıdır. İkinci kitabı olan Dikili İlişkiler’in kitap incelemesi için Dikili İlişkiler yazımızı okuyabilirsiniz.

“Zafer Sızlanarak Kazanılmaz” adıyla kitap, girişte insana parlayacağını ama parlaması için yanması gerektiği mesajını vermektedir. Kitap, “Düşmekten korkma, kalkmamaya alışmaktan kork. İçine dön ve kendini yenile.” sloganlarıyla zenginleştiren bir kapak sunuyor. 8 anabaşlık altında hayatın her yönünden değindiği konularla hikaye tarzında anlatılan konular, kişisel gelişime güdülemektedir. Başlıklar;

*Önceki Sen

*Korkuların

*Çözmemiz Lazım

*Bunlar Lazım

*Bilmek Lazım

*Sözlü Dövüş Sanatı (Youtube kanalında Tonqfue adındaki video önerimdir.)

*Kendine Gelişme

*Para-Kariyer

Kitap ilk başlık altında “Anayasamız” başlığıyla güzel çıkarımları ve doğru hareketleri bize ödev olarak sunuyor. Etkileyici ve eğlenceli…

Bolca alıntılanan konuyla alakalı deneylere ve çalışmalara yer vererek anlattığına destekler ekleyen yazar bununla birlikte ilginç sendromlar ve hastalıkları da içerikte belirterek konu içerisinde açıklamış ve konuyla bağdaştırarak akılda kalıcılığı arttırmıştır. Genel itibariyle güzel, akıcı ve kişisel gelişim konusunda yerini sağlamlaştıracak nitelikte bir kitap ama kitap biraz fazla mı uzun? hocam 🙂 (Haluk TATAR) Sanki bazen, hani bunuda örnek vermese olurdu, bu hikaye uzundu dediğim yerler oldu ama tam bundan yakınırken yeni konu beni tekrar kitaba kilitledi. Okuduğum en uzun ve en bol konulu, neredeyse insanla ilgili her konuya değinmiş yararlı bir kitaptı. Kitabın sonunda sizi Yapılacaklar Listesi bekliyor. Orda öneri filmler, kitaplar ve havalı kelimeler sözlüğü de bulunmakta. Son olarak bağları koparmamak isteğiyle veda ediliyor. Ben de Haluk hocamı yaklaşık 3 yıldır takip etmekteyim. Kendisinin yazdığı bir kitabı okumak, kişiyi bildiğim için yazarın sesiyle okumak ayrı bir zevk kattı.

Yorumlarınız ve beğenileriniz LiveTerra’yı geliştirecektir. Düşüncelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz.

-Mustafa BAHAR

Ekler

Haluk TATAR Kanalı: https://www.youtube.com/channel/UCrVR30q-Seo82gBhmAe_1uQ

Kitap: https://www.idefix.com/Kitap/Zafer-Sizlanarak-Kazanilmaz/Egitim-Basvuru/Kisisel-Gelisim/urunno=0001798747001

Yazı kategorisi: Kitap İncelemeleri

Dikili İlişkiler

Sevgili Haluk TATAR hocamın severek okuduğum bir kitabıdır. Kitap inceliği sayesinde çabuk biten bir kitap. Akıcı ve başladığın zaman bırakasın gelmiyor. Özellikle hikaye örnekleri vererek ders çıkartan Haluk Hoca’nın kitapta açık uçlu kalan kadın arkadaşına sitemi ve gönderdiği mesaj okurda heyecan ve beklenti uyandırıyor. Kişisel gelişim ve ilişkiler üzerine yazılmış herkesin rahat okuyabileceği güzel bir kitap. Haluk TATAR youtube kanalını izleyip okuyanlar haluk hocanın sesiyle okuyormuş gibi hissiyata kapılabiliyor. Kitabın sevdiğim yanı önce mecburiyetten gidilen şeylerin örneğin para ve kariyer için iş görüşmesinin verdiği sıkıntılar ve ilgilinin düşük ahlağı insanı sinir ederken daha sonrasında gelişerek tam tersi şekilde iş için gidilen firmadan aranarak iş için çağrılması sevindiriyor tabi Haluk hoca orda ayarı verip kapatıyor telefonu ama heyecanı kaçmasın okuyunca anlarsınız. Kitap son sayfalarında 3. kitabın geleceği hakkında beklentiye sokuyor. Bu da gayet güzel düşünülmüş çünkü insan soruyor yani ulan devamı gelir mi diye ama Hoca direkt cevaplamış ışıkları kapatmış. Tavsiye kitap.

Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim, İnsan

1 HAFTAYI 8 GÜN YAŞAMAK

1 hafta 7 gün değil mi? Düşüncesiyle geldiğinizi tahmin edebiliyorum. 1 hafta kâğıt üstünde 7 gündür.  Bu yazıda ölene kadar nasıl daha fazla gün yaşarsın onu öğreneceksin. İnsan doğar, büyür, ölür. Bu konuda ergenlikten sonrasını ele alacağım. Konu uyku düşmanlığı içeriyor. Uykuyu seviyorsun ama o seni sevmiyor. Seni öldürüyor. Gereksiz uyku senin yaşamından kırpıyor, okumaya devam et açıklayacağım. Şöyle gece yatmadan bi instagram, youtube, twitter da vakit öldürür, gözünü yorarsın. Beynini, yorulduğu için uyuması gerektiğine inandırırsın. 02:00’da yatarsın 12 civarı kalkarsın. Kalkarsın ama o uyku sana zevk vermez. Yorgun hissedersin. Gün boyu uyku modunda durursun. Üşenirsin oturur, uzanırsın. Uykun gelir. Belki gün içinde 2 saat kadar uyursun. Yapma ölüyorsun!

Elinde sayılı olan jetonlarını çöpe atıyorsun. O jetonlar senin hayatın. Çöp tenekesi de uykun. Öyle diyorsun da uyku da şart arkadaş! diyebilirsin, haklısın şart ama sen 12 saat uyuyorsun. Yarım gün uykuya gidiyor. Kalan 3 gün, 72 saat zaman. Her gün 3 saat oyun, TV… boş vakit geçirsen 51 saatin kalıyor. Ne kadar da kolay ve hızlı azalıyor değil mi? Öncelikle uyku problemini aşmalıyız. Seninle aşamalı olarak uyku süresini sağlıklı şekilde azaltacağız. Vücudu bu süreye 40 gün kuralı sayesinde alıştıracağız. Güzel bir gün geçirmek için güzel bir uyku şarttır. Bakın çok uyku demedim güzel uyku diyorum yani uykuyu enerji içeceği gibi kullanacağız. Tüm vaktimizi ona yedirmeyeceğiz. Kullanıp işimize bakacağız, dolu dolu yaşayacağız.

  • 4/7/8 Tekniğini denemelisin

Önce dilini damağına değdiriyorsun ve teknik süresince damağında tutmalısın. 4 saniye boyunca burnundan nefes al, 7 saniye boyunca nefesini tut, 8 saniye boyunca yavaş şekilde vücudunu gevşeterek aldığın nefesi ver. Bu işlemi 4 kere arka arkaya yapmalısın, farkı göreceksin.  Bu tekniği 3 gün arka arkaya denemelisin. 

  • Yatak rutinini bozma!

Uyuma koşullarının aynı kalması önemli. Yatak odasının ısısının sabit kalması ve uyumadan önce yatak odasının belirli bir süre havalandırılması önemli. Ayrıca rutini bozmamak için aynı saatlerde uyumaya özen göstermelisin. Bunları denedikten sonra benim de denediğim ve faydasını gördüğüm ABD askerlerine öğretilen uykuya hızlı dalma tekniğinde bahsedeceğim.

Önce yüzünü rahatlatman gerekiyor. Yüzüne dairesel masajlar yapabilirsin. Kaşlarını çatmayı ya da dudaklarını sıkmayı bırakmalısın. Yüzündeki bütün kasları serbest bırakana kadar yavaşça nefes alıp vermeye devam etmen gerek. Omuzlarını mümkün olduğunca serbest bırak ve gevşe uykunun şefkatli kollarına sal arkadaşım kendini. Bırak omzun elin düşsün. Ardından kollara geç. Kollarını kucağına al sallanmasın. Kol kaslarını serbest bırak ve hissizleştiğini hisset. Bacaklar için Kasıklarından başlayıp parmak uçlarına kadar serbest bırakmaya çalış. Kollar gibi bacakların da yokmuş gibi hissettirmeli. Aklında hiçbir şey kurma. Boş siyah bir görüntü hayal etmelisin. Düşünmeyi bırak ve o siyah ortamda rahatla.

Sana deliksiz bir uyku için birkaç öneri buldum;

  • Öncelikle uyku için yatak odası tercih edilmelidir. Televizyon karşısında keyifli olduğu zannedilen kısa kestirmeler gece uykusunu bozabilmektedir.
  • İdeal oda sıcaklığı olan 21-22 derece sağlanmalıdır.
  • Televizyon, cep telefonu, bilgisayar gibi elektronik eşyalar yatak odasında bulunmamalıdır. Hatta yatakta bu cihazlarla zaman geçirmek bile uyku kalitesini bozabilmektedir.
  • Yatak odasının ışık ve ses izolasyonuna dikkat edilmelidir.
  • Uyurken gece lambası kullanılmamalıdır. Uyku da salgılanan melatonin hormonu sadece karanlıkta aktive olmaktadır.
  • 20:30- 23:00 arasında en üst seviyeye ulaşan melatonin hormonundan faydalanmak için bu saat dilimleri arasında uykuya dalmak uyku kalitesini artırmaktadır.
  • Akşam 19.00’dan sonra herhangi bir besin tüketilmemelidir. Özellikle çay kahve gibi uyarıcılardan uzak durmak önemlidir. Uykuyu getirmesi için tüketilen süt diğer yiyecek ve içecekler reflüyü tetikleyebilmektedir.
  • Haftada en az 3 gün spor yapılmalıdır. Uykusuzluk sorunu yaşayan kişilerin akşam sporu yapması faydalı olabilmektedir. Akşam yemeğinden önce kardiyo tarzı yapılan hafif sporlar uykusuzluk sorununu çözebilmektedir. Ağır sporlar sanılanın aksine uykusuzluk sorunu yaratabilmektedir.
  • Hafta sonu dahil aynı saatte yatılıp aynı saatte kalkılmasına dikkat edilmelidir. 12.00-14.00 arası yaşanan melatonin salgılamasından faydalanmak için hafta sonları 45 dakikayı geçmeyecek bir öğlen uykusu tercih edilebilir.
  • Yatağa yatılmasına rağmen yarım saat 45 dakika uyunamadığı takdirde yataktan çıkılmalıdır. Farklı bir odada kitap okunarak tekrar yatılması olumlu sonuçlar vermektedir.

Bunları okudun artık konuyu kavramış olmalısın. Dikkat edilmesi gereken noktalar;

Yetişkinler için sağlıklı uyku süresi 5-8 saat arasıdır. Uzmanların önerisi 6 saattir. Akşam 8:30-11:00 arası ve gece 1:00-3:00 arası melatonin salgılanması arttığı için uyku dilimlerini bu yönde böleceğiz. Yazının devamında seninle 40 gün boyunca haftayı nasıl 8 gün yaşayacağımızı belirleyeceğiz.

 20 yaşından küçükler 8 saat uyumak zorundadır. 20 yaş altıysan akşam 9’da vur kafayı uyu sabah 5 de uyanman sana yeter. Kalk ders çalış, kitap oku. Zaten 5’te uyanırsan elinde bir sürü vaktin olacak.

Araştırmalar ne diyor, “8:30-11:00 arası ve gece 1:00-3:00 arası melatonin salgılanması artıyor.” diyor. Buna göre senle bir uyku düzeni oluşturup bu haftayı 8 gün yaşamışçasına uzun yaşayacağız. Yeteri kadar uyuyarak tüm işlerimizi mükemmel şekilde yapabilecek zamanımız olacak.

Akşam yemeğini 18:00 de yemen lazım. Yedin toksun değil mi, hemen yatma reflü olursun. Miden patates gibi olur. 21:00’a kadar oturarak gün boyu ne yaptığını ve yarın ne yapacağını düşün. Kitap oku. Arkadaş benim akşam 9-11 arası Kuruluş Osman’ı izlemem lazım. Canım Osmanlıdan değerli mi diyebilirsin. Aynı günün sabahı uyanıp 50 sayfa kitap okuyup internet üzerinden izleyebilirsin ya da akşam yemeğinden sonra uyku zamanına kadar otur izle. Yarım yarım izle daha çok zevk alacaksın. 10 dakika TV reklamları izleyerek zaman öldürmektense bu yöntem sana vakit kazandıracak. 21:00’da önce oturur şekilde gözünü hafif yormak için kitap okuman lazım. Sürekli kitap kitap profesör mü yapacaksın bizi? diyebilirsin. Aklın kadar yaşarsın güzel insan. Zeki olmak kapıysa anahtarı kitaplar. Fazla dozda kitap okumak seni öldürmez. Akşam 21:00’da alarmı 23:00’a kurdun vurdun kafayı uyudun. Uyuyamazsan endişe yapma 40 gün boyunca deneyeceğiz. Alışacaksın. Uyku tutmazsa kalk yatma. Hayata devam et. Uyku, ölümün ikiz kardeşidir. Sadece parmak izleri farklıdır. Saat 01:00’da yine saati 3:00’e kurup uyuyoruz ve gecenin köründe uyanıp spor yaparak, dünden seçilmiş güzel bir film izleyerek saat 8’ e kadar vaktini kullanabilirsin. Eğer uyuyor olsaydın gün içinde vaktinin daha değerli kısımlarını harcayıp bunları yapıyor olacaktın. Kazanıyoruz, devam…

Halsizlik ve uyku hali hissedersen gün içi 45 dakika uyku serbest. Şarj olmalısın. Sönük durmaman gerekiyor. Canlısın sen, canlı kal. Bu kadar. Artık gece 1’de uyuyup öğlen kalkma devri bitti. 12 saat uyuyordun. 8’de kalksan 7 saat oluyor. Uykunun tadını almamış olacaktın çünkü melatoninleri kaçırdın. Hala uykun var hissi bitmemiş olacaktı. Yeni sen, günde 6 saat uyuyorsun. Önceden haftada 51 saat yaşıyordun. Artık 126 saat ayaktasın, hayattasın. Nefesini kesen anlarla doldurabileceğin 5 tam 1 de çeyrek günün var. Bir haftayı 2,5 hafta yaşıyor olacaksın. Kendini sev. Hayat kısa ama dolması gereken boş sayfalar var. Boş bırakma. Dolu bir kitap bırak.

Beğendiyseniz beğen butonundan veya yorumlardan bunu bana belirtebilirsiniz. Eklemek istediğiniz şeyler için yorumlar kısmı sizi bekliyor.

KAYNAKhttps://www.hurriyet.com.tr/https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/deliksiz-bir-uyku-icin-11-oneri/https://www.e-psikiyatri.com/https://psycnet.apa.org/record/2006-10343-008https://journals.sagepub.com/doi/abs/10.1177/074873099129000894https://www.youtube.com/watch?v=1vYBK8NgZBA Haluk TATAR https://www.youtube.com/watch?v=NbTnx_VDN1w Klinik Psikolog Beyhan Budak

Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim

Hayır Diyebilmek ( Tonque Fu )

Güzel insan, geldiğine göre senin de hayır diyememek gibi bir zaafın olmalı. Rahat ol. Bu problemin üstesinden geleceğiz. İstemediğin halde kalp kırmamak için sinemaya gidersin çünkü hayır dersen konuştuğun kişiye karşı pozitif ilişkiyi bozabilirim diye düşünürsün veya bencil hissedebilirsin. Hissetme! Sen bir dondurma değilsin. Herkesi mutlu edemezsin ve etmek zorunda da değilsin. Ona diyelim o gelir, o kesin kabul eder sormaya gerek yok gibi düşünceleri insanlara hissettirme. Patates olmanın altın kuralı herkese her konuda evet demektir. Patates olma arkadaşım. Başkasının istediğini o kırılmasın diye kabul etmek zorunda değilsin. Bir kere bu algıyı oluşturursan sürekli evetçiler çevreni sarar. Öz güvenini düşürme. Şimdi bi düşün, gözlerini kapat ve hayatını gözden geçir. Hayır diyemediğin konuları aklına getir. Şimdi o evetleri, soruya hayır cevabı verdiğini düşünerek güncelle. Kaybetmedin kazandın. Kendine, kendin için kullanabileceğin zaman ayırdın. Hayır diyememe zayıflığımızı aşağıda hayır dediğin zaman ne hissettiğinle kanıtlayalım.

  • Kaba olmamak,
  • Uyumlu olmak istemek,
  • Suçlu hissetmemek,
  • Bencil olarak algılanmaktan korkmak,
  • Çatışmalardan kaçınmak,
  • İlişkiyi bozmaktan korkmak,
  • Herkesi memnun etme ihtiyacı hissetmek.

Çok sevdiğin birisi sana geliyor ve dışarı çıkıp kahve içelim diyor. Senin işlerin var veya meşgulsün ya da canın istemiyor. Burada görünen tabloda verilmesi gereken cevap hayır olmalıdır ama tatlı bir patates olmak için ve karşındakini üzmemek için evet diyorsun. O kahve sence tatlı gelir mi? Gelmez tabi çünkü sen özgüvenini kırarak kendi arzularını dile getirmedin baskıladın. Bir kez daha EVET, OLUR yanılgısına düştün. Bana, doğru diyorsun da sevgilimden önemli mi? Ne olacak 1 saat kahve içtiysek kardeşim diyebilirsin. Haklısın ama kendi hayal dünyandaki kurallara göre haklısın. Gerçek dünya bu kadar toz pembe değil. Senin o istemeyerek gittiğin 1 saat için verilen evet cevabı senden otoritenin, özgüvenini az da olsa götürdü ve ömründen de vakitlerini öldürdü. Üstüne bir de yapmadığın işlerin veya ertelenmiş olduğun şeyler o kahve midende sindirilmeden, sana evet dedirten kişi zevkini aldıktan sonra seninle baş başa kalacak. E sonra psikolojin bozulacak, stres, kaygı, panik böyle devam eder gider. Hayatının kalitesi azalır. Kimse sana vakit vermez, veremez. Kendine karşı dürüst olmalısın. Kendin sana bir şey yapmadı. Sana gelen zararlar dışarıdan kaynaklı bunun farkına var. Hayır deme sanatını bilmelisin. Hayır demenin açıklaması olmaz. İstemiyorum demenin nedenini söylemek zorunda değilsin. Bir nedeni olması da gerekmiyor. Diline dövüş sanatını öğretmelisin. Buna biz Tonque Fu diyoruz. Karşındakine ona sormadan olmaz. İstemeye bilir. Onun düşüncesi de önemli dedirtmek için hayır demen şart. Hayır demeyi öğrenmen şart. Öncelikle hayır kelimesini yumuşatabiliriz. Bir kaç madde verecek olursam;

  • Sana yardım etmek, …. yapmak çok isterdim, ancak…”
  • “Bu konuda ben sana yardımcı olamayacağım, ama… müsait olabilir belki.”
  • “Biraz düşünmeme izin verir misin bu konuyu, sana yarın haber veririm.”
  • “Maalesef benim için hiç uygun değil, ama istersen birlikte başka bir alternatif düşünelim.”
  • “Bugünlerde çok yoğunum, … çok zamanımı alıyor. … gün sonra uygun olurum, senin için nasıl?”

Bu gibi cevaplar verebilirsin. Karşındaki sana değer veriyorsa düşüncene de değer verir. Israr ederse açıklama yapma. Açıklama yaptıkça otoriten sarsılır. İstemediğini sana dayattıranlara açıklama yapmak zorunda değilsin. “Hayır” senin düşmanın değil. Senin iyiliğin için en gerekli kelimedir.

Hayır diyemiyorum diyorsan “hayır” günü oluşturmalısın. Haftada 7 gün var 1 günü hayır günü yaparsan inan bana o bir günde bir sürü sorumluluktan kurtulmuş olacaksın. Dilini terbiye edip çevrenin sana düşüncelerini otoriteni hissettirecek tarzda değiştirmiş olursun. Dene bunu… Ne olursa olsun kendi istediğin bile olsa o gün her şeye hayır demelisin. Dilinin ipini ellerinde tut. Unutma ki sen önemlisin. Düşüncelerin önemli. Deneyip sonuçları yorumlara yazabilirsin. Bir sonraki konuyu belirlemek için de bana yardımcı olarak yorumda fikrini yazabilirsin. Hayır dersen ben kırılmam çünkü istemediğin şeyin açıklamasının olmadığını biliyorum.

KAYNAK:

alis.ku.edu.tr/hayir-diyebilmek/

PSK. Beyhan Budak/ Kendine İyi Davran

Uzman Psikolog Rengin Işık/ Hayır Diyebilmek

Sam Horn / Tongue Fu: Sözlü Dövüş Sanatı

Haluk TATAR youtube channel