Yazı kategorisi: Edebiyat

Şair ve Tanrı

Tanrım, şair ruhunun verdiği bir ıstırap içindeyim. Kalemimin mürekkebi hiçbir zaman bitmez. Gecenin karanlığı acının çığlığı kadar keskindir. Bu keskinliklerde bir anlam ararım.

Şairin şiiri yalnızdır. Dengini bulmayan yollar kadar ıssız… Mutluluk yetim bir hüznün bekçisini anımsatır. Akşamdan kalma acı bir şarap aşk-ı vaveyladır.

Tanrım bahşettiğin bu kutsal emanet, yüreklerin derinlikleri kadar uludur. Şair, kutsallığın acziyetinde şiirlerin esiridir. Sıradan hayatlar içinde, göze çarpan delinin ayakkabıları gibi tekir bekir…

Zamanın yenikliğini üstlenmez şair, çoktan ölmüştür de evrensel geçişleri izler sessizce. Kayıp paltolar biriktirir anılar sandığında. Ceplerinde duyulmamış çığlıklar esirgenmez.

Tanrım, kimilerinin yüreklerini hırsla, kimilerininkini ise aşkla doldurursun. Benim içimde koskoca şiirler yatar. Boşluklar böyle dolar mı Tanrım bilmiyorum.

Bu gece yıldızlara bakıp şiirler yazmak dileğindeyim. Aşkı kenara atmış bir şair gibi hayata tutunma niyetindeyim. Boşluklarımı doldurmaya ant içmişim. Tanrım, ben kafayı şiirle bozmuş bir deliyim. Affetmeler sana, sözcükler bana yaraşır. Bu gece tüm kalbimle seninleyim.

Reklam

Yazar:

20'lerinde yitik bir deli diyecekler adına ama sen yine de gülümse...

Şair ve Tanrı” için 6 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s