Etiket arşivi: mustafabahar

Nesli Tükenen Kızıllar / Endangered Redheads

-TR-

Dünya nüfusuna oranla %2’lik dilim içinde kalan kızıl insanlar nesli tükenen canlılar gibi nesli tükenen insan türleri arasındadır. Akademik çalışmalar incelendiğinde kızıl insanların nüfusunun gün geçtikçe azaldığını göstermektedir. Bunun sebepleri arasında global bir köy haline gelen dünyanın güncel şartları sayılabilir. Göçler ve sosyal ağ farklı ırkların birleşerek karışık ırklar heterojen insan ırklar oluşmasına sebep olabilmektedir. Kızıl insanların geçmişi incelendiğinde antik dönemlerde genelde kızıl kadınlardan bahsedilir. Yahudilerde ise Lilith isimli kızıl saçlı kadın, tanrının yarattığı ilk kadın olarak bilinir. Adem ilk insan olarak bilinir. Adem ve Hava hikayesine benzer şekilde Adem ve Lilith de ilk insanlardan bilinir. Lilith veya Hava’yı çoğu diziler kızıl saçlı olarak beyaz perdeye aktarmaktadır. Genel algı ise ilk insanların esmer olduğu yöndedir. Bu gibi hikayeler çok eskiye dayandığı ve somut kanıtları olmadığı için farklı kültürlerde farlılık gösterebilmektedir. Örneğin Güney Afrika’da siyahi meryem ana gibi…

Kızıl olmanın da bazı avantajları ve dezavantajları vardır. Mesela Kızıl saç rengi (melanocortin-1 receptor) geninin mutasyona uğraması üzerine iki pigment olan ömelanin ve feomelaninin üretimlerinin etkilenmesiyle oluşur. Bu mutasyon koyu pigment olan ömelaninin üretimini düşmesine sebep olduğundan cilt UV ışığına karşı daha savunmasız hâle gelir. Yani güneşe karşı hassasiyet gelişir. Bunun yanında uyuşturulmak veya uyutulmak için daha fazla narkoza ihtiyaç duyar. Hissetme duyuları normal insana oranla daha fazladır. Sıcaktan ve soğuktan daha çabuk ve çok etkilenirler. Kızılların acı hassasiyetinin de fazla olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. Avatajları bu tüm dezavantajların önüne geçmektedir. Antik Roma ve Yunan’da kızıl kadınların eş seçilmesi kızıl insanları toplum önünde yükseltmiştir. Yani bu kadar benzer insanlar arasında kızıl olmak iyi bir ayrıcalıktır. Tanrı’nın verdiği güzel bir hediyedir diyebiliriz.

-ENG-

Red people, who are in the 2% of the world’s population, are among the endangered human species, as are endangered creatures. When academic studies are examined, it shows that the population of red people is decreasing day by day. Among the reasons for this are the current conditions of the world, which has become a global village. Immigration and social network can lead to the formation of mixed races and heterogeneous human races by merging different races. When the history of red people is examined, red women are generally mentioned in ancient times. Among the Jews, the red-haired woman named Lilith is known as the first woman created by God. Adam is known as the first man. Similar to the story of Adam and Air, Adam and Lilith are also known from the early humans. Most serials transfer Lilith or Hava to the big screen with red hair. The general perception is that the first people were brown. Because such stories are very old and do not have concrete evidence, they may differ in different cultures. For example, like the Black Virgin Mary in South Africa…

Being a redhead also has some advantages and disadvantages. For example, red hair color (melanocortin-1 receptor) gene is mutated, and the production of two pigments, eumelanin and pheomelanin, is affected. This mutation causes the production of the dark pigment eumelanin to decrease, making the skin more vulnerable to UV light. That is, sensitivity to the sun develops. In addition, it needs more narcosis to be anesthetized or put to sleep. The senses of feeling are more than normal people. They are affected more quickly and more by heat and cold. There are studies showing that redheads are also more sensitive to pain. Its advantages outweigh all these disadvantages. In ancient Rome and Greece, the selection of red women as wives raised the red people in public. So being a redhead among such similar people is a good privilege. It’s a beautiful gift from God.

YAPARSIN.

İnsanlar gelişen olumsuz pandemi şartlarıyla kötü düşüncelere kapılmakta. Negatif düşünerek kendi motivasyonlarını kırmakta. Zaten sürekli engel olan çevre faktörü varken bir de kendi kendimizi bloklamaya başladık. Çocuklukta düşlenen umutlar vardı, renkli ve eğlenceliydi. Küçükken renkli dünyamızda kurduğumuz hayallerin günümüz pisliğinde kirlendiğini görmek üzücü. Yıkadıkça rengi atan hayallerimizle bakışmaktayız; öğretmenlik, doktorluk, polislik ve her erkeğin hayali askerlik…

Tecrübeler insana çok şey öğretir. Büyük hayalleri negatif patateslere anlattığın zaman senin motivasyonunu nasıl kırdıklarını öğretmesi gibi. Bilimsel olarak da araştırılmış, hedefleri başkalarına anlattıktan sonra negatif dönütler almanın hedefe ulaşma oranını düşürdüğünü görmüşler. Bir ok gibi nereye ne zaman ulaşacağı belli olmayan bir tutum sergilemek pek doğru sayılmaz, o ok sizseniz. Oku atan okçuysanız işler değişir. Hayalleriniz ok olsa sizde başkalarının okçuluğuyla ilerlerseniz pek gelişmeniz mümkün olmayabilir. Konfor alanının dışına çıkarak oktan hayallerinizi hedefe fırlatacak okçu sizseniz önünde sonunda bu işi başaracak, hedefinize ulaşacaksınız. Sizleri tüketen şeylerden uzaklaşın,

Kıskanmayın ve kıskananları silin.

Körü körüne inanmayın, araştırın ve düşünün.

Kıymet bilin. Elinizdekilerin kıymetini bilin.

Olduğunuz gibi görünün.

Her zaman doğruları söyleyin. Yalan söylemek benliğinizden ve gururunuzdan çalar.

Kendinize bir yol çizin ve o yoldaki tüm taşları çöpe atın, atın ki ayağınıza takılmasınlar. Toksit arkadaşlıkları bitirin. Gereksiz numaraları rehberinizden silin. Bu sene 2021 yılını arınma senesi ilan edin. Tüm sosyal medyanızdaki gereksiz mesajları ve kişileri temizleyin. Kendinize uğraş bulun. Bu uğraşlar sadece size değil tüm dünyaya veya ulusal çapta fayda sağlasın. Bunlar benim kendime belirlediğim amaçlardır. Kendim uygulamaya başladıktan sonra başarım da artış gösterdi. Başarı değişimi yanında taşır. Ne zaman başarıya ulaşmak istiyorsanız bilin ki yanında değişimle gelecektir. Kola, alkol ve zararlı içecekleri suyla değiştirin.

Saçma videoları uykuyla değiştirin.

Söylenmektense çabalamayı tercih edin.

Düşünmektense başlayıp sonuçlarını görmeyi deneyin.

Televizyondaki saçma dizileri bırakıp kitap okumayı deneyin.

Bunlar herkesin bildiği şeylerdir fakat az insan uygulamaya geçirir. Hayatı renklendirecek, harika sonuçlar doğurabilecek eylemleri harekete geçirerek mutlulukla arkadaş olduğunuz bir süreçle gelişmeye başlayın.

Kendinizi dinleyin. Kendinizle sohbet edin.

Sevdiklerinizle saatlerce havadan sudan konuşun.

Gülün, güldürün.

Fikirlerinizi not alın, uçup gitmesinler çok değerli onlar.

İnternetten günde belli bir süre uzak kalın. Çevrimdışı olun ve kendinize zaman ayırın.

Şekeri hayatınızdan çıkarın ve dengeli beslenin.

Arada bir delirin ve olduğunuz yerde tuhaf hareketler yaparak veya koşarak sürekli kalori yakın.

İyice uyuyun.

Temiz hava almaya gayret edin.

Bu ufak güncellemelerle bu yıl yeni ve daha iyi bir senle görüşmek dileğiyle.

Siz de düşüncelerinizi yorumlar kısmında belirterek 704 kişilik (1000 olacağız💪) ailemizle sohbet edebilirsiniz.

  • Mustafa BAHAR

YORUMLARA / COMMENTS 👇✍👋

BEYAZ BİR WORDPRESS SAYFASI

Günümüz sosyal medyalarında yaşanan güven problemleri için alternatif bir sosyal medya örneği olarak Worpress’i gönül rahatlığıyla verebilirz. WordPress, kişisel verilerinizi satmaz. Sizden absürt izinler isteyerek cihazının depolamasına erişmek istemez. Ortam eklerken bile sizlere Tenor ve Google Fotoğraflar seçeneğini sunarak güven sağlar. Bu kadar kişinin kişisel bilgilerini açıkça satan dev sosyal medya şirketleri insanların yeterince kamerasına, mikrofonuna hatta rehberine erişerek bigdata dedikleri büyük verileri tek havuzda topladı.

Burada bazı insanlar wHqTzapp gibi uygulamaları sildi Signal, BİP vs. daha az izin isteyen uygulamalara geçti. İşin ilginci bu şirketler sıra kendi bilgilerine geldiği zaman oldukça titiz davranmasıdır. Mesela M.ZCKRBRK bu konuda kullanıcıların açtığı birçok gizlilik ihlali davasının birinde savcının; gittiğiniz yeri, yiyeceğiniz yemeği, şifrelerinizi veya galerinizdeki fotoğrafları başkalarının görmesini ister misin? sorusuna pişkince hayır diyerek sırıtması diğer insanları ne kadar az önemsediğinin büyük bir kanıtıdır ki ilgili kişinin seçimlere müdahale ettiği ve müdahale etmek için kişisel profillerin ihtiyaç analizine göre önlerine reklam çıkardığı kanıtlanmışken daha nasıl güvenebiliriz ki… Neden güvenelim ki?

Wordpress

Bu konuda bir alternatif olarak daha entelektüel kitlenin toplandığı, okuma odaklı bir sosyal medya olan WordPress‘ i inceleyelim…

WordPress.com sadece e-posta onayıyla ücretsiz üye olabileceğiniz bir blog sitesidir. Şimdi diğer sosyal medya araçlarıyla (İnsta, Twit vs.) sitelerle kıyaslayalım.

  • WordPress’de İnsta blog gibi fotoğraflarınızı altına veya yanına, üstüne istediğinizi yazarak paylaşabilirsiniz.
  • WordPress’de diğer arkadaşlarınızı ekleyebilir, onların paylaşımlarını alıntılayabilir, beğenebilir, yorum yapabilirsiniz.
  • WordPress diğer sosyal medyalar gibi dm kutusu içermez. Blog iletişim kısmınızdan isteyen sizinle iletişime geçebilir ve istemediğiniz spam mesajlar sizi rahatsız etmez.
  • WordPress mobil uygulaması vardır. Google Play’den ücretsiz indirip sosyal medya olarak kullanabilir hatta haber kaynağı kısmından tüm WordPress üyelerinin paylaşımlarını okuyabilir, her konuda farklı bakış açılarına ulaşabilirsiniz.
  • WordPress sizden sizi görmek için kamera izini istemez, duymak için mikrofon izni istemez, rehberinizdeki kişileri çalmaz, sizin bilgilerinizi oy için satmaz veya para için paylaşmaz. Auttomatic şirketinin hayata geçirdiği .com, daha çok büyük sitelerin ve kodlama bilenlerin kullandığı kurumsal Worddpress .org un kişisel bloglar için kolaylaştırılmış ve otomatikleştirilmiş halidir. WordPress alt yapısı ve köklü geçmişiyle göze çarpar.
https://liveterra.wordpress.com/

Bu yazı için herhangi bir sponsorluk almadım. Tamamen kendi deneyimlerim ve araştırmalarımdır. WordPress ailesi olarak sizleri de WordPress.com’da görmek isteriz.

Aklınıza takılan soruları ve eklemek istediğiniz bilgileri yorumlar kısmından ekleyebilir siz de bu yazıya katkıda bulunabilirsiniz.

-Mustafa BAHAR