Etiket arşivi: Motivasyon

Motivasyon Problemleri ve Çözümler

Üç yaygın motivasyon sorunu görüyorum, Eğitim: Öğrenmek için yeterli motivasyonunuz yok; Kaygı; Öğrenmeye çok isteksizsiniz; Dikkatin dağılması: Sizi daha fazla motive eden başka şeyler var.

Yapacak çok şeyiniz varsa ancak bunu yapmak için kendinizi motive edemiyorsanız, sorun genellikle bu kategorilerden birine veya birkaçına girer. Eğitim sorununda Öğrenme dürtüsü olmadan başlamak zordur. Zayıf dürtüler aile üyelerinden, öğretmenlerden veya işverenlerden beklentileri içerebilir. Yapman gereken ama yapmak istemediğin şeyler. Mesela ödevler… Buradaki sorun, bu uyarıcıların genellikle onlardan kaçınarak karşılanabilmesidir. Anne babanı sakinleştirmek, iyi notlar almak için çok çalışmaktan çok daha kolaydır, bu yüzden sonunda elde ettiğin şey kayıtsızlıktır. Düşük not alırsın suçu başka şeylere atar çarpıtır ailenin gönlünü alırsın. Bu durumu tersine çevirebilirsiniz, ancak başlamak için zorlayıcı bir vizyona ihtiyacınız var. Kamu Personeli sınavı için atanıp düzenli iş ve maaş kazanmak gibi.

Anksiyete sorunları


Bazen öğrenme isteği duyarsınız ama yine de ertelersiniz. Niye? Ödüllerden mahrum kalmaktan ziyade ceza hakkında endişeleniyorsunuz. Korku, başarısızlık, olumsuz geri bildirim veya kötü performans gibi dönütlerle karşılaşmaktan kaynaklanabilir.

Neyse ki, kaygı hakkında biraz araştırma yaparsak, kendinizi sevmediğiniz şeylere maruz bırakırsanız ve kötü bir şey olmazsa, tepki azalma eğilimi gösteriyor. Yani ilk kez araba süren biri kaza yapma korkusuyla kaygı duyabilir. Aracı kaza yapmadan sürdükten sonra bu kaygı azalacak, zamanla kaybolacaktır. Biz buna psikolojide sönme diyoruz. Her çalışmaya, soruları tamamen yanlış anlayacağınızı düşünerek başlayın. İlk deneme testinizi başarısız olacağınızı düşünerek yapın.
İlk on tanesini unutmak amacıyla bilgi kartlarınızı açın. Bu sayede yordağınız yani tahmin edebildiğiniz sonuçla karşılaşınca fazla kaygı duymazsınız. Sınava çalışan bireyler ilk denemelerinde düşük alacağını, sonradan kendisini geliştirdikçe netleri yükselteceğini kendine kabullendirip çalışmalara başlarsa kötü deneme sonuçlarıyla ders çalışmaktan vazgeçmez, aksine daha iyisini yapacağını düşündüğü için kötü sonuçlar bireyi güdüler.

Dikkat dağınıklığı sorunları

Eğer ders çalışmaktan başka bir şey yapma isteğiniz varsa, dikkatiniz dağılır.
Bu, özellikle dikkat çalma mekanizmalarının her zamankinden daha güçlü olduğu mevcut ortamımızda geçerlidir yani konfor alanımızda. Ancak dikkat dağınıklığı her zaman kötü bir şey değildir. Bir kitabı sıkıcı göründüğü için bırakmak irade eksikliği değil, okunmamış kitaplarla dolu bir dünyada ilginç kitaplara bağlı kalmanız gerektiğini anlamaktır. Yeni hedef daha önemliyse, projeler arasında geçiş yapmak da yardımcı olabilir. At gözlüklerini çıkarıp başka yolların da olduğunu görmek, bunu kavramak bilişsel gelişimin üst basamağıdır. Maslow’un kendini gerçekleştirme basamağı gibi…
Çözüm, zihniniz için duvarlarla çevrili bir bahçe inşa etmektir. Bu zihinsel algoritmaların ne için kullanıldığını devre dışı bırakmadan kötü niyetli dikkat dağınıklığını önlemek için kurallar ve kısıtlamalar oluşturun. Örneğin,

Tüm dijital dikkat dağıtıcı şeyler için zaman sınırları veya fiziksel sınırlar belirleyin. Twitter’ı seviyorum ama sınırlamasaydım bütün gün orada olurdum. Telefonu sakla, twitter’ı sil gibi…
Her seferinde bir proje üretin ve onunla devam edin. Bir ay iyi bir zamandır çünkü işe bağlı kalmanın maliyeti fazladır. Bu maliyet manevidir yani sabırdır. Ancak kendinizi zorlayarak önemli ilerleme kaydedebilirsiniz.
Asla zirveden vazgeçme. Dikkat dağınıklığı ve kaygı karışabilir. Bir iş yapmanız gerektiğinde, başka bir şey yapma dürtüsü kolayca gelebilir. Dikkatinizi dağıtan unsurlar her zaman vardır. Yanlış sorular sorduğunuzda pes etmeme kuralını varsaymak, yanlış nedenlerle zaman kaybetmekten veya ilerlemenizin durmasından sizi alıkoyacaktır.

Tutkuyla Çalışmak için şu sorulara cevap bulmanız fayda sağlayacaktır,
Bugün öğrenmek için motivasyonunuza bakmanızı ve onu nasıl geliştirebileceğinizi görmenizi istiyorum:

Hafızanızı nasıl artırabilirsiniz? Mevcut öğrenme hedeflerinizi nasıl daha ilginç hale getirebilirsiniz? Anksiyete’yi nasıl azaltabilirsiniz? Kendiniz için belirlediğiniz hedefleri yeniden düzenleyerek yolu nasıl daha az acı verici hale getirebilirsiniz?
Oyalanmaktan kurtulmak için hangi adımları atabilirsiniz?


Yorumlarda fikirlerinizi belirtebilirsiniz. Beğendiğiniz içerikleri beğen butonundan beğenerek veya yorum yaparak bize hangi içerikleri üretmemiz konusunda yol gösterebilirsiniz.

  • Teacher/Öğrt. Mustafa BAHAR

Kurşun Kalem ✏️

Ufak bir motivasyon.

Tembellik gereklidir çünkü tekerleğin icadı bile birilerinin bir şeyleri taşımaktan üşenmesiyle düşünülmüştür. İhtiyaç veya kolaylık tembellikten doğar. Tembellik bu bağlamda bilim için gerekli fakat her zaman insanı olumlu etkilemiyor. Tarihe bakıldığı zaman çoğu büyük insanın, büyük insan olmak için tembellikten çıktığını ve dorukları aşarak bünyesini zorlayıp o konuma geldiğini görüyoruz. Fatih Sultan Mehmed Konstantiniye’yi kuşattığı zaman zincirlenmiş Marmara denizinden geçiremediği gemileri kuşatmayı güçleştirmişti. Fatih tam kuşatmayı kaldırıp orduyu ve devleti yıpratmamak için geri dönecekken hocası Akşemseddin ve Zağanos Paşa gibi vezirlerinin manevi desteği ve kendi azmiyle tarihte ilk olarak gemileri madem denizden geçiremiyoruz biz de karadan yürütürüz düşüncesiyle gemileri dağlardan kütükler üstünde sığırlara ve atlara çektirerek yürütmüştür. Diyor ya Fatih, İmkanın sınırını görmek için imkansızı denemek lazım.

Azmin zaferi tatlıdır. Kendine pes etmediğin için teşekkür edersin. Tarih herkes gibi yaşayıp herkes gibi ölenleri yazmaz. Bir şeyleri başaranlar tarihe işlenir. Bir şeyler yapabilmek için maddiyata ve en çok maneviyata ihtiyacın var. Fakat şunu da unutmamalı insan, tüm milyarderler hayat hedeflerinde para en son sıralara düştüğü için asıl hedefleri olan iyi yaşamayı ilk sıralara yerleştirir. Kimse zengin olmak istemiyor. Herkes istedikleri şeyleri almak, istediklerinin gerçekleşmesi ve rahatlık istiyor. Yani zengin olmak değil, özgür olmak istiyorsun.

İşler iyiye gitmeden önce kötüye gider. Her başarısızlık başarı yolunda birer eğitimdir. Sen düne göre farklı birisin ve dün senin bir bakıma rakibin. Her gün daha iyi olmalısın. Başarı tesadüf değildir. Kararlarında gönülden istiyorum diyorsan tereddüt etme. Karar verdiysen uygula, tereddüt etme, tereddüt ettiğinde kaybedersin. Sadece kendine inandığında durdurulamaz olursun. İlk Türk devletlerinin bir Şad’ı (Türklerde uç valisi veya hükümdar soyundan kişi ünvanı) nasıl Çin baskısı altında Türk esir olmaz diyerek dostlarıyla ayaklanmış ve şehit olmasına rağmen o dönem şartlarında yıpranan Türkmenlere karşı Türk direnişini canlandıran Kürşad Ayaklanması, inancın durdurulamaz olduğunun kanıtıdır.

Sen bir kurşun kalemsin ve yazı yazman için, işlevsel olabilmen için, hayatta iz bırakabilmen için tıraşlanman ve olumsuz kısımlarının, fazlalıklarının yontulması gerek. İnanıyorsan ve istiyorum diyorsan önündeki engelleri aşmaya başla. Seni engelleyen ne varsa onları önünden kaldır, kaldıramıyorsan üstünden atla. Çünkü sen bundan fazlasısın…

BEDEL

Bazı taşlar ağırdır, iz bırakır.

Hayatta karşına çıkan engeller aşamadıkların kadar seni kısıtlar. Kısıtlandıkça özgürlüğün azalır. İnsan ne için yaşar? Özgürlük, iyi hayat… Kim istemez ki güzel bir bahçeli evde ailesiyle bir ömür mutlu olmayı.

Gelişimsel süreçte karşılaşılan engeller sayesinde insan zoru görür. Zoru gördükçe değil, zor basamakları aştıkça gelişir.

Yüksek konumlara dirsek çürüterek gelenlerin arkasında, harcanan mesailer vardır. Bir başarı istiyorsak bir bedel ödemek gerek. Bir sınav için uykudan feragat edip saatlerini çalışarak geçirmen o sınavda başarılı olman için gereken çabalardan bazılarıdır. Güzel görecelidir. Kimisi dünyayı gezmek ister, kimi sevdiğiyle ıssız bir adada insanlardan uzak bir hayat, bazıları karavanda rotasız bir hayat arar. Her şeyi gören gözler bir zaman sonra duymaya da başlar. Bu duyuş soyut anlamdadır. Hayat tekrarlardan oluşur. Bu tekrarlar kendi içerisinde çok boyutludur. Bazen bir müzik size kışın soğuğunda kahve içtiğinizi hatırlatırken, bazen gördüğünüz bir ağaç gençliğinizi hatırlatır. Göz o ağacı götür ama gençliğini duyar, gençliğini hisseder. Kulak alışılmış müziği duyar ama o anıları görür. Bir zaman sonra yaşadığın yıllar bir oyunun aşamaları gibi gelir. 1 yaşındasın, 1. Level veya 40 yaşındasın 40.level gibi…

Bu leveller için bedeller gerekir. Sabah saat kurmadan 5’de kalkmak için uzun süre biyolojik saatinizi oturtmak için alarm kurarak 5’de kalkmak gibi. 40 gün alarm ile 41.gün alarmsız olmasına rağmen tam saatinde uyandığınızı fark edeceksiniz. Yaşanmışlık, emekler ve çaba…

Keyfiyetten arınmış alışkanlıklar ve arkaya bakınca yerde silik olsa da belli olan ayak izlerin. Hayatın karlı yollarında yürüdükçe oluşan 43 numara botunun izi.

Güzel bir hayat için bedel ödemeye hazır mısın?

Kral SENsin

Bu yazı seni harekete geçirecek!

Doğduk ve bizden öncekilerin yürüdüğü benzer yollardan giderek varacakları son nokta olan ölüme ilerlemekteyiz. İyi ki doğdun diyorlar ya işte o doğum günleri doğumun mu, ölüme bir yıl daha yaklaştığının mı hatırlatıcısı?

Dünya erteleyen, gurur yapan insanlarla dolu. Bu kadar çevreyi önemseyen toplumların içinde parlamak Orta Çağ’da dünya yuvarlaktır demek gibi bir şey olmakta. İnsanlar kalıplaşan olgularla hemen bizdensin veya ötekilerden ayrımını yapmakta. Bir şey fark ettiniz mi? Önemli noktalara gelen insanların çoğu hayatındaki insan sayısını azalttığı için, kendine güvenerek yalnız kalmayı öğrendiği ve çabaladığı için şuan ki konumlarında. Zirvenin tek kişilik olduğunu bildikleri için zirveye ulaşma başarısını kutlayan başarılı insanlara bak.

Photo by Nina Uhlu00edkovu00e1 on Pexels.com

Kendine sormalısın Eğer ben değilsem kim?

İnsanlar arasında senin istediklerini başaran binlerce insan bulunmakta. Neden bu insanlar arasında değilsin? Neden sen de başaramıyorsun veya başaramayacak olduğunu düşünüyorsun?

Gidebilirsin, yapabilirsin. Seni anlıyorum her an gidebilirsin ama seni tek tutan sensin. Kendini neden tutuyorsun, neden süperegonun emirlerine uyup kendini kısıtlıyorsun? İmkansızı dene ve her şeyi unut, sessizce başarıya git. Sessiz doğ, sessiz öl fakat yaptıkların ses getirsin. Kendin doğ, kendin öl fakat yaptıklarını başkaları konuşsun.

Photo by Pixabay on Pexels.com

Bir çınar gibi olmalı insan. Yıkıldığında çatırtılarıyla ormanı inletmeli, yaşarken heybetiyle diğerlerini yukarı baktırmalı, gök yüzüne. Arkana yaslanıp ben başardım demek gibisi var mı… Başaracaksın, başardın. Başladın ve bitirmenin yarısını tamamladın. Zorlanacaksın. Bugün zor olacak, yarın daha zor olacak ama yarından sonra güzel olacak çünkü çoğu insan yarın pes etmiş olacak. Düne dönüp baktığında başarılarını, kırılan tabakları ve aştığın dağları gör, karın ağrıtan saçmalıklara takılma. Gelecekte yapacakların geçmişte yaşadıklarından daha önemli. Cesur ol çünkü atlamaktan en çok korktuğun zaman, tam da atlaman gereken en önemli andır. Bu bir savaş ve sen bu savaşın baş rolündesin. Savaş herkes için aynı zorlukta değildir. Sen zoru başar ki kolay olana sıra geldiğinde gülümse. Kocaman dünyayı ve içindeki saçmalıkları düzeltmek için çok fazla vakit harcama çünkü senin bu dünyaya yapabileceğin ilk büyük iyilik kendini geliştirmektir. Çok büyük iyiliklerin fırsatı bir gün gelecektir. Şimdilik kendinden başla ve zamanın artarsa dünyayı kendi çabanla değiştir, dünya arada bir rastgele iyilik yaparak da değişir. Kötülük yok olacaktır fakat iyilik her zaman kalacaktır. Atom bombası bir kere patlar fakat çiçekler her baharda her zaman açacaktır.

Photo by Marta Dzedyshko on Pexels.com

Tüm kötülüklerle baş etmek ve tüm yanlışları düzeltmek istemek hayalperestliktir. Sen kendin başar ki dünya güzelleşin… Oğuz ATAY’ın ilk romanı olan Tutunamayanlar kitabında şu yazılar insanı bizlere tanımlıyor,

Olric, insan nedir biliyor musun? Ağaçları kesip kağıt yapan, sonra o kağıda “ağaçları koruyun” yazandır.

Dünyada +7903313000 insan var. Tıpkı bu sayıları görmezden geldiğin gibi, o insanları da görmezden gel ve kendine odaklan. Başardığın zaman zaten istemesen de insanların odağına girmiş olacaksın.

Azimle çabala, yorul ve acı çek. 2000 yılın üzerinde dünyada varlığını koruyan Roma için İtalyanların, Roma bir günde kurulmadı sözü bize çabaların büyük sonuçlarını gösterir cinste tabi burada asıl marifet ve gerçek kahramanlık 2000 yıl hüküm sürmekten ziyade 2000 yıllık bir imparatorluğu yıkarak halkını daha adil ortamda, hoşgörü ve refah içinde yaşatmakta, orta çağı kapatıp yeni çağı açmakta… Asıl mesele Fatih Sultan Mehmed olmak.

Photo by beytlik on Pexels.com

Acı geçicidir fakat pişmanlık sonsuzdur. Tembel insanlar az çalışır ve kazanmaları gerektiğini düşünürler bunlar çılgındır, ama kazananlar olabildiğince sıkı çalışır yine de az çalıştığı ve tembel olabileceği konusunda endişelenir. Bilmek önemlidir çünkü bilmeyen bilmediği şeyden korkar. Bilen ise bilgisi arttıkça korkmaktan çok, saygı duyar. Ulaşmak istediğin hedef hakkındaki tüm bilgiler senin sofranda olmalı. En zeki insan bile yetenekli olduğu için, yeteneğinin zeka olduğu için diğer orta derece insanlardan bir tık yukarıdadır ama çok çalışanlar, gücünün yettiğinden fazlası için emek verenler bu bir tık üst seviyenin de bir kaç tık üstündedir.

Seni durduran şey sensin. Düşmeyi ve yıkılmayı dert etme, geri kalkmayı dert et. Başarıyı konumla ölçme atladığın engellerle, aştığın dağlarla ölç. Herkes cennete gitmek ister fakat normal bilişli kimse ölmek istemez. Herkesin başarılı olmak isteyip hiç çalışmadığı gibi. İsteyen değil, çalışan kazanır. İstediğim yere gelemedim sebebi oydu buydu veya herhangi biriydi Diyemezsin bunu korkaklar yapar ve bu sen değilsin. Sen bundan iyisin…

Bir oyun süren var ve bu oyun süresince bu oyunu kazanmalısın. Kaç yılın kaldı daha hayat oyununun bitmesine? Kazanacak mısın?

Kimsenin bana yetersizmişim gibi hissetmesine izin vermeyeceğim diye benliğine bunu kabul ettir. Senden nefret edenleri başarınla cezalandır. Gençliğin tadını çıkarmakla geleceği mahvetmenin arasındaki farkı bil. Erteleme, hedef koy, amacın olsun ve çok yorul… Gerçekten çok yorul.Bazı insanlar başarıyı çekemez o insanlar estetik yaptırmak gibi kendini daha güzel gösterecek hikayeler anlatırlar veya kendilerini överler çünkü bu tip insanlar çirkindir.

Senin başarı hikayen nedir?

  • Mustafa BAHAR

Motivasyon!

Testlerin meslek belirlediği dönemdeyiz. Öğrencinin hangi sanata, mesleğe ilgisi olduğu pek önemsenmeyen eğitim sistemleriyle seri üretim işsizler üretmekteyiz. Bir ressamın matematik çözerek atanması, müzisyene fizik çözdürülmesi kadar saçma bir şey var mı?

Yaşamın giderek zorlaştığı dünyada insanların hayat kalitesini arttırması için güzel mesleklerde güzel maaşlarla çalışması gerçeği insanların boynuna büyük bir yük bindirmekte. Öğrencilerin sınavları zorlaşmakta ve devir giderek teknoloji devrine dönüşmekte. Bu kadar kablo yığını arasında cüce kalan insan psikolojisi giderek bozulmakta. Psikolojilerin bozulmasında çevresel faktörlerin ve global sorunların etkisi olmakta.

Bu yazıda zorlaşan hedeflere nasıl ulaşacağımızı, kendimizi gerçek anlamda nasıl yönetebileceğimizi öğreneceğiz.

Önünde bir sınav olduğunu düşün. Bu sınav hem sana iş verecek hem de garantili hayat ve maaş sunacak. Özlük haklarıyla şahsiyetini belirginleştirecek. Bu sınava çalışmak için niyetlendin. Bu noktada bazı insanlara ve davranışlara uzaklaşman şart. En büyük savaş şimdi başlıyor. Tek rakibin olan kendini her gün aynada selamlayıp bu savaşta mağlup etmek için çabalayacaksın. İnsan beyni ders çalışmaya gezmek, uyumak ve yemek yemekten daha az yatkındır. Bunun başlıca sebepleri bir takım hormonlardır. Bu hormonlar(dopamin,seratonin…) belirli uyarıcılardan sonra tepki olarak ortaya çıkar. Bu uyarıcı-tepki bağında beyin bizleri doğası gereği kolaya itecek. Artık bu kolay yolları zor yollarla değiştirme vakti.

Masa başına oturdun ders çalışmaya başladın uykun geldiyse bu uyku halinden kurtulmak zorundasın. Kahve iç veya içsel konuşmayla kendini telkin et. İçsel konuşma ve telkinden kastım kendini motive etmen. Kendine karşı askere emir veren bir general gibi davran. Kalk, çalış, dinlenme, daha erken!

Kendinle monolog konuşmalar yap yani kendi kendine değerlendirmeler yapmalısın ve görevlerini kendine vermelisin.

Çalışmalarına karşı gıcık bir denetçi gibi ol. Kolay beğenme. Bugün 50 soru çözdün ve 40 doğrun varsa berbatsın. Gerçekten iyi kavramını kendinde mükemmel olarak kodla. 50 soruda 50 doğru senin için iyi olmalı. Ne kadar yükseği hedeflersen ulaşacağın sonuçlar da o doğrultuda yükselir. Azla yetinme, kolaya kaçma.

Fiziksel olarak kendinde yıpranmalar görmediğin sürece çalışmaya devam etmelisin. Rakiplerin uyurken sen çalışmak zorundasın. Başarı zoru sever. Ben hayatımda hiç bir şeyin kolay olduğunu görmedim. Sabah erken kalk, gece geç saatlere kadar çalış. Önceden konulan kuralların dışına çık. Sınava son 1 hafta kala dinlenmek gibi safsatalara kulak asma. Senin sınavın kazanınca bitecek. Kazandığın gün dinlenebilirsin çünkü yeni maçlara hazır olmalısın.

Hak etmek

Hak etme kavramı bir şeye uygun olma, onu elde etmek için süreçleri tamamlama veya gereklilikleri yerine getirme, o şeye ehil olma durumudur. Eğer bir meslek için önünde bir sınav varsa öncelikle o sınavı kazanmayı hak etmelisin. Zafer dağının zirvesine ulaşınca aşağıya baktığınız zaman emeklerinizi, çabalarınızı görebilmelisiniz. Ellerin soyulmuş, yaralar almış bir bedenle zaferi tam anlamıyla tatmalısın.

Bu 2022 senin senen olsun. İlk emrini ver beynine. Kalk ve çalış. Çalışırken ünlü boksör Muhammed Ali Clay aklına gelsin. Muhmmed Ali, mekik veya şınav çekerken acı çekmeye başlayınca saymaya başlıyorum çünkü asıl acı çekmeye başladıkça gelişiyorum diyor. Maç başladı. 2023’te tekrar bir yazıda buluşup yorumlarda değerlendirelim. Bakalım 2022’de beyniniz veya duygularınızın üstü olup emirlerinizle başarıyı yakalayacak mısınız…

Siz de fikirlerinizi yorumlarda belirtebilirsiniz.