SANCI

“Gör ki neler geldi o garip başa.”

Burası dünya. Daha önce konuşmuştuk ya Yolum Uzun yazımda. Burası dünya. Ve her şey zottı ile anlam buluyor burada. İnsanız. Beşeriz. Aciziz. Şaşarız. Hastalık gelmeden sağlığın kıymetini anlamayız. Yaşlılık gelmeden gençliğin, vakit gelmeden zamanın. Her şeyi ziyan ederiz. Çünkü biz beşeriz. Çünkü insanız. Yaşamımız boyunca derin bir sancıdayız. Anlam sancısında. Her şeye bir anlam bulmanın kaygısında. Halbuki ne gerek var bu arayışa? Bu yorumalarımız niye? Doğum olduğunda seviniriz, ölüm olduğunda ağlarız. Neden? Emaneti teslim alan emanetçi, neden emanetini teslim edince üzülür insan? Kaygısı nedendir?

Niye midir? Çünkü bir şeyleri hakkı ile yapmamışızdır. Beyhude işlerle yorulmuştur gönlünüz. Kalp kırmış, ah almışızdır. Yanılmışızdır. Motiflermiz birbirine aykırı düşmüştürhayat defterinin yaprağında. Yapmam dediklerimizi yapmış, yutmam dediklerimizi yutmuş, dönmem dediğimiz sözden dönmüşüzdür. Gölgemiz boyumuzu, haddimiz hududu aşmış; heybemiz hatalarla dolmuş taşmıştır. Ömür elden gitmiş, geriye pişmanlık kalmıştır. Söylenmeyenler, yaşanmayanlar boğazımızda bir yumru olarak oturmuş kalmıştır.

Hepimizin muhayyilesi on numara bol yıldızlı çok güzel bir hayat. Hayat güzel olacakta, insanlr çabasız kör gönülleri ile mi kalacak bu dünyada. Bu akşam bir cümleye rastladım. Şöyle diyordu: “ insan ya acılarını unutmasını ya da kendi mezarını kazmasını bilmeli.” Eskilerin sözü ile de denk düşüyordu. Ya bu deveyi güdecektik, ya da bu diyardan gidecektik. Tercih tamamen bizimdi. Doğru mu olacaktık, eğri mi ?

Doğru mu olur einsan eğri mi bilemem ama, tek bildiğim bu yolu yürümesini bilmeli insan. Yürüdüğü yoldaki taşı bilmeli. Düştüğünde doğrulmalı. Umut etmeli nefesi var oldukça. Kırıp dökmemeli. Kırdığında tamir etmeli. Adım ettığı eşiği iyi seçmeli. Suçunuda sorumluluk yükünü de sahiplenmeli. Yara sarıp, yarasını sarmalayabilmeli. Kaseti başa sarmalı. Geçmiş olsun demekle yetinmemeli. Sabrını taşırmadan düğümlerini çözmeli. Çöp değil, tatlı hatıralar biriktirmeli takvim yapraklarında. Başı dimdik yürüdüğü yolda özüne sadık kalmalı.

Velhasılıkelam, özü olan toprak gibi olmalı insan. Bu dünyada ahı kalmadan, ömür aynasına kem bakıp kırmadan; zor günlerde susuz kalan toprak gibi kuruyup, taş gibi dirayetli olmalı. Güzellikle kavuşunca, suyla buluşan toprağın bereketinden feyz almalı. Sağlıcakla kalın, varolun ey ehl-i dünya. Sağlıcakla…🌿

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s