Yazı kategorisi: Edebiyat, Güncel

Aydınlanma

Bir akşam serinliğinde, geçmiş güzel günlerimi yad ediyorum. İnsan olmanın en güzel yanını damarlarımda hissediyorum. Bir aşkı taşıyorum yıldızlardan emanet. Dokunamadığım, ama uzaklarda hissettiğim bir aşk… İki insanın hem bedenen hem ruhen birbirine bağlı olması ne büyük nimet. Kaybolmuş ruhlar diyarında birbirine sımsıkı sarılmış iki can, bu dünyayı hep güzel eyler.

Sevmek bu hayatın en çekilen yanıdır. Bana kalsa aşk üzerine milyon tane şiirler yazarım. Ve umudu işlerim dünyaya aşk aşk diye… Umutsuz anlarımız olur, kalbimiz kırıktır ve bu kırıklıkla onun ruhunu da paramparça ederiz. Bir akşam düşünür deriz ki ; istemeden ne çok kırmışım…

Hayat akar, bizler hep pişmanlık içinde yaşarız. Keşke ona daha iyi davransaydım diye… İstemeden yapılan her davranış biraz masumluk barındırır elbet. Fakat iş işten geçmeden farkına varmak da gerek.

Ünlü şarkıcı Fatma Turgut her gittiği konserinde bir çifti barıştırmak ister. Sonunda barışırlar mı bilmem ama yeniden bir olabilmek her şeye inat, mümkün…

Güzel zamanlar, neşeli günler, kalbe dokunulunan hisler ve huzur… Aşk işte bunların toplamıdır. Ne kalpte kelebek, ne ilk günkü heyecan… Hiçbiri değil hiçbiri. Aşk, özlemdir biraz nasıl olsa. Ve gurbette bile olsan ona sımsıkı bağlı kalabilmektir.

Gurbette aşk ile dolmuş gönüllere… Hasret kadar vuslat da yakındır. Sabır ile…

Reklam