Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim, İnsan

Birisi Sağlık Mı Dedi, O Halde Benden Ek Tavsiye (Senin İçin)

Sağlıklı beslenmek için uygulamanız gereken adımlar şu şekildedir;

1- “İlk olarak hareketinizi arttırın.” Mesela günlük fiziksel aktiviteleriniz arasında 30 dakika egzersiz için zaman ayırmak hiç de zor değildir. Televizyon izlerken veya ev ödevlerinizi yaparken her saat başı 10 dk. ayırıp egzersiz yapabilirsiniz. Bunun yanında arkadaşınızı görmeye giderken dolmuş veya taksi kullanmak yerine belli bir mesafeyi yürüyerek veya bisikletle tamamlayabilirsiniz. Ayrıca asansör kullanmak yerine merdivenleri tercih etmenizde de yarar vardır.

2- “Ara öğünleri sakın atlatmayın.” Ara öğün kan şekeri dengesini korumak ve metabolizma hızını arttırmak için mutlaka atlanmaması gereken öğünlerden biridir. Değişik besin gruplarından değişik besin ögelerini seçebilirsiniz. Bir bardak yarım yağlı süt, 1-2 adet kraker, 1 elma, yulaf ezmesi veya bir kase meyveli yoğurt sizin için sağlıklı bir seçim olacaktır.

3- “Besin seçimlerinizi dengeleyin.” Eğer patates kızartması, hamburger ve dondurmadan vazgeçemiyorsanız, bu besinleri hangi sıklıkla yediğinizi kontrol altına alınız. Çünkü bedeniniz çeşitli protein, karbonhidrat, yağ ve çeşitli vitamin ve mineralleri vitamin A-C, demir ve kalsiyum gibi çeşitli yiyeceklerden de almaya ihtiyacı bulunmaktadır.

4- “Arkadaşlarınız ve ailenizle vakit geçirin.” Bu ne işimize yarayacak demeyin. Çünkü, arkadaş ve aileyle yapılacak grup aktiviteleri çok eğlenceli olabilir. Arkadaşlarınızı sizinle birlikte grup egzersizi yapmak için teşvik etmeniz ilk sırada yer alabilir. Bu aktiviteler; yürüyüş, bisiklete binmek, basketbol ve voleybol gibi aktiviteler olabilir.

5- “Daha fazla kepekli besin ve meyve sebze tüketin.” Besin ve enerji sağlıklı beslenmede en önemli etkendir. Bu besinler size enerji vermekle birlikte, mineral ve posa da içerir. Beyaz ekmek yerine tam buğday unlu ekmek tercih ediniz. Makarna, sebzeli tercih edebilirsiniz. Bunun yanında tüm bunlar tahıl grubuna girmektedir.

6- “Besinler iyi ya da kötü değildir.” Her besinin ve yemeğin iyi ve kötü yönü elbette ki vardır. Sağlıklı beslenmeyi organize etmek bir nevi yap-boz gibidir. Her yiyecek farklı özellikler taşır. Bazı besinler daha fazla yağ, tuz ve şeker içerebilir. ayrıca bazılarında da vitamin ve posa yoktur. Diyeti iyi ya da kötü yapan bu besinleri nasıl seçtiğinizdir. Seçimdeki denge çok önemlidir.

Örneğin; yağlı gıdalardan oluşan bir menüyü öğle yemeğinde tüketmeye özen gösterip, diğer öğünleri daha hafif geçirebilirsiniz. Ancak size önerilen miktarda kalmaya dikkat ediniz. Eğer iki dilim pizza önerildiyse üçüncü dilimden kaçınınız.

7- “Uyku saatlerine dikkat ediniz.” Bakın bu çok önemli hele ki gelişme çağındaki gençlik için. Vücudunuzda hormonların doğru çalışması için uyku saatlerine özen gösterilmesi gerekmektedir. Uyku insan hayatının en önemli fonksiyonlarından biridir. İyi bir uyku gün içerisinde insanın yaşam kalitesini arttırır. En erken 07:00 da kalkıp en geç 23:00 da uyumalıyız. Eğer ki geç uyanacak olursak sindirim sistemimiz iyi çalışmaz ve depresyon hormonları iyi çalışmayacağı için kendimizi kötü hissedebiliriz.

VEEEE! SON OLARAK VÜCUT İÇİN GEREKLİ OLAN 6 BESİN ÖGESİNİ SİZLERE BİR SONRAKİ BLOG DA AÇIKLAMIŞ OLACAĞIM. TAKİPTE VE SAĞLICAKLA KALIN..

Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim, İnsan

DÜŞÜN

ERKEK ve KADIN : Erkek sonuç odaklıdır. Erkek tek işe odaklıdır. Çok iş yapabilir ama hepsini doğru ve yerinde yapması sık görülmez. Erkek mantıksal düşünür. Aynı tişörtü ucuz diye 2 tane alabilir ama bu kadında geçerli değildir. Kadın mantıksız demiyorum, kadın mantık gerektiren işlere duygularını da katmaktadır. Duygular mantığın düşmanıdır. Kadın çok yönlü düşünür. Evli çiftlerin tartışması trajikomiktir. Erkek sorulan soruya yine soruyla cevap verir ve zaman kazanır o sırada gerçek cevabını başını yakmadan söylemek için düşünür. Kadında bulut sistemi vardır. Hazır cevaptır yapıştırır cevapları soruları. İki cinsiyet ancak saygı duyarsa anlaşabilir. Gerekirse sus ve dinlemeyi öğren. Dinlemenin yaşı yoktur. Dinle, belki yanlış sensin. Hemen her şeye atlama. Gerçekten dinliyor musun? Düşün. Kararlar verirken düşünmek ileri zamanda sana benlik saygısı kazandıracaktır.

İLİŞKİLERİN PERDE ARKASI: Öncelikle ilişki kuran kişiler arası senkronizasyon problemleri ço0k önemlidir. İlişkilerde iletişim önemlidir. Etkili iletişim kurmasını öğrenmelisin ve senkronizasyon problemlerini çözmelisin. Beraber kararlarda ortak nokta sağlama becerisi kazan ve bu beceriyi geliştirmelisin. Evlenen kişiler incelendiğinde senkronizasyon problemleri 2-3 yıl içerisinde kaybolmaktadır. 3 yıllık ilişki bir başarıdır. Yani insanlar ilişkilerinde bir şeyler başarıyorsa problemler de ortadan kalkmaya başlıyor. Uzun ömürlü ilişkilerin sırrı budur. Diğer problem kriz problemleridir. Örneğin evli bir çiftin evinde erkek çorabı çıkarıp ev içinde yok olması için fırlatması krize yol açabilir. Bu gibi krize yol açan problemler ortadan kaldırılmadır. Sorunlar yok olursa her şey düzelir. İletişim kurarken mantık ekseninde kurmalısın. Mantıklı hareket etmelisin. Kendi hatanı düşün ve hatanı tart. Değişeceksin. Kişilik problemleri (narsist vs.) geçmeyebilir. Araştırmalarda da geçmediği görülmektedir. Kişilik problemlerini bul değiştirmeye çalışma, izle. Düzelmezse belirt ve istemediğin bir hayatı yaşama. Gerekirse yolları ayır. İlişkiye başlamadan veya şimdi tüm eski aklına takılan mevzuları hallet. Sürekli geçmiş konuları açma, tükenirsin. Sevgini her daim ifade etmelisin. Unutturma hatırlat. Eski anıları konuşmaktansa konuşmaya değer güncel anılar oluştur. Eski defterleri kaparken hatalı kişi arama. Bariz bir hata varsa hatasını anlatması için 5 dakika ver dinle bu sorunu beraber atlat. Tüm problemleri şimdi hallet ki geri kalan zamanda kafan rahat olsun. Ortaya atılan hayallere destek ol. Beraber bir şeyler hayal edin ve o hayaller gerçekleşsin. Heves kırma. Bir diğer husus yapış yapış olma. Her yere sevgini yazarak, yayarak milletin duymasını sağlamak ve bununla mutlu olmak geçici bir haz yaratır. Milletin umrunda değilsin. İçinde yaşa. Zaten seviyor, seviliyorsan aldatmaz, aldatılmazsın. Kafana takılan şeyleri yok edip sevgi=saygı konusunu da öğrendiysen değişmişsin demektir. Versiyon 2.0 olacağız. Değişime ayak uydur, güncelle kendini. Unutma ki güneşe gitmeyi aklına koyan ayağındaki çakıl taşını düşünmez. İlişkiler bitebilir. Bitmişse bitmiştir. Takıntı yapma yeni uğraşlar bul ve geliş. Seni aşağı çeken alışkanlıklardan kurtul. Tüm bu zımbırtılarla psikolojik ve fiziksel olarak vedalaşmalısın. Devamı yarın LiveTerra’da…

Yazı kategorisi: İnsan

Hadi! kendinizi test edin…

Heinz adlı bir adamın karısı az rastlanan bir kanser türünden ölmek üzeredir. Doktorlar bir ilacın onu kurtarabileceğini söyler. Bu ilaç aynı şehirde oturan bir eczacının keşfettiği kopyasız bir radyumdur. Bu ilaç pahalıya mal olmuştur. Eczacı radyuma 200 dolar vermesine rağmen kendi keşfi ve uğraşlarını da katarak tek dozuna 2000 dolar istemektedir. Heinz tanıdığı herkesten borçlar aldığı halde 1000 dolara sahip olabilmektedir. Eczacıya karısının ölmek üzere olduğunu söyler. Ona ya ucuza vermesini yada paranın yarısını sonra almasını ister. Eczacı kabul etmez. Bunun üzerine Heinz eczaneden ilacı çalar.

KENDİNİZCE BU HAREKETİ VE OLAYI YORUMLAYIP DOĞRU-YANLIŞ, İYİ-KÖTÜ AYRIMINI YAPTIKTAN SONRA NEDEN BU AYRIMI SEÇTİĞİNİZİ AÇIKLAYIN VE AŞAĞIDAKİ EVRELERCE BAĞDAŞTIRIN.

Kohlberg’in ahlaki gelişim evreleri

Gelenek öncesi Ceza ve itaat ( I. Evre) (4-9 yaş)

  • Bu düzeydeki çocuklar sadece otoriteye uyar ve cezalandırılmaktan kaçınırlar.
  • Gelenek olarak olayların dış görünüşüne ve meydana gelen zararın büyüklüğüne bakarak karar verirler.
  • Olayların gerisindeki neden önemli değildir.
  • Araçsal ilişkiler( Saf çıkarcı eğilim) (II. Evre)
  • Çocukların kendi İhtiyaç ve isteklerin karşılanması önemlidir.
  • Çocuk bir davranışı kendi açısından yararlı buluyorsa o davranış doğrudur.
  • Ne kadar alırlarsa o kadar vermeleri söz konusudur.

Geleneksel Dönem
Kişiler Arası Uyum (iyi çocuk olma eğilimi) (III. Evre)

  • Akran grupları ile işbirliği gözlenir.
  • İyi davranış başkalarına yardım etmek ya da onları mutlu etmektir.
  • Koşullarda değişiklik olsa bile gruptan bağımsız davranma Ve kararlar verme pek görülmez.
  • Bu dönemde çocuk olaylara başkaları açısından da bakabilme özelliği kazanır.
  • Başkalarının hissettiklerini de dikkate alır. Artık yaptıklarının ceza almamak için ya da kendisi için değil aynı zamanda başkalarını mutlu etmek için yapmaya çalışır.
  • Birey kendisinden beklenen davranışı göstermenin doğru olduğu yargısındadır ve anne babası öğretmeni ve arkadaşlarının kendisinden beklediği gibi davranırsa onların sevgisini kazanabileceğini düşünür.

Kanun ve Düzen (IV. Evre)

  • Doğru davranış otoriteye ve sosyal düzeye uygun olarak kişinin görevini yerine getirmesidir.
  • Akran gruplarının kurallarının yerini toplumun kuralları ve kanunları almıştır.
  • Kanunlar soru sorulmaksızın izlenir ve kanunlara uyulur.
  • Kanunlara uymayanlar asla onaylanmazlar.

Gelenek Sonrası (14 yaş ve üstü)
Sosyal Sözleşme (V. Evre)

  • Kanunların kullanımı ve bireysel haklar eleştirici bir biçimde incelenir.
  • Toplumun kanunları ve değerlerinin göreli ve topluma özgü olduğu kabul edilmektedir.
  • Kanunların Demokratik olarak değiştirilebileceği ilkesine sahiptirler.
  • Kanunlar sosyal düzeni korumak temel yaşama ve özgürlük haklarını güvence altına almak için gerekli görülmektedir.

Evrensel Ahlak İlkeleri (VI.Evre)

Kohlberg’ in kuramında bu evre ahlak gelişiminin en son aşamasıdır.

Birey bu evrede artık kendi ahlaki ilkelerini topluma ya da çevresine göre değil kendi değer yargılarına göre seçer ve bir değerler bütünü oluşturur.
Bireyin oluşturmuş olduğu değerler yargısı ; adalet eşitlik , insan hakları gibi soyut kavramlardan meydana gelir. Bu ilkeleri ihlal eden kanunlara uyulmamalıdır.
Çünkü bu evredeki bireylere göre adalet kavramı yasanın daha da üstünde olan bir şeydir.

Kaçıncı evresiniz? şöyle ki sayın Prof. Dr. Çiğdem KAĞITÇIBAŞI hocamız her birey 6. evreye çıkamamakta yetişkin bireylerin çoğu araştırmalar sonucu 4. evrede kalmaktadır. Diyor bilginize…

kaynakça: HANDBOOK OF SOCİALİZATİON, THE ORY AND RESEARCH S.347-480 KAĞITÇIBAŞI.Ç DÜNDEN BUGÜNE İNSAN VE İNSANLAR S.222-224 PROF.DR. ÇİĞDEM KAĞITÇIBAŞI/DOÇ. DR. ZEYNEP CEMALCILAR