Etiket arşivi: osmanlı

Osman Gazi

Fahruddin (Dini yayan, Dininin övdüğü kişi) Osman Bey’in Kayı Boyu yani Oğuzların Bozok Kolunun Günhan soyuna ve Karakeçili aşiretine mensup olduğu bilinmektedir. Yıkılan Büyük Selçuklu Sonrası kurulan devletler; Kirman Selçukluları, Irak ve Horasan Selçukluları, Suriye Selçukluları ve Anadolu (Türkiye) Selçuklularıdır. Anadolu Selçukluları 1400 başlarına kadar varlığını sürdürdü, gerisi ortalama 1200 yılları civarı yıkılmıştır. Daha ayrıntılı bilgi için Anadolu Selçuklu yazımı okuyabilirsin. Moğollar Türkmen beylerini Anadolu’ya doğru sürünce Türkler Anadolu’nun batısına kadar dağılıyorlar. Bursa İznik civarlarından başlayarak aşağı doğru iniyorlar. Moğolların, Türkleri Anadolu’dan itmesiyle Türkmen beyleri ve Osmanlı’nın kökleri direkt Bizans topraklarına geliyor. Anadolu’da zaten Anadolu Selçuklu Devleti devam ediyor. Bizans o dönemde Türkleri pek umursamıyor. Bizans’ın o dönem ki valilerine Tekfur deniyor. Bizans’a bağlılar ama kendi topraklarının derdindeler. 1271’de Moğollara karşı bir başkaldırı oluyor ve Moğollar, Anadolu taraflarına bazı Moğol karakolları kuruyorlar. Bu Karakollar kuruldukça Türkmen beylikleri dağlık kesimlere ve Marmara Bölgesi’ne doğru sıkışmaya başlıyor. Şimdi o dönemki duruma bakarsanız Haçlı Seferleri diye bir şey duyulmuş ve Müslüman Türkleri bir araya getirmek içinde kullanabilecek en güzel kavram İslam dini ve gaza denilen yani Arapçada cihat, tam karşılığı gaza birliğidir. (“Gazan mübarek olsun” hikayesi oradan geliyor.) Gazaya katılan kişilere yaralansın yaralanmasın savaşta bulunduğu için Gazi deniyor. Bu yüzden de Orhan Gazi, Osman Gazi olarak geçiyor. Ertuğrul Gazi Bizans’tan bayağı toprak koparıyor çünkü Gazi unvanı olduğu için Türkmen beyleri onların etrafında toplanıp savaşa katılıyorlar. Bizans’ın o dönemki dertleri hem Macarlarla hem Habsburglar’la mücadele aynı zamanda Balkanlar’dan sıkıştırılıyor. Fener Rum Patrikhanesi Doğu Roma İstanbul içerisinde ama Vatikan Kilisesi Ortodokslar, Katolikler falan Bizans’ın yanında değiller. Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi Kayı Boyunun lideri. Ben Osmanlı’yı buradan başlatacağım Kayı Boyundan. Ertuğrul Gazi Söğüt (kışlak), Domaniç (yazlak) civarında yerleşiyor. Osman Gazi’nin babasıdır. Osman Gazi’nin ismi ile ilgili Ataman Bey diye bir söylenti gezse de ben Halil İnalcık’tan aldığım gibi, Osman Gazi olarak kullanacağım. Bizans valilerinin bazıları Türkiye Selçuklu sultanına vergi veriyorlar. Ertuğrul Bey bu ara çok kavga çıkartmaya çok sataşmaya yaklaşmıyor çünkü onlarla bölgede iyi geçinmenin faydasını görüyor. Osman Gazi de sonrasında yerine geçtiğinde babası gibi düşman edinmemeye özen gösteriyor. Lakin Osman Gazi ilk önce babasının izinden gitse de sonrasında İnegöl tekfuru ile bir sürtüşmeleri oluyor. Bu sebeple de İnegöl tekfuru ile atıştığı için Karacahisar Kalesini alıyor. Karacahisar Osmanlı’nın ilk ele geçirdiği yer olarak 1288 de Osmanlı topraklarına katılıyor.
Aşıkpaşazade Tarihi’nde Karacahisar’ın fethini şu şekilde belirtmekte:
“İmdi Sultan Alâaddin tahkik haber bildi kim Osman Gazi’nün üzerine kâfirler ğalebe (üstün) leşkerle (askerle) varmışlar ve karındaşı Sarı Yatı’yı şehid itmişler. Her kankı (hangi) kâfirun leşkeri vardısa bildürdiler. Sultan dahi eyitmiş kim: Ma’lum oldı kim Karacahisar teküri bizümle yağı (düşman) olmış didi ve hem o Kermiyanoğlı (Germiyanoğlu) o ğaribleri sevmezdi, ekseri o kâfirlerün haraketi anun ihtimalindendür. Ben hod bilürin didi. Emr itdi tiz leşker cem’ olınsun der kim ol kafirler bunun kibi haraket iderler veya ğayret-i İslam bizde yokmıdur? Leşkeri azim cem’ olundı. Hücum itdiler, Karaca Hisar’un üzerine düşdiler. İşitdi, Osman Gazi dahi keldi (geldi), oda bir tarafdan cenke meşkul (meşgul) oldı. Heman Sultan kim kitdi, Osman Ğazi dahi birkac kün (gün) sabritdi. Ahir hisarı yağma itdi, feth olundı. Tekürini (tekfurunu) dahi tutdı, ğazileri ğani itdi. Şehrün evlerini ğazilere ve ğayrıya virdi. Anı İslam şehri itdi.”
* (Moğollara o dönemde Tatar deniyordu)

Karacahisar
Karacahisar Feth


Osman Gazi döneminde Karacahisar fethinden hemen sonra Eskişehir’de Hamam yöresinde ilk pazarını kurdurmuştur. (Hamam Yolu)
Bölgede kurulan pazara gelen satıcılardan bac, haraç alınması istenmiştir.
Osman Gazi’nin emrini Aşıkpaşazade şöyle nakletmiştir:
“Çün kim imdi siz eyle dirsiz, her kişi kim bir yük getüre sata iki akça virsün ve her kim ki satmasa hiç nesne virmesün ve her kişi kim bu kanunumı boza Allah anun dinin ve dünyasını bozsun” ilk haraçta bu şekilde Osmanlıda başlamış ve gelişmiştir.


Şunu unutmayın, Osmanlı’nın daha çok kuşatma taktiğiyle ele geçirmesi söz konusu çünkü askeri gücümüz çok fazla değil yani yüzbinler değilsin. Üstün silah savaş tekniklerin yok, yani her asker çok değerli. Fatih Sultan Mehmet bile o kadar topla Konstantiniye’yi kuşatıyor ve kuşatmayı kaldırmıyor, sabrediyor. Ordunun itiraz etmesine, vezirlerin çıldırmasına rağmen kuşatma ile kalenin düşmesini sağlamaya çalışıyor. Anlıyoruz ki kuşatma var, sazanlık yok. Atlamıyoruz Pepe gibi. 1299’da Bilecik fethedilince Osmanlı Beyliği’nin merkezini Bilecik’e taşıyoruz. 1301 de Yenişehir fethediliyor. 1326 artık başkentimiz Bursa. Unutmayın başkentini olabildiğince ana su kaynaklarına ve dışarıdan gelen saldırılardan korunacak şekilde kurman lazım. Bursa’nın coğrafyasını biliyorsan düz bir alanın varsa, arkasında da düz dağ varsa, düzlüğü tarım alanı dağları da sur olarak kullanabilirsin. Aradaki kısmı da yerleşkeye ayırırsın ama sonradan gelişen nüfus cahillik yapar düz ovaya yerleşir, tarım yeri kalmaz.

Osman Gazi’yi çok engelleyen yoktu ama Ertuğrul Gazi’nin kardeşi Dündar Bey sürekli engelliyor ve biraz da Dündar Beyin peşinden gitmeye çalışanlar oluyordu. Dündar Bey’in karışıklık çıkarma olasılığı büyüyünce Osmanlı Hanedanı’nın ilk kanı o dönemde akıyor. Dündar Bey, Osmangazi tarafından bir meydanda okla vurulunca vefat ediyor.
Prof. Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı Büyük Osman Tarihi adlı eserinde:
“Ertuğrul Bey’in vefatından sonra idaresi altındaki müteaddid (birçok) aşiretlerden —ki bu aşiretlerin Ertuğrul’un idaresi altında toplanmalarının kendisinin uc beyi ve Oğuzların en şerefli boyu olan Kayılara mensup olmalarının da dahli vardır ibtida (ilk) kabiliyet ve cevvaliyeti sebebi ile kendisinin mensup olduğu Kayı aşireti Ertuğrul’un küçük oğlu Osman Bey’i intihap etti (seçti). Osman Bey babasının son demlerinde de ona vekâlet ediyormuş; fakat Ertuğrul’un kardeşi Dündar Bey de birliğe reis olmak istediğinden aralarında ihtilâf (anlaşmazlık) hâsıl oldu. Çünkü Kayı’dan başka aşiretler de yaşlı olan Dündar’ın reis olmasını muvafık (uygun) buluyorlardı; fakat Dündar, Osman’ın reisliği için temayül (eğilim) fazla olduğunu anlayınca amcası da Osman’ın baş olmasını muvafık buldu ise de daha sonra yeğeni aleyhine faaliyeti duyulduğundan katledildi (1298).”
Diye bahsetmiştir.
Prof. Dr. Halil İnalcık Osmanlı Tarihine Toplu Bir Bakış adlı makalesinde;
“Osman Gazi, beyliği ailenin öbür üyeleriyle birlikte idare eder görünüyor. Karacahisar subaşılığını (komutanlığını) kardeşi Gündüze vermişti. Önemli siyasi kararlarda amcası Dündar ile danışırdı. Osman güdülecek siyaset konusunda tartışmaya girdiği amcasını okla vurmuş, öldürmüş.”
Şeklinde Dündar Bey olayından söz etmektedir.
Neşri’nin belirttiği Dündar Bey’in kabrinin olduğu yer için bugün Köprühisar ile Çakırpınarı köyleri arasında olduğu düşünülmektedir. Ayrıca Dündar Bey’in bugün Söğüt’te Ertuğrul Gazi türbesinin bünyesinde de bir makam mezarı bulunmaktadır.
İznik önemli bir yerde aynı zamanda Bizans’ın başkenti. Osmanlı İznik’i kuşattığı zaman iş ciddileşiyor ve imparator 2000 askerden oluşan bir ordu yolluyor. Osman Gazi bu 2000 kişi önünde Koyunhisar Muharebesi zaferi ile büyük prestij kazanıyor. Osmanlı 1302’de kurulmuştur, Halil İnalcık böyle söylüyor. Osman Gazi’nin felsefesi “darulharp”ti. Osman Bey’in felsefesi “darulharp”, yıkmayalım fethedelim bir de içimize katıp Türkleştirelim demekti. Osmanlı’da birisi sana cizye ödemeyi kabul ettiyse yani boyun eğdiyse haraç ödüyorsa, vergi ödüyorsa Yahudi veya Hıristiyan olsun ne olursa olsun, canını alamazsın diyor. Burada Osman Bey’in bu davranışı Moğolların yaptığının tam tersi olduğu için halkın da hoşuna gidiyor. Geçtiği yeri yakıp yıkan, herkesi kesen bir Moğollar var. Osmanlı daha insanca davranarak adaletli şekilde ilerliyordu. Tabi ki Osmanlının da kılıcı keskindi ama sığınana da kapısı açıktı. Osmanlı için Avrupa’da ilerleme işin içerisine Vatikan ve papa girdikten sonra zorlaşacak. 1331 de Orhangazi babası Osman Gazi’nin yerine geçiyor. Burdan sonrası diğer yazımızın konusu olan Sultan Orhan Gazi’dir. Kısaca önemli bilgilerden bahsedecek olursam;
İbn. Battuta yazılarında Osman Bey’i Osmancık şeklinde belirtir.
Osman Gazi ilk Osmanlı parası olan bakır akçeyi bastırmıştır.
Osman Gazi ilk vergi uygulamasını yapmıştır. İlk vergi pazarcılardan alınan bac-ı bazar vergisidir. Bunu sistematik hale getiren Orhan Gazi’dir. ilk kez Hamam Yolu Eskişehir pazarında bu uygulamaya rastlanmaktadır.


Babası: Ertuğrul Gazi’dir
Annesi: Halime Hatun ( Hayme ana, Sungur Tekin, Gündoğdu Bey, Ertuğrul Gazi, Dündar Bey in annesidir yani Osman Gazi’nin babaannesidir. Osmanlı obasının Söğüt ve Domaniç’e yerleşmesiyle belli bir dönem devlet yönetimini eline alması ve devletin kuruluşunda hayati rol oynaması sebebiyle “Devlet Ana” olarak da anılmıştır. Vefat edince Domaniç ilçesine bağlı Çarşamba Köyü’ne gömülmüştür.)
*Dedesi Süleyman Şah(Kutalmış Oğlu Süleyman Şah ile karıştırılsa da Ertuğrul Gazi ve Kutalmış oğlu arasında 100 yaşı geçkin yaş farkı bu Süleyman Şah’ın başka bir kişi olabileceğini göstermektedir. Bazı kaynaklara göre Osman Gazi’nin dedesi Gündüz Alp’tir. Çünkü ilk oğlun adı Türk geleneğinde Dedesinin adı olabilmektedir.) büyükannesi Hayme Hatun (Süleyman Şah’ın eşi), Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi ve annesi Halime Hatun’dur.
Osman Gazi’nin doğumu; Söğut,1258?
Vefatı: Bursa, 1326’dır.
Hakimiyet sınırları: 16.000 km²
Osman Gazi’nin eşleri: Şeyh Edebali’nin kızı Rabia Bala Hatun ile karıştırılan Mal Hun’un babası Anadolu Selçuklu Veziri Ömer Abdülaziz Bey’dir. Vakfiyesinde adı Mal hun binti Ömer Bey olarak gösterilmiştir. Evlilik sebebi o dönem Ertuğrul Gazi’nin Anadolu Selçuklu Devletiyle arasını sıkı tutmak için olabilir. Bu bağlamda düşünürsek Osman Gazi’nin ilk evliliğinin devlet çıkarı için olabileceği sonucuna varabiliriz. Bu konuda kaynak az ve doğruluğu düşüktür. Osmanlı padişahlarının yabancı kadınları sarayda Müslümanlaştırarak evlenme geleneği Osman Gazi zamanı Osmanlı bünyesinde olmadığı için Mal hun Hatun’un Türkmen kızı Yörük bir Türk olduğu kesindir. Mal hun hatunun Oğlu Orhan, Osman Gazi’den sonra yönetime geçmiştir. Osman Gazi’nin severek evlendiği 2. evlilik olan Rabia Bala Hatun; Şeyh Edebali’nin kızı ve Şehzade Alaaddin’in annesidir. Kendisi Bacıyan-ı Rum un yöneticisiydi. Babası Ahi teşkilatı bünyesinde önemli bir şahsiyettir. Osman Gazi’nin de hocasıdır.

KRONOLOJİ
1281 – Ertuğrul Gazi’nin vefatı ve Osman Gazi’nin Bey olması
1284 – Ermeni Beli Savaşı ve Osman Gazi’nin yeğeni Bayhoca’nın şehâdeti
1285 – Kulacahisar Baskını / Kuluca Hisar’ın fethi Osman Gazi’nin ilk askeri başarısıdır.)
1286 – Domaniç/İkizce Savaşı ve Osman Gazi’nin ağabeyi Saru Batu Savcı Bey’in şehâdeti, (İnegöl ve Karacahisar valilerine karşı yapılmış bir savaştır ve savaşı Osman Gazi kazanmıştır.)
1288 – Karacahisar Kalesi’nin Fethi
1289 Selçuklu hükümdarı Alaeddin Keykubat yaptığı hizmetlerden dolayı Eskişehir ve İnönü bölgesini Osman Gazi’ye armağan etmiştir.
1299 – Bilecik, Yarhisar ve İnegöl Kaleleri’nin fethi, Osman Gazi adına hutbe okunması, Osman Gazi’nin bağımsızlığını ilan etmesi.
1300 – Yenişehir’in kurulması, Yundhisar ve Yenişehir Kaleleri’nin fethi.
1301 – Köprühisar Fethi ve İznik ablukasının başlaması ve Dündar Bey’in katli,
1302 – Bafeus (Koyunhisar) Savaşı, Kirmasti, Mıhalıç ve Ulubat’ın fethi.
1303 – Dimboz/Dimbos Savaşı ve Bursa,İznik ablukasının başlaması
1306 Kestel, Kete ve Ulubat kaleleri’nin fethi ve Dinboz Zaferinin kazanılması.
1304 – Osman Gazi’nin Güney Sakarya (Lefke, Mekece, Akhisar (Pamukova), Geyve) Seferi ve Köse Mihal’in müslüman oluşu
1305 – Orhan Gazi’nin Güney Sakarya (Karaçepüş ve Karatekin) Seferi
1305-23 – Akçakoca ve Konur Alp Akınları
1324 – Osman Gazi’nin vefatı

*Savaşlar ayrı bir yazıda işlenecektir.

Osman Gazi عثمان باک (Osmanlı Türkçesi)

Osman Gazi

kayi-boyu-iyi.

Kayı Bayrağı

Bir Abdülhamid Müdafaanamesi

Diğer adıyla Hatırat-ı Sultan Abdülhamid-i Sani eseri Süleyman NAZİF tarafından kaleme alınmış Padişah Abdülhamid’i kapsayan ve çevresinde oluşan olaylar silsilesidir. Kitabın dili arapça farsça karışık kelimelerle süslendiği için anlaşılması zor akıcılığı da düşük ama verdiği bilgiler nitelik bakımından okuyucunun kafasında o dönemin yönetimi ve bahsi geçen yöneticinin ne şartlarda ve ne kararlarda yönettiğini anlatır nitelikte. Kitapta yazar bilgi vermekten ziyade Padişah’ın savunmasını yapan bir avukat gibi yazmış olsa da okuyucu birikmiş bilgisiyle olaylardan çıkarım elde edebilir. Bu devir hakkında bilgi sahibi olup, sağlam kaynaklar okunduktan sonra keyiflice okunabilecek bir kitap. Direkt okursanız hiçbir şey anlamazsınız veya anladıklarınızın doğruluğu düşük olur. II.Abdülhamid hayatı ve yönetimi hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin okuması gereken kitaplardan.

Attalia ve Pergamon Kralı II. Attalos

 II. Attalos Kimdir?

MÖ 160-138 yıllarında hüküm sürmüş hanedan soyundan gelen Attalos,  II. Eumenes’e olan samimiyeti ve sevgisinden dolayı “Kardeşini seven” diye bilinir. Abisi II. Eumenes ölünce çocuğu III. Attalos küçük olduğundan, II. Eumenes’in eşi kraliçe Stratonike ile II. Attalos evlenerek kolay yoldan kral olmuştur.

II. ATTALOS
Pamphylia,Attalia, Adalya, Antalya

II.Attalos krallığı devraldıktan sonra hakimiyet alanlarını genişleterek bugünkü Manisa- Alaşehir yani Filedelfia ve Antalya yani Attalia (Attalos’un şehri demek) taraflarını ele geçirerek buralara şehirler kurar. İlk olarak yeltendiği şehir Antik Side( Nar) şehridir. Apollon tapınağını almak için yeltense de alamamış korsanlar tarafından deniz üzerinde ve deniz kıyılarında saldırıya uğrayıp bugünkü Antalya merkeze yerleşmiştir. Şehir kurdurulmasını istemiştir. Konuşlandığı bölgeyi Attalia olarak yeniden inşa etmiştir. Bugün bile yapıtlar hala turistik bölge olarak Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’da bulunmaktadır. Antalya, bu ismini almadan ve Bergama kralına geçmeden önce Pamphylia adında uzun yıllar Korsan limanları olarak kullanılmıştır. Bugün bile Korsan Koyu isminde bölgeleri bulunmaktadır. Antalya sırasıyla; Hitit, Pamphylia, Lykia, Kilikya kent devletlerinin ve Pers, Büyük İskender’le onun devamı Antigonos, Ptolemais, Selevkos, Bergama Krallığı’nın idaresine girmiştir. Sonrasında Roma devleti bu verimli şehri keşfetmiş ve ele geçirmiştir. Bizans geldiği zamanlarda Adalya olarak telaffuz etse de Bizans’ın son zamanlarına doğru Antalya halini almıştır. 1200’lerde Bizans’a kafa tutacak büyük güç olan Büyük Selçuklu tarafından ele geçirilerek 1207’de Türk toprağı yapıldı. Yıkılan Büyük Selçuklu sonrası oluşan bölünmüş beyliklerden biri olan Anadolu Beyliği Teke Türkmenleri’nin kolu Hamitoğulları himayesinde kalmıştır. Antalya köylerine Teke yöresi, platolarına Teke Platosu denilmesi sebebi budur.

TEKE SANCAĞI

Kayı Boyu’ndan çıkma Osmanlı Devleti elinde Anadolu eyaletlerinin sancağı, Teke Sancağı olarak bilinirdi. Adalya veya Attalia karmaşası Cumhuriyet döneminde çözülerek şehrin adı Antalya olmuştur.

Antalya
 Kaynaklar ve Alıntılar

https://www.batman.edu.tr/Files/Scientific,Yıl: 2, Sayı: 5, Aralık 2015, s. 227-235 Derya UZUN AYDIN, “KRAL ATTALOS” HEYKELİNE ‘SAYGISIZLIK’

http://www.antalya.gov.tr/antalya-tarihi

https://www.bilgisozluk.com/ii-attalos_254160

Kara Bayraklı Harezmşahlar Devleti

Harizm ve İran’da (1097-1231) hüküm süren Türk-İslam hanedanıdır.

Harezm, Alparslan’ın çıktığı Mangışlak seferi sonrası devlet bünyesine alınarak (1065), oğlu Melikşah’ın hükümdarlık yıllarında valiler tarafından idare edilmiştir. Selçuklular adına bölgeyi fiilen idare eden ilk Harizmşah (Harezm’in yöneticisi) Kutbüddin Muhammed’dir. Harezmlerin atası Anuş Tegin’dir. Anuş Tegin’in Türk olduğu bilinmektedir ancak hangi boya mensup olduğu bilinmemektir. Harezmşahlar, Büyük Selçuklu Devleti’nin teşkilatını örnek aldılar. Harezmşah sultanları, diğer Türk-İslam devletlerinde karşılaşılan sultanlarla aynı yetkilere sahipti.

Harezmşahlar Devlet Sınırları
(1219) Otrar Olayı (Gerileme)

Harezmşahlar tarafından, 450 kişilik Moğol kervanı Otrar’da yok edilmiştir. Cengiz Han olay sonrasında nöker (elçi) göndererek suçluların teslimini ve malların tazminini istedi (1218). Harzemşah sultanı Alaeddin teklifi reddetti ve gönderilen elçileri öldürttü .

Cengizhan Moğol ordularını, 1 yıl sonra 1219 yılının sonlarına doğru Harzemşahlar’ın topraklarına gönderdi. Önemli miktarda maveraünnehir topraklarını ele geçiren Moğollar kimseye acımadı. (1220) Hayvanları bile katlederek Otrar, Sığnak, Hucend gibi Buhara ve Semerkant bölgelerini de ele geçirerek büyük katliam yapan Cengizhan, ordusunu kollara ayırarak ayırdıkları imparatorluğa bağlı kolları vilayetlerin zaptı ile görevlendirdi .

İntikam Yemini-1: Cengiz Han ve Alaaddin Muhammed (Otrar Faciası)
OTRAR(YENGÜ KENT) Kazakistan’da yıkılmış bir kent.
Yassı Çemen Savaşı (Yıkılış)

Moğolların yakıp yıktığı Harezmşahlar kaçarken yönetime Celaleddin geçmiştir. (1229).

Celaleddin Harezmşah önderliğinde Ahlat kentini kuşattılar. 8 aylık bir kuşatmadan sonra şehri ele geçirip yağmaladılar. Türkiye Selçuklu Devleti kendine yapılan bu saygısızlık ve halkına yapılan zulme karşı Harezmşahları yok etmek için ordu toplamaya başladı. 1230’da Yassıçimen Savaşı yapıldı. Harezmşahlar- Türkiye Selçukluları. Alaeddin Keykubat Eyyübiler’in de desteğini alarak, Harzemşahlara yardım eden, fırsattan istifade Selçuklu’ya saldıran Selçuklu isyancıları ve Trabzon Rum İmparatorluğunu, Erzincan yakınlarında Yassı Çemen mevkiinde ezip geçti. Bu durum Anadolu Selçuklu Devleti’nin gücünü gösterirken aynı zamanda Moğolların da gözüne batmıştır. Moğollar sonrasında Anadolu Selçukluyu ezmeye çalışmış, teklifler sunmuştur ama Selçuklu gayesinden şaşmamıştır. Baycu NOYAN komutasındaki Tatarlar, Ağrı Eleşkirt ilçe sınırlarındaki Kösedağ Mevkiinde son Selçuklu Devleti olan Anadolu Selçuklu devletini yenerek yıkılışa sürüklemiştir. (1243)

Kısaca hanedan 1091 yılında kurulmuş, 1138 yılında Bağımsız olmuş, 1231 yılında Türkiye Selçukluları tarafından yıkılarak boylarla kaynaşmıştır. Sonrasında Türkiye Selçukluları’nın Moğollarla karşı karşıya gelerek dolaylı yoldan yıkılmasına sebep olmuştur.

Tatarlardan kaçan, Türk boyu Harzemlerin, Bugünkü Manisa’nın İlçesi olan Saruhanlı dolaylarına yerleşerek halkla kaynaştığı bilinmektedir.

Saruhan 1520 – osmanlı 1520
Osmanlı Zamanı Sarukhan
Saruhanlı - Vikipedi
Harita Konumu, Saruhanlı, Manisa Arası Mesafe 20 KM
Neden Siyah Bayrak ?

Siyah bayrak, kuzeyde yaşayan toplulukları belli eden renkti. Siyah o dönemde gücü ve şiddeti gösterir, düşmanları korkuturdu. Bu rengi gören diğer devletler Harezmşahların karanlık savaşçılar olduğunu düşünürdü. Melik Sencer’in dine bağlılığı ve siyahın peygamber sancağı rengi inanışları sebebiyle, Sencer’in izinden yani Selçuklunun vasisi olduklarına inanılarak bu renkte bayrak ve asker kıyafeti seçmeleri olasıdır ama bu konuda net bir kaynak yoktur.

Hükümdar Soy Ağacı

Anuş Tekin
(1077-1097)   

  Kutbeddin Muhammed
(1097-1128)                 

 Atsız Harezmşah
(1127-1156)                 

 İl Arslan Harezmşah
(1156-1172)                      

 Sultan Şah —–  Alâeddin Tekiş
(1172-1200) (1172-1193)          

 Alâeddin Muhammed
(1200-1220)                 

 Celâl’ed-Dîn Harzem Şâh Menkûberti
(1220-1231)

    

Alıntılar ve Kaynaklar

        

Kafesoğlu, İbrahim (1965), Harezmşahlar Devleti Tarihi (485-617/1092-1229), Ankara

https://islamansiklopedisi.org.tr/harizmsahlar

https://web.archive.org/web/20200726111848/http://www.mootol.com/Yazi2416/harzemsahlar-devleti–anus-tegin10971231

http://www.saruhanli.gov.tr/

Ali Çimen, Göknur Akçadağ Göğebakan: Tarihi değiştiren savaşlar ,Timaş Yayınevi, 2. Edition, 2007, sayfa 134 [Moğol: 30 bin, Selçuklu: 80 bin]

Ali Sevim, Erdoğan Merçil: Selçuklu devletleri tarihi: siyaset, teşkilât ve kültür, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1995, sayfa 472

LiveTerra dünyayı geliştirecek en güçlü silahı elinde tutmaktadır. (Eğitim)
Bizler yazdıklarımızla tohumlar ekerek, öğrendiklerinizle hasatlar biçeceğiz.
LiveTerra Mustafa BAHAR

Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silah, eğitimdir.  Mandela | Nelson mandela, Güzel söz, Eğitim
Varsa, eksikleri yorum kısmında yazarak okuyucularımıza yardımcı olabilirsiniz. 

Değerlendirme: 3.5 / 5.

Osmanlı mahlasları (oyun)

İnteraktif PowerPoint sunusudur. Eğlenirken öğrenme amaçlanmıştır.

Yapılması gerekenler,

-Sunuyu indirin.

-PowerPoint sunusunu F5 tuşuna basarak veya sunum başlat sekmesinden başlatarak oynayabilirsiniz.

-Sunuların düzenini bozmanız, oyunu da bozar.

-Telefon üzerinden indirirseniz ve dosya açılmazsa, Microsoft PowerPoint uygulamasını Google Play’den indirerek, PowerPoint uygulaması üzerinden İndirilenlerden Osmanlı mahlaslar dosyasını seçerek açabilirsiniz.